1. Üniversiteye Girişte Yeni Sistem ve Tarih Dersi konusunda görüşlerinizi paylaşır mısınız ? http://www.tarihbilinci.com/konular/universiteye-giriste-yeni-sistem-ve-tarih-dersi.33734/
    Duyuruyu Kapat

10 Kasım Konuşma Metni

'Atatürk Haftası' forumunda Aslı tarafından 28 Ekim 2009 tarihinde açılan konu

Bu Sayfayı Paylaş

  1. Aslı Usta Üye

    Katılım:
    11 Mart 2009
    Konular:
    3,255
    Mesaj:
    10,591
    Alınan Beğeniler:
    210
    Ödül Puanları:
    63
    Bugün ulusumuzu bağımsızlığa kavuşturup, bizi çağdaş uygarlık düzeyine çıkaran adı ve eserleri ile sonsuza kadar yaşayacak olan Mustafa Kemal Atatürk’ün 70. ölüm yılı… Onu rahmetle anıyoruz. 10 Kasımların Mustafa Kemal’in 57 yıllık hayatını, mücadelesini, ulusumuza kazandırdıkları ve kazandırmak istediklerini doğru anlama bakımından önemi büyüktür.

    Büyük ulusların tarihinde, o ulusun hatta dünyanın kaderini değiştiren kahramanlar vardır. Onlar daha çok kriz zamanlarında ortaya çıkarlar ve yine onlar misyon sahibi büyük liderlerdir. İşte Mustafa Kemal de böyle bir liderdir. Dikkatli olarak bakıldığında görülecektir ki tarihin içinden kopup gelen bu liderin arkasında 20. yy tarihinin en önemli olaylarından birisi batan bir cihan imparatorluğu ve doğan yeni bir devlet vardır. Mustafa Kemal Atatürk bu batış ve doğuş merhaleleri arasından ortaya çıkmıştır.Bir imparatorluğun enkazından modern bir toplum ve devlet kuran Mustafa Kemal Atatürk büyük bir komutan, devlet adamı ve fikri otorite olarak hala içimizde yaşamaktadır.Atatürk’ün hayatında iki fikir safhası oldukça dikkat çekicidir.Bunlardan biri Türk İstiklal Harbi sırasındaki askeri fikirleri ve diğeri Türkiye’nin çağdaş bir devlet haline getirilmesi sırasındaki siyasi fikirleridir.

    Kurtuluş Savaşı öncesinde milletin ve Mustafa Kemal’in karşısında parçalanmış bir vatan bulunmaktaydı. Bu sırada yapılması gereken milletin bütün maddi ve moral güçlerini bir araya getirerek ulusal bağımsızlıktaki kararlılığı gösterebilmekti.İşte Mustafa Kemal nutukta belirttiği “ yalnız fikirler ve nümayişler büyük gayeleri hiçbir zaman kurtaramaz. Bunlar ancak milletin bağrından fiilen doğan ortak kudrete dayanırsa kurtarıcı olur “sözünde olduğu gibi milli irade temelinde topyekun bir savaş başlatmış ve bu savaşta başarılı da olmuştur.Kurtuluş Savaşı’nın başarıya ulaşmasının ardından bütün diğer yeniliklerin önünü açacak olan cumhuriyeti ilan ederek yeni devletin karakterini düzenlemiştir.Bütün inkılapların temeli olan Cumhuriyetin ilanı ile birlikte millet iradesinin yönetime yansıması sağlanmıştır.

    Mustafa Kemal’in hayatı Şam’dan Bingazi’ye, Çanakkale’den Afyonkarahisar’a, savaşlarla yoğrulmuş bir ömürdür.Cepheden cepheye devrimden devrime süren bu ömür 10 kasım 1938’de son bulmuştur.Mustafa Kemal gerçekçi bir insan olarak mayıs 1926’da Hakimiyet- i Milliye gazetesine verdiği demecinde insanın faniliği toplumun sürekliliği kuralının kendisi için de geçerli olduğunu hepimizin ezbere bildiği şu sözleriyle açıklamıştır:” Benim naçiz vücudum bir gün elbet toprak olacaktır; fakat Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır ve milletimiz medeniyet yolunda tereddütsüz yürümeye devam edecektir”.Bu durumda bizlere düşen görev onu daha iyi anlamak ve onun prensiplerine sahip çıkmaktır.
    Biz bu duygu ve düşüncelerle aramızdan ayrılışının 70. yılında ulusumuzun yüreğinde ölümsüzleşen Büyük Önderi sevgiyle anıyor ve hatırası önünde saygıyla eğiliyoruz …




    Umayum'a teşekkürler...
     
