• Kaynak menüsünden dosya indirebilmek istiyorsanız lütfen forum kullanım bilgisini okuyunuz

Amiral Bristol Raporu

İSRA

Veziri Azam
Yönetici
Vezir-i Azam
Katılım
13 Mar 2009
Mesajlar
1,025
Best answers
0
Puanları
113
Konum
Konya
#1
BRİSTOL RAPORU
İzmir yöresinin işgali sırasında Yunanlıların yaptığı saldırı ve zulümler sonucu,
Avrupa kamuoyunda Türkler lehine başlamış olan akım, her gün biraz daha gelişti. Bir yandan da
Avrupalıların bu bölgedeki ticari ve ekonomik çıkarları sarsılmaya başlamıştı.
İzmir ’in işgaliyle birlikte başlayan Yunan zulmünün her yerde duyulması, Avrupa kamuoyunda
Türkler lehine bir akımın uyanması ve Türk Millî Mücadele hareketinin gittikçe gelişmesi sonucunda,
çeşitli sebepler yüzünden ve Yunanlılara besledikleri sempatiden dolayı, adalete ve gerçeğe
sırtlarını çevirmiş olan Yüksek Konsey Üyeleri, bu hareketlerini sürdürmenin belki de zararlı
olacağını düşündüler. Osmanlı Devleti’nin de isteği üzerine, Yüksek Konsey, İzmir ve yöresinin işgali sırasında Yunanlıların
işledikleri cinayetleri soruşturmak ve soruşturma sonuçlarını Paris Barış Konferansı’na
bir raporla bildirmek üzere bu bölgeye bir komisyon gönderilmesine kara verdi.
Amerikalı Amiral Bristol’ün başkanlığında İngiliz, Fransız ve İtalyan generallerinden
kurulan bu komisyon yaptığı soruşturma sonunda bir rapor hazırladı. Rapordan birkaç
madde:
1- Mütarekeden sonra Aydın Hristiyanlarının güvenliği tehlikede değildi. Savaş
sonrasında bu ilin Rumları göç ettirildi ise de Nurettin Paşa’dan sonra İzmir Valiliğine
tayin edilen izzet Bey, bütün halkı, cins ve mezhep farkına bakmaksızın iyi idare etmekte idi.
Birkaç çete olayından başka güvenlik, yolunda idi. Katliam bildirilerinin gerçek olmadığı anlaşıldı.
2- Aydın ilinin ve özellikle İzmir ’ in güvenliği için antlaşma şartlarının yedinci
maddesi İzmir çevresinin işgali için sebep teşkil edemezdi. ilin iç durumu da İzmir ’ e
İtilaf kuvvetlerinin çıkarılmasını gerektirecek şekilde değildi. Aksine olarak Yunan
ordusu İzmir ’ e çıkar çıkmaz durum bozuldu ve Yunan kuvvetleriyle Türk çeteleri
arasında savaş başladı.
6- İzmir ’ e asker çıkarılırken Türk Hükûmeti temsilcileri tarafından kesin olarak bir
direnme gösterilmemiş olup tek tek bazı Türklerin ateşi ile karşılandığı doğrudur.
9- Yunanlıların askerî, siyasi ve dinî temsilcileri halkı yatıştırmak için hiçbir şey
yapmamışlardır. Karaya çıkarılan kuvvetleri takdis için Metropolit’ in yaptığı takdis
töreni, çok üzücü bir etki yapmıştı. Askerler geçerken Hristiyan halkın aldığı hakaret
şekli, Müslümanların heyecanını kışkırtarak, duygularını inciterek direnmeye zorlayacak
şekilde idi.
13-içinde subaylar, hatta vali bile olan esir kafileleri, Konak’ tan Paris Vapuru’ nun
tutuklu yerine götürülürken Hristiyan Rum halkı ile bazı Yunan erlerinin saldırıları ile
karşılaşmışlardı. Bunların eşyaları çalınmış ve elleri yukarı kaldırılarak “Yaşasın
Venizelos!” diye bağırmaya zorlanmışlardır. Elleri yukarıda yürüyen tutsaklardan bir
kaçı parçalanmıştır. Bir veya ikisi dışında subaylar engel olmamıştır.
