• Kaynak menüsünden dosya indirebilmek istiyorsanız lütfen forum kullanım bilgisini okuyunuz

Abbasiler Devleti | Ders Notu

Yorgun

Veziri Azam
Yönetici
Vezir-i Azam
Katılım
13 Mar 2009
Mesajlar
13,959
Beğeniler
16,075
Puanları
113
Web sitesi
www.tarihsinifi.com
#1
Abbasiler (750 - 1258)



Ebu Müslim’in Emevi Devleti’ni yıkarak Kûfe’ de Ebul Abbbas’ı halife ilan etmesiyle Abbasi Devleti kuruldu. İlk Abbasi halifesi Ebu’l Abbas Abdullah, Hz. Muhammed’in amcası Abbas’ın soyundandır. Bu nedenle devletin adı Abbasi Devleti oldu. Ebu’l Abbas Abdullah Emevi sülalesinden olan muhaliflerini etkisiz hâle getirerek otoriteyi sağladı. Daha sonra halife olan Ebu Cafer Mansur, devletin başkentini Kûfe’ den Bağdat’a taşıdı.

Abbasilerin en parlak dönemi Harun Reşid dönemidir (786-809).Harun Reşid’den sonra yerine sırasıyla oğulları Emin, Memun ve Mutasım halife oldular. Emeviler zamanında sürekli olarak Araplarla savaşan Türkler, Abbasiler zamanında İslamiyeti benimsemeye başladılar. Çünkü Abbasiler, Emeviler gibi Arap milliyetçiliği yapmadılar. Türklere ve Arap olmayan Müslümanlara karşı iyi davrandılar. Onların bu siyasetleri sonucu Talas Savaşı’ndan sonra Türkler arasında İslamiyet hızla yayıldı. Özellikle Mutasım zamanında Türkler, önemli devlet makamlarına ve ordu komutanlıklarına getirildiler. Mutasım, Türklerin Araplarla karışıp savaşçı özelliklerini yitirmemelerini sağlamak amacıyla Türklerin yerleşmesi için Samarra şehrini inşa ettirdi.

Samarra, Abbasi Devleti zamanında Irak'ta Bağdat'ın yetmiş mil uzağında ve Dicle kenarında kurulmuştu. Bu şehri, Halife Mutasım'a ve ücretli Türk ordusuna yeni bir yerleşim merkezi sağlamak gayesiyle ünlü Abbasi kumandanı Türk asıllı Eşnas 836 senesinde, kurmuştu. Samarra kuruluşundan 892 senesine kadar 56 sene, Abbasi Devleti'ne başşehir oldu. 892 senesinde ise Halife Mutedid Bağdat'ı tekrar başşehir yaptı.

Türklerin bir kısmı da Anadolu'nun güneyinde Maraş, Diyarbakır, Malatya, Adana, Tarsus gibi şehirlerde Doğu Romalılara karşı kurulan Avasım hattına yerleştirildi.

Şehirlere yerleşen Türkler, Doğu Romalılara karşı İslamiyeti savunmak için savaştılar ve çıkan isyanların bastırılmasında Abbasilere yardımcı oldular. Mutasım zamanında Doğu Roma'ya karşı düzenlenen seferler devam etti. Afşin idaresindeki İslam ordusu, Doğu Roma'yı yenilgiye uğratmıştı. Bu zaferden sonra da Eskişehir'e kadar seferler düzenlendi.

Abbasi Halifesi Mutasım'dan sonra devlet içerisindeki Türklerin etkisi giderek artmıştı. Abbasi Devleti'nin siyasi birliği IX. yüzyılın ortalarından sonra çözülmeye başlamıştı. 847 tarihinden itibaren halifelerin otoritelerinin zayıflaması,

Abbasi Devleti'nin parçalanmasına sebep oldu. Abbasi sınırları içinde kısa ömürlü olan yeni devletler kuruldu. Bu devletler;

· Mısır'da Tolunoğulları ve İhşidiler,
· KuzeyAfrika'da Aglebiler,
· Horasan'da Tahiriler,
· Maveraünnehir'de Samanoğulları,
· Irak ve İran'da Büveyhoğulları'dır.


Aşağıdaki tarih şeridine göre Abbasi Devleti ile çağdaş olan devletleri belirtiniz.