  2. DTCF_97 Acemi Üye

    Katılım:
    30 Eylül 2009
    Konular:
    5
    Mesaj:
    28
    Alınan Beğeniler:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    ATATÜRK
    “Ben, manevi miras olarak hiçbir bir ayet, hiçbir dogma, hiçbir donmuş ve kalıplaşmış kural bırakmıyorum. Benim manevi mirasım ilim ve akıldır. Benden sonrakiler, bizim aşmak zorunda olduğumuz çetin ve köklü zorluklar karşısında, belki gayelere tamamen erişemediğimizi, fakat asla taviz vermediğimizi, akıl ve ilmi rehber edindiğimizi tasdik edeceklerdir. Benim Türk milleti için yapmak istediklerim ve başarmaya çalıştıklarım ortadadır. Benden sonra beni benimsemek isteyenler, bu temel eksen üzerinde akıl ve ilmin rehberliğini kabul ederlerse, manevi mirasçılarım olurlar.”


    Mustafa Kemal Atatürk’ün ebediyete intikal edişinin, aramızdan ayrılışının 71.yılında onu minnet ve şükranla anmak üzere -manevi mirasçıları olarak- toplanmış bulunmaktayız. Bir taraftan o eşsiz liderimizi, komutanımızı, Atamızı kaybetmiş olmanın derin üzüntüsünü kalbimizde hissederken; diğer yandan inkılâpları ve düşünceleriyle milletimizi ulaştırdığı uygarlık yolunun ve kazanımların kıvancı ve mutluluğunu bugün hep birlikte yaşıyoruz.

    Onun hakkında ortaya konan tanımlamalardan sadece biri:

    “Atatürk, bu yüzyılın büyük insanlarından birinin tarihi başarılarını, Türk halkına ilham veren liderliğini, modern dünyanın ileri görüşlü anlayışını ve bir askeri lider olarak kudret ve yüksek cesaretini hatırlatmaktadır. Çöküntü halinde bulunan bir imparatorluktan özgür Türkiye'nin doğması, yeni Türkiye'nin özgürlük ve bağımsızlığını şerefli bir şekilde ilan etmesi ve o zamandan beri koruması Atatürk'ün, Türk halkının işidir. Şüphesiz ki, Türkiye'de giriştiği derin ve geniş inkılâplar kadar bir kitlenin kendisine olan güvenini daha başarı ile gösteren bir örnek yoktur.” şeklindeki A.B.D.Başkanı John F.KENNEDY ‘in açıklamalarıdır.

    Atatürk, milletin tarihî seyrini değiştirebilecek üstün meziyetleri sayesinde, memleketi askerî ve siyasî zaferlerle uçurumun kenarından kurtarmıştır. Her türlü imkânsızlığa rağmen inandığı kurtuluş reçetesini uygulamış, "Ya istiklâl, ya ölüm!" parolası ile ortaya konan Millî bir Mücadelenin arkasından yepyeni bir hüviyette çağdaş bir millet ve devlet yaratmış, "Modern Türkiye'nin Kurucusu" sıfatını almıştır. “Cumhuriyeti biz kurduk onu yüceltecek olan sizlersiniz” manevi mirasının gereğini yapmak ise bizlere düşmektedir. Bu sorumluluğun gereğini yerine getirebilmek onun fikir ve düşüncelerinden ilham almamıza ve yolunda yürümemize bağlıdır.