14-Mayısın on beşinci gününü izleyen günler içinde Yunan askerî makamlarının
tutukladığı 2500 kişi arasında 14 yaşından aşağı çok çocuk da bulunuyordu. Bazı
okulların öğrencileri ile öğretmenleri, Paris Vapuru’nda hapsedilerek günlerce sefalet
içinde kaldılar ve sağlıksız şartlar içinde yaşadılar.
15-Mayısın on dördüncü ve on beşinci günleri içinde, Müslümanların kendilerine
ve evlerine karşı pek çok saldırılar olmuştur. Fesleri başlarından alınarak yırtılan
Türklerin sayısı pek çoktur. Kadınlara tecavüz edildiği gibi, birkaç öldürme olayı da
olmuştur. Bunları yapanların çoğu Rumlardır. Yunan askerlerinin de bu gibi tecavüzlere
ve mallara el koyma işlerine ortak oldukları da gerçekleşmiş olup, askerî makamlar
çok sonradan bunlara karşı ciddi tedbirler almak zorunda kalmışlardır.
17- Civar köylerin Rum halkı, İzmir ’ e Yunan askerlerinin çıktığını haber alır
almaz. Türk evlerini soymaya, çiftlik hayvanlarına el koymaya başladıkları gibi bu
Rum köylülerinden bazıları da birkaç Müslümanı öldürmüşlerdir.
20- Yunan Komiseri, 20 mayıs tarihli emre aykırı hareket ederek, işgal ordusu
komutanına fazla yetki verdi. Bu suretle Aydın’ın işgali ve itilaf Devletleri temsilcisinin
iznini almadan, işgalin Kasaba( Turgutlu) ve Manisa’ya kadar genişletilmesi için
23 Mayıs 1919 tarihli askerî harekât emrinin verilmesine sebep oldu. Yüksek komiser,
bu noktadaki sorumluluğunu itiraf etti.
22- İzmir olaylarının bu bölgede yapmış olduğu kötü etkiye rağmen Yunan ordusunun
ileri hareketi ve Manisa, Ödemiş, Aydın ve Nazilli bölgesinde yerleşmesi, ilk
günlerde yolunda ve sessizlik içinde gerçekleşmiştir. Yunan Karargâhı, orduya yardım
etmek bahanesiyle köyleri dolaşan silahlı Rum gruplarına göz yummak suretiyle büyük
bir suç işlemiştir. Bu gruplar birçok suç işlemişler ve her türlü tecavüzlere alet
olmuşlardı.
23- İzmir olaylarının davet ettiği tepkiyi aşağıdaki olaylar şiddetlendirmiştir:
a) işgal bölgesinin sınırlandırılmasının geri bırakılması dolayısıyla meydana
gelen karasızlık,
b) Yunan kuvvetlerinin hızla iç kısımlara ilerlemesi halkı dehşete düşürdü.
Tanınmış Müslüman aileleri işgal edilen bölgeleri terk etmeye başlamışlardı. Türk
ordusu ile jandarmasından erler kaçmakta idi, bu yüzden çete faaliyeti arttı.
c) Silahlı Rum gruplarının yardımı ile Yunan ordusu tarafından Türk evlerinde
yapılan araştırmalar, halkın galeyanının( heyecanının) şiddetini en üstün dereceye
çıkardı. Bu gibi tedbirler, ev dokunulmazlığını kutsal tanıyan Müslüman halkın duygularını
kışkırtmıştır. Bunun sonucu olarak bütün Aydın ilinde kargaşalığı hissettirebilecek bazı
belirtiler görülmüştür ki, Yunan kuvvetleri işgal bölgesini genişletmeye ve ileri hareket
için bunu sebep saymaya yeltenmiştir.
26-Türk çete ve asilerinin yaptıkları bazı suçlara Rumlar şiddetle karşılık
vermişlerdir. Askerî durum bu suçların bir kısmını haklı gösterebilse de misilleme
olmuştu.
30- Nazilli’ den çekilen Yunan askeri, otuz Türk’ ü beraber götürmüştür. Bunlardan
birisi, yürüyemediği bahane edilerek yolda öldürülmüştür. Bir ikisi yolda kaçmayı
başardı ise de geri kalanları, Köşk yerindeki çatışma sırasında Yunanlılar tarafından
öldürülmüşlerdir.
