1. Üniversiteye Girişte Yeni Sistem ve Tarih Dersi konusunda görüşlerinizi paylaşır mısınız ? http://www.tarihbilinci.com/konular/universiteye-giriste-yeni-sistem-ve-tarih-dersi.33734/
    Duyuruyu Kapat

Bu Sayfayı Paylaş

  1. cebecios Kalfa Üye

    Katılım:
    12 Mart 2009
    Konular:
    4
    Mesaj:
    54
    Alınan Beğeniler:
    1
    Ödül Puanları:
    8
    Değerli Öğretmen Arkadaşlarım ve Sevgili Öğrenciler;
    Doğadaki tüm canlılar gibi insanoğlunun da yaşamının bir sınırı vardır.Ancak bazı insanlar vardır ki yaşamları boyunca yaptıkları eserlerle, insanlığa yapmış oldukları hizmetlerle yaşamlarından sonra da varlıklarını sürdürürler. Yaşamını milletine adayan, bir imparatorluğun küllerinden yepyeni ve güçlü bir devlet ortaya çıkaran eşsiz bir lider, üstün bir devlet adamı, büyük bir komutan ve dâhi olan Atatürk bu ender insanlardan biri belki de en büyüğüdür.
    Türk milleti, yaşadığı en zorlu badireleri, bağrından çıkardığı kudretli liderler ve kahramanlarıyla atlatmış; geleceğini o liderlerin mirasları üzerine inşa etmiştir. Bu yüzden aziz milletimiz, tarihini ve tarihe yön veren atalarını her zaman hatırlamıştır. Bugün burada, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kurucusu büyük önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün aramızdan ayrılışının 72. yıldönümünde kendisini anmak ve onun mirasına olan minnettarlığımızı ifade etmek için burada toplanmış bulunmaktayız.
    Büyük Önder Atatürk, 10 Kasım 1938’de ebediyete intikal etmiş, ancak bıraktığı eserler ile milletimizin kalbinde sonsuz bir sevgiyle bu güne değin yaşatılmış ve sonsuza dek yaşatılacaktır.

    Sevgili Öğrenciler;

    Mustafa Kemal Atatürk, herhangi bir kimsenin veya topluluğun tekelinde değildir. Çünkü bütün milletimizin bağlı olduğu ve sevdiği bir tek Atatürk vardır. O’nu sevmek, O’nu anlamak ve O’nun prensiplerini milletimizin idrakiyle örtüştürmek, milletin her ferdinin hakkı ve vazifesidir.
    Uygarlık yolunda ilerlediğimiz 21. yy’da geleceği görebilen ve daha ileriye gitmeyi amaçlayan yeni nesiller yetiştirmek, Mustafa Kemal gibi düşünebilmenin ilk adımıdır. Bu adımı atarken, yeni neslin geçmişini iyi bilmesi ve özümsemesi gerekmektedir. Bunun içindir ki her fert üzerine düşen sorumluluğun bilincinde olmalıdır.

    Değerli öğrenciler;
    M.Kemal bir kabülünde "Bize Mustafa Kemal'i anlatır mısınız" diyen gençlere “İki Mustafa Kemal vardır: Biri ben, et ve kemik, geçici Mustafa Kemal... İkinci Mustafa Kemal, onu "ben" kelimesiyle ifade edemem; o, ben değil, bizdir! O, memleketin her köşesinde yeni fikir, yeni hayat ve büyük ülkü için uğraşan aydın ve savaşçı bir topluluktur. Ben, onların rüyasını temsil ediyorum. Benim teşebbüslerim, onların özlemini çektikleri şeyleri tatmin içindir. O Mustafa Kemal sizsiniz, hepinizsiniz. Geçici olmayan, yaşaması ve başarılı olması gereken Mustafa Kemal odur!” cevabını vermiştir. Bu sözden de hareketle 10 Kasımlar artık üzülüp matem tutma günleri değil, Atatürk’ü daha iyi anlayabilme ve yaşayabilme günleridir. Bunun için, 10 Kasım’ları aydınlık geleceğimize yönelik atılımlarımızın esin kaynağı haline getirmeliyiz. Atatürk’e saygının gereğinin bu olduğuna, O’nun manevi huzuruna ancak bu şekilde başımız dik alnımız açık olarak çıkabileceğimiz inancında olmalıyız.,

    Sevgili öğrenciler;
    Sözlerimin sonuna gelirken ilginç bir durumu da sizlerle paylaşmak istiyorum. Norveç dilinde ''Mustafa Kemal gibi düşünmek'' diye bir deyim vardır. Herhangi bir problem karşısında, çözümü imkansız olduğu düşüncesiyle hemen kestirmeden teslim olma eğiliminde olan, ne yapıp edip bir çözüm üretmek için yaratıcılığını zorlama zahmetine katlanmak istemeyen ruh ve zihin tembeli kişilere söylenir bu söz. Bu tip insanlara derhal, ''hayır, yanılıyorsun bu problemin mutlaka bir çözümü olmalı, biraz da Mustafa Kemal gibi düşün'' denir. Ruh ve zihin tembelliğinden kurtulmuş Mustafa Kemal gibi düşünen, düşünmek isteyen Türk gençleri olmanızı diliyorum.

    Bu duygu ve düşüncelerle, aramızdan ayrılışının 72. yılında, Türk Ulusu’nun yüreğinde ölümsüzleşen, BÜYÜK ÖNDER ATATÜRK’ü bir kez daha sevgi ve saygıyla anıyor ve şükranlarımı sunuyorum.


    not: bu yazı alıntılardan oluşmuş bir harmandır...
     

Bu Sayfayı Paylaş