    Onun fikir, düşünce ve kişisel özelliklerinin geneli değerlendirildiğinde bizce en dikkat çekeni -Atatürkçülüğün de özünü oluşturan- her türlü dogmatik unsurdan sıyrılmış, akılcı dünya görüşüdür. Memleket gerçeklerinden kaynaklanan, problemler karşısında aklın ve ilmin rehberliğini kabul eden bu gerçekçi görüş, gerek Türk Bağımsızlık Savaşı'nın gerekse onu izleyen Türk çağdaşlaşma hareketi'nin esasını oluşturmaktadır.

    “Dünyada her şey için, medeniyet için, hayat için, muvaffakiyet için en hakiki mürşit ilimdir, fendir. İlim ve fennin haricinde mürşit aramak gaflettir, cehalettir, dalalettir.” diyen Atamızın gerçek mirasçıları olabilmemiz uygarlık ve medeniyete giden yolda ilim, fen ve akılcı düşünceyi rehber edinmemize bağlıdır. Öyle inanıyorum ki zamana göre sürekli değişen ve halen içinde bulunduğumuz sorunlarımızı da geride bırakarak geleceğe “aydınlık yarınlara” sağlam bir şekilde yürüyebilmemiz aklın duyguların önüne geçerek ön plana çıktığı bir toplumda gerçekleşir.

    Kurtuluş Savaşının zaferle bitmesinin hemen ertesinde Atatürk “Bu gün eriştiğimiz nokta, gerçek kurtuluş noktası değildir... Kurtuluş toplumdaki hastalığı ortaya çıkartmakla ve iyileştirmekle elde edilir. ...Düşünceler anlamsız, mantıksız, uydurmalarla dolu olursa, o düşünceler hastalıklıdır. Bunun gibi toplumsal yaşam akıl ve mantıktan yoksun, yararsız ve zararlı bir takım inançlar ve gelenekler ile dolu olursa kötürüm olur. Ulusumuzun siyasal, toplumsal yaşamında, düşünsel eğitiminde kılavuzumuz bilim ve teknik olacaktır. ..Hiçbir mantıksal kanıta dayanmayan bir takım geleneklerin, görüşlerin korunmasında direten ulusların ilerlemesi çok güç olur, belki de hiç olmaz.”uyarısında bulunmakla milletlerin geleceğinin akla ve mantığa sığınmalarına bağlı olduğunu vurgulamıştır.

    “Hürriyet ve bağımsızlık benim karakterimdir” diyen Atatürk’ün düşünce yapısının da, bireyi ve toplumu özgür kılmaya ve yüceltmeye yönelik çağdaşlık ekseni etrafında geliştiğini görüyoruz. Zira bireyin ve toplumun gerçek özgürlüğünün akla ve mantığa dayalı, saplantılardan uzak fikir ve düşüncelerle mümkün olabileceği herkesin malumudur.

    “Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır” dediği üzere BÜYÜK ÖNDER ATATÜRK artık aramızda değildir. Ancak onu gerçek anlamda kaybettiğimiz gün “Beni görmek demek behemehal yüzümü görmek demek değildir. Benim fikirlerimi ve hislerimi anlıyorsanız ve hissediyorsanız bu kafidir.” sözlerinde de anlamını bulduğu gibi; onun fikir ve düşüncelerini anlayamadığımız; onun gösterdiği yoldan,ilke ve inkılaplarından ayrıldığımız gün olacaktır. Aslında bu onu kaybettiğimiz değil, kendimizi kaybettiğimiz gün olacaktır.

    Bu duygu ve düşüncelerle önderimiz Mustafa Kemal ATATÜRK ü saygı ve rahmetle anıyoruz
     
  3. Aslı Usta Üye

    Katılım:
    11 Mart 2009
    Konular:
    3,255
    Mesaj:
    10,591
    Alınan Beğeniler:
    210
    Ödül Puanları:
    63
    Sayın müdürüm,değerli meslektaşlarım, kıymetli velilerimiz ve yarının büyükleri olan sevgili öğrenciler..

