• Kaynak menüsünden dosya indirebilmek istiyorsanız lütfen forum kullanım bilgisini okuyunuz

Akşam Yazdığın Kur'an Çarpsın

Talebe

Yeniçeri Ağası
Yeniçeri Ağası
Katılım
21 Mar 2009
Mesajlar
935
Beğeniler
847
Puanları
93
#1
AKŞAM YAZDIĞIN KUR’ÂN ÇARPSIN!

Ünlü hattatlarımızdan Yesârizâde Mustafa İzzet Efendi, kesin olmamakla birlikte 1770 yılları civarında İstanbul’da dünyaya geldi. 1839’da Anadolu, 1846’da Rumeli Kazaskerliği’ne getirildi. 1849’da vefat eden ünlü hattat, Fatih medreselerinin arkasında bulunan Tûtî Abdüllâtif Efendi medresesindeki küçük bir hazîreye, orada medfun babasının kabrinin yanına defnedildi.
1824’ten sonra hattatlığının zirvesine ulaşan ve Türk ta‘lik hattını, özellikle «celî»de erişilmezlik noktasına çıkaran Yesârizâde, altmış yıl kadar süren sanat hayatında sürekli yazdı. Zamanla yok olanlar hesaba katılmasa bile, bugün İstanbul âbideleri üzerinde kendi imzasıyla 100’den fazla kitâbesi kalan yegâne hattattır. İstanbul’daki meşhur kitâbelerinden birisi de Bâbıâlî girişindeki (İstanbul Valiliği) kitâbedir.


Hattat Mustafa İzzet Efendi’nin mübalâğacılığı meşhurmuş...
Bir gün dostlar meclisinde şöyle söylemiş:
“–Dün gece oturdum; öyle çalıştım ki, sabaha kadar bir Kur’ân’ı Kerim yazıp tamamladım.”
Meclistekiler mânâlı mânâlı bakışmışlar...
İçlerinden biri şu hikâyeyi anlatmaya başlamış:
“–Geçen Ramazan’da bir akşam, Boğaziçi’nde oturan bir dostumun iftarına davetliydim... Denizde, âniden bir fırtınadır çıktı, suya batıp batıp çıkıyorduk. Rüzgâr öylesine şiddetliydi ki, dalgalar kayığı sahildeki minarelerin şerefelerine kadar yükseltiyordu. Bizler şaşkınlıkla bocalarken birden toplar atılmaz mı? Ben de hemen, iftar için hazırladığım çubuğumu kandillerden yakarak orucumu bozuverdim!”
Mustafa İzzet Efendi dayanamayıp bağırmış:
“–Koca bir yalan!”
O zaman muhatabı kendisini şöyle susturmuş:
“–Eğer anlattığım yalansa, dün akşam yazdığın Kur’ân çarpsın!”
 
Üst Alt