• Kaynak menüsünden dosya indirebilmek istiyorsanız lütfen forum kullanım bilgisini okuyunuz

31 Mart katliamı neyin provasıydı?

Yorgun

Veziri Azam
Yönetici
Vezir-i Azam
Katılım
13 Mar 2009
Mesajlar
14,053
Puanları
113
Web sitesi
www.tarihsinifi.com
#1
31 Mart katliamı neyin provasıydı?

You must be registered for see images


31 Mart 1918 yılında Ermeniler başta Bakü olmak üzere Şamahı, Guba, Kürdemir, Salyan ve Lenkeran şehirlerinde büyük soykırımlar yapmıştır.

Sadece bir gün içerisinde Bakü’de 12 bin Türk öldürülmüştür. Bazı dış kaynaklara göre bu sayı 25 bin civarındadır. Şamahı şehrinde öldürülen Türk sayısı 7 bindi. Azerbaycan’da Mart ayında devam eden katliam ve soykırımlar Eylül ayına kadar devam etmiş ve Nuri paşa komutasındaki Kafkasya İslam Ordusu’nun duruma el koymasına kadar devam etmiştir. Bu katliamlar sırasında toplam 50 bin Azerbaycan Türkü öldürülmüştür. Kafkasya İslam Ordusu ise 1100 asker ve 30 subay şehit vermiştir. Bugün Azerbaycan’ın çeşitli yerlerinde bu askerler anısına şehitlikler yapılmıştır. Bu gün 31 Mart 1998 yılından itibaren Azerbaycan Türklerine karşı yapılan soykırım günü olarak anılmaktadır.
XVIII. Yüzyılın sonu ile XIX. Yüzyılın başlarında Kafkasya’yı işgal etmeye başlayan Çarlık Rusya’sının başlıca hedefi, Azerbaycan topraklarını ele geçirmek olmuştu. Ermeniler de Rusların sömürge politikalarını gerçekleştirmeleri yönünde bir alet olarak kullanılmışlardı. Ermeniler, esasında Rusların Kafkasya bölgesini işgal etmesi ile “Büyük Ermenistan”ı kurma çabası içine girmişlerdi. Nitekim I. Aleksandr zamanında (1800-1825) Kafkasya’nın işgali yine gündeme geldi ve General Tsitsianov Kafkasya Orduları’nın Başkumandanlığına atandı. Aralık 1801’de I. Aleksandr, Tsitsianov’a “Hazar Denizi”nde yalnızca Rusya’nın bayrağı dalgalanmalıdır emrini verdi. Gürcü asıllı Tsitsianov Kafkasya’nın işgali planlarını hazırlamaya başladı. Önceki yıllarda olduğu gibi Tsitsianov özellikle Kafkasya’da azınlıkta olan Ermenilerden büyük yardım gördü. Böylece Azerbaycan topraklarının işgali başladı. 1804’de Gence işgal edildi. Ardından 1804-1805’de Bakü ve Nahçıvan’ı işgal eden Rusya sınırlarını Hazar Denizi’nden Karadeniz istikametine geliştirdi. Böylece Rus hakimiyeti, Güney Kafkasya bölgesinde büyük bir çoğunlukla yerleşmiş ve Kuzey Azerbaycan’dan Aras Nehri’ne kadar uzanmıştı.
19. yüzyılın sonu ve 20. yüzyılın tamamına yakınını Çarlık Rusya’sı ve Sovyetler Birliği yönetiminde geçiren Azerbaycan Türkleri, sürekli olarak yaşadıkları topraklardan çıkartılma, kendi toprakları üzerinde kurulmuş Ermeni devleti lehine toprak kaybı ve özellikle Ermenilerin etnik temizleme uygulamalarıyla yüz yüze kaldı. Yaklaşık 2 milyon Azerbaycan Türkü katliama uğradı ve topraklarını terk etmek zorunda kaldı. Ancak 19. yüzyılın başlangıcı Çarlık Rusya’sının sonunu getirdi. Çarlık Rusya’sının devrilmesinden sonra iktidara gelen Bolşevikler Taşnaksutyun liderleri ile işbirliği içerisine girdiler.