    Bugün Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kurucusu büyük önder Mustafa Kemal Atatürk’ün aramızdan ayrılışının ....yıldönümünde kendisini anmak ve onun mirasına olan minnettarlığımızı ifade etmek için burada toplanmış bulunmaktayız.

    Doğadaki tüm canlılar gibi insanoğlunun da yaşamının bir sınırı vardır.Ancak bazı insanlar vardır ki yaşamları boyunca yaptıkları eserlerle, insanlığa yapmış oldukları hizmetlerle yaşamlarından sonra da varlıklarını sürdürürler.

    Yaşamını milletine adayan, bir imparatorluğun küllerinden yepyeni ve güçlü bir devlet yaratan eşsiz bir lider, mümtaz bir devlet adamı, büyük bir komutan ve dâhi olan Atatürk bu ender insanlardan biri belki de en büyüğüdür.
    Atatürk, hem milli mücadele, hem de Cumhuriyeti inşa sürecinde daima ileriye bakmış, ileriye yürümüştür.
    Bugün, Büyük Atatürk’ün yolundan giden bizlere düşen görev de yüzümüzü geleceğe dönmek, ufkumuzu geniş, hedeflerimizi büyük tutmaktır.
    Bunun için, 10 Kasım’ları aydınlık geleceğimize yönelik atılımlarımızın esin kaynağı haline getirmeliyiz. Atatürk’e saygının gereğinin bu olduğuna, O’nun manevi huzuruna ancak bu şekilde başımız dik alnımız açık olarak çıkabileceğimiz inancında olmalıyız.
    Atamızın en büyük emaneti olan Türkiye Cumhuriyeti’ne her yönü ile sahip çıkacağımıza söz vererek onu bu Ölüm yıldönümünde bir kez daha rahmet ve minnetle anıyor, sözlerime Atatürk’ün şu sözleriyle son veriyorum.
    İki Mustafa Kemal vardır. Biri ben, et ve kemik, geçici Mustafa Kemal. İkinci Mustafa Kemal, onu “ben” kelimesiyle ifade edemem; o, ben değil, bizdir. O, memleketin her köşesinde yeni fikir, yeni hayat ve büyük ülkü için uğraşan aydın ve savaşçı bir topluluktur. Ben, onların rüyasını temsil ediyorum. Benim teşebbüslerim, onların özlemini çektikleri şeyleri tatmin içindir. O Mustafa Kemal sizsiniz, hepinizsiniz. Geçici olmayan, yaşaması ve başarılı olması gereken Mustafa Kemal odur.


    Alıntıdır...
     
  4. niksarlı Kalfa Üye

    Katılım:
    14 Nisan 2010
    Konular:
    2
    Mesaj:
    58
    Alınan Beğeniler:
    2
    Ödül Puanları:
    0
    10 KASIM GÜNÜN ANLAM VE ÖNEMİNİ BELİRTEN KONUŞMA

