• İletilerinizde "teşekkür" ifadeleri yasaktır. Lütfen teşekkür ederim ... vb ifadeler kullanmayınız.Teşekkür etmek istiyorsanız ilgili iletinin altında yer alan "beğen"ebilirsiniz.

12 Mart İstiklal Marşı Kabulü Günün Anlam ve Önemi Konuşması

Aslı

Usta Üye
Katılım
11 Mar 2009
Mesajlar
10,585
Beğeniler
390
Puanları
83
#1
12 MART İSTİKLAL MARŞIMIZIN KABULÜ VE MEHMET AKİF ERSOY

Sayın müdürüm, değerli öğretmen arkadaşlarım ve sevgili öğrenciler;

12 Mart İstiklal Marşımızın kabulü ve Mehmet Akif Ersoy’ u anmak için bir araya gelmiş bulunuyoruz. Hepimiz biliyoruz ki ne Akif’i ne de İstiklal Marşımızı anlatmaya sayfalar yetmeyeceği gibi kelimeler de kifayetsiz kalacaktır. Çünkü onun içerisindeki Türk Milleti'nin makus tarih anlatılmakla bitmez. Bir kez daha yazalım denilse onu yazacak hangi yürek, hangi kalem vardır; o ölümsüz tarihi anlatan mısraları kaç kişi bir kez daha bir araya getirebilir? Bence imkansızdır.
Akif’in dediği gibi;
“…Hayır, hayal ile yoktur benim alışverişim.
İnan ki her ne demişsem görüp de söylemişim.”

İstiklal Marşı ifade ettiği derin anlamlar ve şiir kalitesi bakımından yeryüzündeki diğer milli marşlardan üstün bir konumdadır. Onun bu üstünlüğü yüreği vatan ve istiklal sevgisiyle dopdolu bir şairin milletin ruhunda makes bulan derin ızdırabın tercümanı olmasından ileri gelir. Bu nedenledir ki; İstiklal Marşı, milli mücadelenin bütün heybetini ve canlılığını başarıyla yansıtan yegane örnektir.

İstiklal Marşımız, yurdumuzun düşman işgaline uğradığı felaket günlerinde hazırlandı. Saldırgan düşmana karşı Anadolu’da tutuşan heyecanı alevlendirecek; vatan sevgisini ve inancı canlı tutacak bir marşın hazırlanması düşüncesi, Genel Kurmay Başkanı İsmet İnönü’den geldi. Büyük şair Mehmet Akif Ersoy’un yazdığı İstiklal Marşı, Türk Ulusu’nun bağımsızlık ve özgürlük savaşını ölümsüzleştiren, Türk Milletini ortak düşünce ve değerler düzleminde buluşturan eşsiz bir yapıttır. Akif tarafından yazılıp milletimize armağan edilen İstiklal Marşı 12 Mart 1921 tarihinde TBMM tarafından kabul edilmiştir.

Hayatının sonlarında milli mücadele ile ilgili bir sohbette söz İstiklal Marşına geldiğinde büyük şair şunları söylemiştir: "İstiklal Marşı o günler ne samimi, ne heyecanlı günlerdi. O şiir, milletin o günkü heyecanının bir ifadesidir. Bin bir facialar karşısında bunalan ruhların, ızdıraplar içinde kurtuluş dakikalarını beklediği bir zamanda yazılan o marş, o günlerin kıymetli bir hatırasıdır. O şiir bir daha yazılamaz. Onu kimse yazamaz. Onu ben de yazamam,. Onu yazmak için o günleri görmek, o günleri yaşamak lazım. O şiir artık benim değildir. O, milletin malıdır. Benim millete karşı en kıymetli hediyem budur."

İstiklal Marşımız’ı iyi anlayabilmek Mehmet Akif’i de iyi tanımayı gerektirir. Kimdir Mehmet Akif? Cumhuriyet devrimizin en dikkate değer fikir ve sanat adamı, ümidimizin, ailemizin, vatanseverliğimizin, hürriyet aşkımızın şairidir. Milli Mücadelemizin manevi ve psikolojik cephesini omuzlayan, taassuba, cehalete, tembelliğe, ruhsuzluğa, köksüzlüğe başkaldırmış bir şairimiz, aslına bakarsanız Mehmet Akif, Türk Milletinin ta kendisidir.

Bu değerlendirme çerçevesinde bize düşen görev de milli marşımızı vesile ederek onun ifade ettiği milli ruhu, milli duyguyu gençlerimize tanıtmak, benimsetmek olmalıdır.


Türk Çocuğu’na, bizi İstiklal Savaşına zorlayan şartları ve mel’un elleri anlatmadan, milletin çektiği acıları, o sıkıntıları, gördüğü zulümleri sergilemeden İstiklal Marşımız’ı anlatmak yeterli olmayacaktır..

Saygıdeğer Konuklar,

İstiklal Marşı'nın Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından “milli marş” olarak kabul edilişinin 89. yıldönümünde, başta Yüce Atatürk olmak üzere, Kurtuluş Savaşı'nın tüm kahramanlarını, ve değerli şair Mehmet Akif Ersoy'u rahmet ve saygıyla anıyor, sözlerimi büyük vatan şairimizin dileğiyle bitirmek istiyorum: “Allah bu ulusa bir daha istiklal marşı yazdırmasın!”