Ermenilerin Osmanlı ülkesindeki fitneciliği ve işgalci Ruslarla işbirliği yapmaları onların Osmanlı Devleti sınırlarından çıkarılmasına neden oldu. Onlar da İngiltere ve Rusya devletlerinin yardımıyla yerleşmeleri için en iyi yer olarak Batı Azerbaycan topraklarını (şimdiki Ermenistan) seçtiler ve Azerbaycan Türklerine karşı komplo kurmaya giriştiler. Mart 1918’de Rus ve İngiliz askerlerinin yardımıyla Urmiye, Hoy, Salmas ve Maku kentlerinde soykırıma başladılar ve binlerce Güney Azerbaycan Türkü’nü katlederek “Büyük Ermenistan kurmak istediler. Bu olayda da bölgenin Kürt aşiretlerinin işbirliğini genişlettiler. Fakat Ermenilerin çete başı Marşimon İsmail Ağanın eliyle öldürüldü böylece Ermeniler Güney Azerbaycan topraklarından çekildiler.
Nitekim Ermeni soykırımı daha sonra Kuzey Azerbaycan’da devam etti ve Rusya devletinin işbirliği ile Karabağ bölgesinin nüfus terkibini kendi lehlerine değiştirdikten sonra Azerbaycanlılara karşı soykırımlarını sürdürdüler. Ekim 1917 devriminin sonuçları Kafkasya’da siyasi durumu kökünden değiştirdi. Bolşeviklerin barış bildirisi ve “Rusya Halklarının Hukuk Beyannamesi” yayınlandıktan sonra Bolşeviklerin Azerbaycan’a karşı tutumu bağımsızlığını kazanması için yardımcı olmayacakları, aksine engel olacakları ortaya çıktı.
Rusya’nın geleneksel Kafkasya politikasını yeni bir ideoloji perdesi altında hayata geçiren Bolşevikler siyasi altyapı çalışmalarına hız verdi. Özellikle Bakü’nün petrol sanayi merkezi olması nedeniyle Bolşevikler her hangi bir yolla Azerbaycan’ı ele geçirmek ve kontrol altında tutmak istiyordu.
5 Mart 1918’de Bakü’de ilk silahlı çatışma başladı ve başka bölgelere de yayıldı. Özellikle de Erivan, Zengezur ve Gökçe’de yaşayan Azerbaycan Türkleri için büyük tehlike ortaya çıktı. Antranik’in komutanlığında Ermeni silahlı çeteleri Gökçe’de Çamırlı, Medine, Anağızoğlu, Kışlak, Gulalı, Küsecik, Alçalı, Küçük Karakoyunlu ve Delikardeş köylerine hücum ederek birçok Müslüman’ı katlettiler. Bu katliama katılan Yarbay Vahram “kahramanlığını” şöyle ifade etmişti. “Ben hiçbir şeyin farkına varmadan Basarkeçer ahalisini mahvettim. Ancak bazen kurşunları kullanmak istemiyordum. Bu köpekleri öldürmenin en kolay yolu şudur ki, savaş sonrasında sağ kalanların hepsini kuyuya atıp üzerlerine ağır taşlar atmak gerekiyor ki onlar sağ kalmasınlar. Ben de aynen böyle yaptım. Bütün erkekleri, kadınları ve çocukları kuyulara attım, kuyunun ağzını taşlarla kapatarak onları ölüme terk ettim”.
İngiliz yazar Peter Hopkirk “Bitmeyen Oyun” adlı kitabında şunları yazıyor: “İngilizler, Almanların ve Türklerin Hindistan’a giden yolunu kesmek, Ermeniler, Doğuda ve Batıda zengin Azerbaycan topraklarına sahip olmak, Ruslar ise zengin Bakü petrolüne sahip çıkmak istiyorlardı. Mart olayları gösteriyor ki, Türklere karşı mücadelede tüm Ermeniler birleşmişti.”
Mart katliamı bir halkın kitlesel soykırıma maruz kalmasıydı. 1918 yılının Mart ayında Bakü’de yapılanlar, Azerbaycan halkının tarihinde en büyük soykırım oldu. Bu katliam ve sürgün politikası, Enver Paşa’nın kardeşi Nuri Paşa komutasındaki Osmanlı Ordusu’nun, “Kafkas İslam Ordusu” adıyla, 1918 Mayıs’ında Azerbaycan’a gelmesiyle durduruldu. Yaklaşık dört ay süren bir askeri harekatla taciz sona erdi.
Dr. Abil İbrahimov
 
Üst Alt