    Cumhuriyetimizin kurucusu, büyük komutan ve eşsiz devlet adamı
    Mustafa Kemal Atatürk'ü, ölümsüzlüğe uğurladığımız günün
    72'inci yıl dönümünde sevgi, saygı ve gönül borcu duyarak özlemle anıyoruz.
    10 Kasımların Mustafa Kemal’in 57 yıllık hayatını, mücadelesini,
    ulusumuza kazandırdıkları ve kazandırmak istediklerini doğru anlama
    bakımından önemi büyüktür. Bunun için, 10 Kasım’ları aydınlık
    geleceğimize yönelik atılımlarımızın esin kaynağı haline getirmeliyiz.
    Mustafa Kemal’in hayatı Trablusgarp'ta, Balkanlarda, Çanakkale’de,
    Kafkaslarda, Filistin’de ve Anadolu'da yaptığı savaşlarla yoğrulmuş
    bir ömürdür.
    Mustafa Kemal Atatürk, genelgeler yayımlayarak, kongreler düzenleyerek
    ve TBMM’yi açarak Milli mücadeleyi örgütledi, milli bilinci uyandırıp
    harekete geçirdi.
    Her türlü imkânsızlığa rağmen inandığı kurtuluş reçetesini uygulayıp,
    "Ya istiklâl, ya ölüm!" parolası ile ortaya konan Millî Mücadele sonucunda
    işgal edilen Türk yurdunu askerî ve siyasî zaferlerle düşman işgalinden kurtardı.
    Mustafa Kemal Atatürk, çok yönlü ve üstün kişiliği olan bir liderdi. Vatanı ve
    milleti için canını feda etmekten kaçınmazdı. Çanakkale savaşları sırasında
    Anafartalar grubu komutanı olarak en ön safta savaşırken kendisine bir
    şarapnel parçası isabet etmiş, fakat sağ cebinde bulunan saati kendisini
    ölümden kurtarmıştı. Sakarya Savaşı sırasında ise atından düşmüş ve
    kaburga kemikleri kırılmıştı. Buna rağmen cepheden ayrılmamış, savaşı
    sedye üzerinden yönetmişti.
    Mustafa Kemal, Türk ulusunu çağdaş uygarlık düzeyinin üstüne çıkarılması
    için inkılâplar gerçekleştirerek bu yolda yoğun çaba harcadı. “Cumhuriyeti
    biz kurduk onu yüceltecek olan sizlersiniz” manevi mirasının gereğini yapmak
    bizlere düşmektedir.
    Atatürk düşünceleriyle bitmeyen bir insandır, ilke ve inkılâpları yolumuzu
    aydınlatmayı sürdürecektir.
    "Az zamanda çok ve büyük işler yaptık, bu işlerin en büyüğü, temeli
    Türk kahramanlığı ve yüksek Türk kültürü olan Türkiye Cumhuriyetidir."
    sözü ile önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ü saygı ve rahmetle anıyoruz.
    Kelkit Anadolu Lisesi
     
    En son bir moderatör tarafından düzenlenmiş: 8 Kasım 2010
  5. cubase Acemi Üye

    Katılım:
    23 Ağustos 2009
    Konular:
    1
    Mesaj:
    22
    Alınan Beğeniler:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    tşk ederiz.Daha anlamlı konuşmalar bekleriz
     
  6. munutu Usta Üye

    Katılım:
    14 Mart 2009
    Konular:
    520
    Mesaj:
    2,470
    Alınan Beğeniler:
    48
    Ödül Puanları:
    48
    Bilmukabele. Bizler de sizden bekleriz. Daha anlamlı mesajlar ve konuşmalar...
     
  7. enderp Acemi Üye

    Katılım:
    29 Mart 2009
    Konular:
    0
    Mesaj:
    2
    Alınan Beğeniler:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    çağdaş türk ve dünya tarihi ders notları aryorum

    çağdaş türk ve dünya tarihi ders notları aryorum sitede bulamadım yardımcı olursanız sevinirim
     
  8. cubase Acemi Üye

    Katılım:
    23 Ağustos 2009
    Konular:
    1
    Mesaj:
    22
    Alınan Beğeniler:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    hayırdır!!!!!Bu bir serzeniştir ne var anlamadım?Derdin ne?
     
  9. niksarlı Kalfa Üye

    Katılım:
    14 Nisan 2010
    Konular:
    2
    Mesaj:
    58
    Alınan Beğeniler:
    2
    Ödül Puanları:
    0
    daha anlamlısını da sen yaz gönder yarın okuyalım.
     
  10. haktor Kalfa Üye

    Katılım:
    15 Mart 2009
    Konular:
    8
    Mesaj:
    71
    Alınan Beğeniler:
    46
    Ödül Puanları:
    18
    Sayın Müdürüm, Değerli Arkadaşlarım,Sevgili Öğrenciler !!

    Bugün 10 Kasım 2010. Türk Ulusunu Bağımsızlığa Kavuşturan, Onu Çağdaş Uygarlık Düzeyine Çıkaran Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü Kaybedişimizin 72 Nci Yılında Rahmetle Anıyoruz.

    Ancak Gerçekte Kaybımız 10 Kasım 1938 De Mi Başlamıştı; Yoksa Tam Tarihini Hatırlayamadığımız Ve Nasıl Olduğunu Anlayamadığımız Bir Zamandan Beri Mi Kaybettik Ulu Önderimizi?