Saygılarımla.
 

Aslı

Usta Üye
Katılım
11 Mar 2009
Mesajlar
10,585
Beğeniler
390
Puanları
83
#2
Sayın Kaymakamım, Sayın Garnizon Komutanım, Sayın Belediye Başkanım, Protokolün Değerli Üyeleri, Değerli öğretmen arkadaşlarım ve Sevgili öğrenciler,

İstiklal Marşı’nın Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kabul edilişinin ... yıldönümü için toplanmış bulunuyoruz. İstiklal Marşı’nı anlamak ve anlatmak için onun hangi şartlarda yazıldığını bilmemiz ve onu bur çerçevede değerlendirmemiz gerekmektedir.

İstiklal Savaşının elemli ve buhranlı günlerindeyiz. İzmir gitmiş, Bursa düşmüş, Afyon kaybedilmiş, düşman orduları bin yıllık Türkiye tarihinde ilk defa Türk yurdunun harim-i ismetine sokulmuştur. Türk milleti tarihinin en karanlık günlerini yaşamaktadır. Böyle bir ortamda yazılan İstiklal Marşı “Korkma!” seslenişi ile başlar. Buradaki korku ifadesi sıradan bir korku olmayıp her karış toprağı şehit kanları ile yoğrulmuş aziz vatanımızın kaybedilme endişesinin büyük bir şairin hisli kalbinde terennüm edilmesidir. Milli Mücadelenin destansı bir ifadesi olan İstiklal Marşı “Korkma!” hitabından sonra ilerleyen dizelerde yeni bir hitapla idraklerimize seslenir: “Arkadaş! Yurduma alçakları uğratma sakın.” Vatanın korunması, bastığı yerleri toprak diyerek geçmeyen; bu topraklar altında kefensiz olarak yatan şehit dedelerini unutmayan vefalı bir gençliğin eliyle olacaktı. Malazgirt’ten Dumlupınar’a hep bu gençliğin misallerini görmüştü bu topraklar. Atalarımızın büyük fedakârlıklarla canları pahasına koruğu bu aziz vatan bizlere bir emanettir. Almış olduğumuz bu emaneti her ne pahasına olursa olsun korumak boynumuzun borcudur. Atatürk ilke ve inkılâplarına bağlı, milli ve manevi değerlerine sahip çıkan ve bilimin rehberliğinde kendini geliştiren bir nesil ancak bu yüksek idealin sorumluluğunu taşıyabilir.

İstiklal Marşı ifade ettiği derin anlamlar ve şiir kalitesi bakımından yeryüzündeki diğer milli marşlardan üstün bir konumdadır. Onun bu üstünlüğü yüreği vatan ve istiklal sevgisiyle dopdolu bir şairin milletin ruhunda makes bulan derin ızdırabın tercümanı olmasından ileri gelir. İstiklal Marşı, Milli Mücadelenin bütün heybetini ve canlılığını başarıyla yansıtır. Onun bu başarısındaki en önemli unsur Mehmet Akif’in şahsiyeti ve Milli Mücadele yıllarındaki konumudur. Mehmet Akif şiir ve yazılarının yanı sıra camilerde verdiği vaazlarla halkı Milli Mücadeleye destek vermeye çağırmıştır. İstiklal Marşı o günlerin heyecanıyla yazılmıştır. Bu yüzden Mehmet Akif:
“O şiir bir daha yazılamaz. Onu kimse yazamaz. Onu ben de yazamam. Onu yazmak için o günleri görmek, o günleri yaşamak lazım. O şiir artık benim değildir. O milletin malıdır. “ diyerek bu durumu ifade etmiştir ve İstiklal Marşı’nı Safahat’ına almamıştır. Yine İstiklal Şairimizin “Allah bu millete bir daha İstiklal Marşı yazdırmasın” diye dua etmesi o günlerin, hissiyatımızda ne kadar derin yaralar açtığının ve istiklalimizi kazanmak için ne büyük fedakârlıklar yaptığımızın bir göstergesidir.

Sevgili gençler! Bütün bu anlatılan şeyleri mutlaka daha önceden de duydunuz ve belki de birçoğunuzun ruhunda derin akisler uyandırdı. Bizler şu anı yaşayanlar olarak geçmişin mirasını ve geleceğin emanetini taşıyoruz. Geçmişte yaşayan şanlı ceddimiz, şehit dedelerimiz bize bu güzel vatanı miras bıraktı. Bizler de gelecek nesillere bu kutsal emaneti en güzel şekilde taşımalıyız. Unutmayınız ki omuzlarınızda geleceğin sorumluluğu vardır. Bu sorumluluğu taşımak öyle kolay değildir. Çalışmak ister, fedakârlık ister. Bizden sonra gelecek nesillere güçlü ve müreffeh bir ülke bırakmak, geçmişin mirasını geleceğe emanet olarak taşımak için çok çalışmalıyız.

Konuşmama son verirken Ulu Önder’imiz Mustafa Kemal Atatürk, aziz şehitlerimiz ve İstiklal Şairimiz merhum Mehmet Akif’i şükran ve minnetle yâd ediyoruz.

Hepinizi bu duygu ve düşünceler içinde saygıyla selamlıyorum.
 

Similar threads

Üst Alt