Bu devletlerden Büveyhoğulları 945 yılında Bağdat'ı işgal ederek halifeyi baskı altına aldı. Gazneli hükümdarı Mahmut, Abbasi halifesini bu baskıdan kurtararak halifeden “sultan” unvanını aldı. Büveyhoğulları bir süre sonra halifeyi yeniden baskı altına alınca, 1055 yılında Bağdat'a giren Büyük Selçuklu Hükümdarı Tuğrul Bey, halifeyi bu durumdan kurtardı. Bu olaydan sonra Abbasiler, Bağdat'taki varlıklarını yaklaşık 250 yıl daha sürdürdü. Ancak bu dönemde, siyasi ve askerî güç olarak etkili olamadılar. Halifeliği ellerinde bulundurdukları ve Arap olmayan diğer Müslümanlara da eşit davrandıkları için bütün İslam dünyasında saygı ve ilgi gördüler.

Abbasiler bütün Müslümanlara yeniden değer vererek onlara eşit davrandılar. Böylece mevâlî kavramı ortadan kalktı. Bu dönemde İranlılar ve Türkler önemli devlet görevlerine getirildiler.

Abbasiler, şehirleri imar ederek Bağdat gibi yeni yerleşim birimleri kurdular. Şehir halkı askerler, memurlar, din adamları, esnaflar, zanaatkârlar, tüccarlardan oluşurdu. Köylüler tarım, bedeviler ise hayvancılıkla geçimlerini sağlardı.

Abbasilerde halifeler devlet işlerinin yürütülebilmesi için vezirlik makamını kurdular. Vezirlere geniş yetkiler verdiler. Vezirlerin yanı sıra Hz. Ömer Döneminde kurulan divanı geliştirdiler. Divanı devlet yönetiminde en etkili kurum hâline getirdiler. Devlet ve memleket sorunlarını, önce divanda görüşerek divanın önerdiği çözümleri uyguladılar. Bu divanların bazıları ve görevleri şunlardır:

• Divan-ı İnşa: Devletin yazı işlerini yürütmüştür.

• Divan-ı Mezalim: Adalet işlerine bakmıştır.

• Divanü’l Ceyş: Askerlik işleriyle ilgilenmiştir.

• Divan-ı Beytü’l Mâl: Devletin gelir ve giderleri ile ilgilenmiştir.

Abbasiler Döneminden itibaren Müslümanlar, Hint ve Çin uygarlıklarından da yararlandı. Hintlilerden matematikte onlu sistemi alarak Hint rakamlarını yeniden düzenleyip kullandılar ve astronomi cetvellerinin hazırlanmasını öğrendiler. Ayrıca coğrafya, tıp, eczacılık alanlarında da önemli bilgiler edindiler. Çinlilerden öğrendikleri kâğıt yapımını Semerkant'ta kurdukları kâğıt atölyelerinde geliştirdiler. Daha sonra, başta Bağdat olmak üzere diğer kentlerde de kâğıt üretimini başlattılar.

Mısır, Suriye, Filistin ve Güney Anadolu'nun fetihleri sırasında Müslümanlar, Yunan kültürüyle karşılaştı. Önemli bilim merkezleri olan Urfa, Antakya, İskenderiye'de Eski Yunan medeniyetine ait yazma eserler buldular. Eflatun, Aristo gibi filozofların, Öklid gibi matematikçilerin, Ptolemaios (Ptolemyos) gibi tıp bilginlerinin eserleri, Yunancadan Süryaniceye çevrildi; daha sonra da Müslümanlar tarafından Süryaniceden Arapçaya çevrilerek İslam dünyasında bilimsel çalışmalar geliştirildi. Bu çalışmalar, özellikle Harun Reşid, Memun ve Mutasım zamanında en ileri boyutlara ulaştı. Harun Reşid Döneminde zengin bir kütüphaneye sahip Beytü'l-Hikme adıyla ilim merkezi kuruldu.

1258 yılında İlhanlı Hükümdarı Hülâgu Han, ordusu ile Bağdat'ı ele geçirerek Abbasi Devleti'ne son verdi.

İlhanlılar Bağdat'ta bulunan kütüphaneleri tahrip ettiler. Kütüphanelerdeki on binlerce kitabın bir kısmını yakarken büyük bir kısmını da Fırat Nehri'ne attılar. Bağdat'ı yakıp yıkarak büyük katliamlar yaptılar.

Abbasi ailesinden kurtulabilenler Mısır'a gitti. Mısır'daki Memluk sultanı Baybars, Abbasi ailesinden Mustansır'ı Mısır'da halife ilan etti. Memluklu himayesindeki Abbasi halifeliği, Osmanlıların Mısır'ı fethine kadar (1517) Mısır'da devam etti.

Moğol asıllı İlhanlıların, kültür merkezlerini tahrip etmeleri İslam kültür ve medeniyetinin gelişimini nasıl etkilemiş olabilir?
 
Üst Alt