    “Beni Tanımak Behemahal Yüzümü Görmek Demek Değildir, Beni Tanımak Fikirlerimi, İlkelerimi, İnklaplarımı Anlamaktır“ Sözünün Anlamını Kavrayamadığımızda Mı Kaybettik; Yoksa “ İrfanı Hür, Vicdanı Hür, Fikri Hür Nesiller“ Yetiştirmekten Vazgeçtiğimiz Gün Mü? Ne Zaman Öldü Atatürk?
    Tüm Dünyada Ve Ülkemizde Olup Bitenlere Sessiz Kalıp, Sonrada Hiçbirşey Yokmuş Gibi Yaşama Devam Etmeye Başladığımızda Mı Kaybettik Atatürk’ü?

    “Ne Mutlu Türküm Diyene!“ Çığlığını Unutup Türkiyeli Olmayı Tartışmaya Başladığımız Gün Mü Kaybettik O’nu ?

    Yoksa Düşünmekten Ve Sorgulamaktan Yıldığımız Gün Müydü Aslında 10 Kasım ?
    Yoksa Herkesin Atatürkçüyüm Diyerek Geçindiği Ve Kendi Menfaatlerini Yada İdeolojilerini Bu Kimlik Altında Yaptıkları Gün Mü Kaybettik Atamızı?

    O’nu Ne Zaman Kaybettik Biliyor Musunuz?
    * Onun Gibi Bütün Zorluklarla Mücadeleye Devam Etmek Yerine; Çalışmaktan Kaçtığımız Gün Kaybettik.
    * Onun Bize Emanet Ettiği, Miras Bıraktığı Cumhuriyete, İlkelere, İnkılaplara Ve Onun Gösterdiği Akılcılık Ve Bilim Yoluna Sahip Çıkmadığımız Gün Kaybettik.
    * Kendi Kültürümüze Sahip Çıkmadığımız, Damarlarımızdaki Asil Kana Güvenmeyerek, Diğer Milletlere Özendiğimiz Gün Kaybettik.
    * Kendi Düşüncelerimizi Ortaya Koymak Yerine, Kendimizi Güçlendirmek Yerine Bizden Güçlü Olanların Bize Her Söylediğini Yapmaya Başladığımızda Ve Onlara Yaranmak İçin Uğraştığımızda Kaybettik.
    * “Nasıl Olsa Yapan Biri Olur, Nasıl Olsa Sahip Çıkan Biri Olur, Koskoca Devlet Yapar” Diyerek Tembellik Yaptığımız Gün Kaybettik.
    * Bana Dokunmayan Yılan Bin Yaşasın Mantığı İle Milletimizi Değilde Kendimizi Düşünmeye Başladığımız Gün; Sesimizi Ve Tepkimizi Kestiğimiz Gün Kaybettik Atamızı.
    Kendimize Güvenmek Yerine, Kendi Yapmamız Gereken İşleri Bile Atatürk’e Yükledik Aslında “Atatürk Yaşasaydı Şimdi Türkiye Şöyle Olurdu Böyle Olurdu” Diyerek. Bu Bizim Görevimiz Değil Miydi?

    Peki O Değil Miydi Bu Ülke Bu Millet Esir Edilemez Diyen,
    O Değil Miydi Tüm Dünyaya Karşı Türk Milletini Ayaklandıran,
    O Değil miydi Herkesin Umudunu Yitirdiği, Herkesin Bitti Dediği Yerden Tekrar Bize Can Veren,
    O Değil Miydi Tüm Ulusu Birleştirip Size Bu Bağımsız Özgür Cumhuriyeti Kuran?
    O Değil miydi İlkelerime Ve İnkılaplara Bağlı Kalın Diyen?
    Hiç Düşündünüz Mü Onun Gibi Bir Önder Çıkıp Bunları Yapmasaydı Bizim Şu Andaki Durumumuz Ne Olurdu?

    Bizler Değil miydik Her Sabah Ne Mutlu Türküm Diye Andlar İçen.
    Bizler Değil miydik Atamızın İlke Ve İnkılaplarına Sahip Çıkacağımızı, Vatanımızı Koruyacağımızı, Milletimizi Yücelteceğimizi, Uğruna Canlar Vereceğimizi Çalışkan Bir Millet Olacağımızı Söyleyen.

    O Zaman Bugün Atatürk’ün İzinden Yürüme Günüdür
    O Zaman Verdiğimiz Sözleri Yerine Getirme Günüdür.
    O Zaman Geleceğimizi Garanti Altına Almak İçin, Cumhuriyeti Korumak İçin, Ülkemiz Ve Milletimiz İçin Yeminlerimizi Yerine Getirme Günüdür.
    O Zaman Bugün Atamızın İlke Ve İnkılaplarıyla, Gösterdiği Akılcılık ve Bilimsellik ile Geleceğimizi Aydınlatma Günüdür.

    Söyleyin Şimdi Atatürk Öldü Mü?
    Ölmediyse Yas Tutmanın Ve Üzülmenin Anlamı Yok. Çünkü O Türk Milletiyle, “En Büyük Eserimdir" Dediği Cumhuriyetiyle Yani Sizinle, Türk Gençliği İle Birlikte Yaşamaktadır. Ve Sizler Tarafından Benimsenen Demokratik Ve Laik Niteliklere Sahip Cumhuriyet'imizin Bu Sayede Sonsuza Dek Yaşayacağından Hiçbir Kimsenin Asla Şüphesi Olmamalıdır.

    Bence Sorularımızın Cevaplarını Ciddiyetle Düşünmeli Ve Gereğini Yerine Getirmeliyiz… Aksi Taktirde Kaybettiklerimizi Telafi Edecek Zamana Sahip Olamayabiliriz… Atamızın Ruhu Şad Olsun…
     
  11. şahney Acemi Üye

    Katılım:
    31 Mart 2009
    Konular:
    2
    Mesaj:
    30
    Alınan Beğeniler:
    1
    Ödül Puanları:
    8
    Geçen sene Karamürsel Kız Meslek Lisesi'nde yapmış olduğum konuşma metnimi sunuyorum. Umarım gelecek 10 Kasımlarda faydalı olur..Saygılarımla...


    10 KASIM ATATÜRK’Ü ANMA GÜNÜ KONUŞMA METNİ
    Sayın müdürüm,değerli meslektaşlarım, kıymetli velilerimiz ve yarının büyükleri olan sevgili öğrenciler..
    Bu gün buraya Sevgili Atatürkümüzün aramızdan ayrılışının 71. Yıldönümünü anmak için toplanmış bulunuyoruz. Hepinize geldiğiniz için teşekkür ediyorum.
    Sözlerime çok sevdiğim bir sözle başlamak istiyorum : Önemli olan senin Tanrıya inanıp inanmaman değil , Tanrı'nın sana inanıp inanmadığıdır. Siz de takdir edip sonuç çıkartırsınız ki , Allah , Mustafa Kemal'e ve Türk Milleti'ne inanmış , ve bu millete tek dişi kalmış canavar olan emperyalist , batıcı , sömürgeciye karşı muzaffer olma gücünü armağan etmiştir.
    Değerli Dostlar ,
    Bazı insanlar vardır, girdikleri mekânı aydınlatırlar ve size hayat verirler. Bazı insanlar vardır onlarsa ülkelerinin geleceklerine yön verirler. Her iki durumda da bizlere hayat veren bu güzellikteki insanların yokluklarını özlersiniz. Bu özlenen insanlardan birisi de Mustafa Kemal Atatürk’tür. O , bu ülkeye " Bağımsızlık benim karakterimdir ! " diyerek varlığını Türk Milleti'nin varlığı ile bütünleştirmiş idi ; yeni bir vatan , yeni bir ekonomi ,içte ve dışta hürriyetperver güçlü bir Türkiye 'yi kurmayı başarmış dünyada ender görülen yeniden inşa edici , nitelikli ve farklı özelliklere sahip özel bir insandı. Bu gün Sevgili Atamızın aramızdan ebediyete intikal edişinin 71. yıldönümünde milleti adına derin hüzün içindeyiz.
    İçinde yaşadığımız bu kaos dolu küresel dünyada ulus devletler aleyhine genişleyen bir yapılanma ile karşı karşıyayız. 1990 sonrası Sovyetler Birliği'nin yıkılmasından sonra gezegenimiz yeniden şekillenmeye , ortaya çıkan boşluklara yerleşmeye çalışan ulus ötesi şirketler ve onların hempaları askerî ve idarî mekanizmaları ile ULUS devletleri baskı altına almaya başlamıştır. İçeride ve dışarıda Üniter , Bağımsız Cumhuriyet Türkiyesi'ne karşı oluşturulmaya çalışılan Neo Osmanlı çığlıkları , ulus devletleri tasfiye süreci içine sokan hamlelerini pervasızca sergilemektedir. . Yaşanan gelişmeler ışığında , Mustafa Kemal Atatürk'ün İstiklâl Harbi sonrası giriştiği çağdaşlaşma hamlesini yarıda bırakmak isteyen emperyalist güçlere karşı bu gün hepimiz burada Mustafa Kemal Atatürk 'ümüzü bir kez daha saygıyla anmak , o'nun yanında olduğumuzu sessiz kelimelerimizle anlatmak için burada toplandık.

    Askerlikte bir kural vardır : Bir yere ne kadar çok yığınak yaparsanız yapın , yine de az gelecektir. bu vatanın her bir evlâdı , YURTTAŞ - VATANDAŞ olma bilincine erişmiş her bir ruhu " hattı müdafaa yoktur , sathı müdafaa vardır . O satıh bütün vatandır " şiarına uygun olarak saflarını Türkiye Cumhuriyeti'nin " ilelebet payidar kalması için " belirginleştirmesi , acilen sıklaştırması gerekmektedir.
    Sahne Işıkçıları spotlarını Mustafa Kemal 'in önderliğinde başarılan ve Türk Milleti'nin kanla , irfanla kurduğu üniter, bağımsız , temeli yüksek Türk kültürüne dayalı cumhuriyetimizin yerine Tanzimatçı , Islahatçı ,Reformcu ve fakat illâ da Batıcı bir anlayışa mahkûm olmuş bir Türkiye'yi , Mustafa Kemal Atatürksüz bir Türkiye'yi ve içi boşaltılmış bir cumhuriyeti yaratmaya çalışmaktadırlar. Bu yüzden vatan çocuklarına bütün cumhuriyet öğretmenleri adına seslenmek isterim ki : Sevgili gençler çok çalışınız . Atatürk'ümüzün de dediği gibi " Fikri hür, irfanı hür, Vicdanı hür " nesiller olarak çok gayret ediniz . PArolanız : VATAN , İşaretiniz : NAMUS olsun.
    Sevgili Dostlar ,
    Ebediyete akıp giden her senede Atatürk 'ü hep özlemle anıyoruz, arıyoruz . Yaşamaya devam ettikçe , bu gök kubbe altında her nefes alışımızda derin bir özlem içerisinde de olacağız . Vatan devam ettikçe , neslimiz devam ettikçe ant olsun , şart olsun hep Mustafa Kemalle birlikteyiz. Şurası unutulmamalıdır ki bu millet , kendisine hizmet edeni hiç bir zaman unutmamış , unutturmamış ve bundan sonra da unutturmayacaktır.
    Bu gün 10 Kasım . Sevgili Atamızın aramızdan ayrılışının 71. yıldönümü. Mustafa Kemal Paşamıza ve bu vatan için şehit düşmüş Türk askerlerine Cumhuriyet öğretmenleri ve Bağımsız Türkiye Cumhuriyeti'ne yürekten inanmış tüm vatanperverleri adına , Allah'tan rahmet diliyor aziz hatıraları önünde bir kez daha saygıyla eğiliyoruz.
     

Bu Sayfayı Paylaş