32- Aydın’da yangından kurtulmak için kaçmak isteyen Türk kadın ve çocukları,
sebepsiz olarak Yunan askerleri tarafından öldürülmüşlerdir.
38- Balacık ile Aydın arasındaki köylerin bütünü, askerî h a r e k ât sırasında
yıkılmıştır.
40- Aydın ilinin Yunan ordusu tarafından işgali, emlak ve ürünler bakımından çok
zarar verici olmuştur, hayvanlar yağma edilmiştir. Bunların önemli bir kısmı, Yunan
ordusunun yedirilmesi için harcanmıştır. Askerî hareketler ve çatışmalar sırasında
köyler yıkılmıştır. Bu yüzden sekiz milyon liralık zarar vardır. Halk köylerine
dönmezse zeytin ürünü de mahvolacaktır.
42- 17 haziranda Menemen’de toplanmış olan Yunan askerleri, savunmasız Türkleri
sebepsiz yere parçalamışlardır. Binden fazla Türk’ün öldürüldüğü anlaşılmıştır. Bu
katliamı Yunan Karargâhı cezalandırmamıştır; erleri, subayları engelleyememiştir.
Vardığımız sonuçlar;
1- İzmir ’de ve Aydın ilinde Yunan işgali dolayısıyla meydana gelen durum doğru
değildir. Çünkü;

a) Güvenlik ve huzuru korumaktan başka bir gayesi olmayan işgal, bir ilhakın
( katmanın) bütün şekillerini göstermektedir.
Yalnız Yunan Yüksek Komiseri idareye hakimdir. Görev başında kalmış Türk
makamları hiçbir yetkiye sahip değildir. Bunlar artık istanbul’dan hiçbir emir
almamakta ve polisle jandarma da ortadan kaybolduğundan, kararlarını uygulatmak
imkânlarına sahip bulunmamaktadırlar.
b) Yerine getirilecek görev, geçici ve gayesi güvenliği korumak ise, işgal,
Yunanistan’a bu görevle ölçülemeyecek büyük ölçüde askerî f e d a k ârlıklar yüklemektedir.
c) işgal, bugünkü şekli ile açlık tehdidi altında bulunan halkın ihtiyaç duyduğu
güvenlik ve huzurun geri getirilmesi ile bağdaşmamaktadır.
2- Komisyon şu noktaları belirtir:
a) Türkiye’nin işgalinin gayesi, güvenliğin ve huzurun korunması ise, bu işgal
görevi, Yunan birlikleri yerine, Anadolu’daki Yüksek Müttefik Komutanlığı emrindeki
Müttefik Kuvvetlere verilmelidir.
b) Barış Konferansı, bu memleketin Yunanistan’a tamamen ve kesin olarak
ilhakına karar vermek niyetinde ise, o zaman Yunan kuvvetleri yalnız başına işgali
devam ettirebilir. Bu durumda da Türk kuvvetlerine karşı hareket serbestliği Yunan
Komutanlığına bırakılmalıdır.
c) Yukarıda söz konusu olan düpedüz ilhak, milliyet bakımından çoğunluğa
saygıyı gerektiren prensibe aykırı olacaktır.Çünkü, bu işgal bölgesinde, İzmir ve
Ayvalık şehirleri hariç olmak üzere Türk nüfusunun Yunan nüfusuna olan üstünlüğü,
itiraz götürmeyecek şekilde açıktır. fiimdiye kadar direnme isteğini esasen belirtmiş
olan Türk millî kamuoyunun bu ilhakı kabul etmeyeceğini bildirmek komisyonun
görevidir. Türk kamuoyu, ancak kuvvet karşısında, yani Yunanistan’ın yalnız başına
başarıya erdirme ihtimali olmayan askerî bir hareket sonucunda, boyun eğecektir.
3- Bu şartlar altında komisyon şu tedbirleri teklif etmektedir:
a) Yunan birliklerinin tamamının veya bir kısmının daha az sayıdaki Müttefik
kuvvetleri ile en kısa zamanda değiştirilmesi,
b) Yunan onurunun korunması için Yunan kuvvetlerinin bir kısmının işgale
katılmaları karalaştırıldığı takdirde, bunların Türk Millî Kuvvetleri ile her türlü
doğrudan temasta bulunmalarını önlemek için işgal altındaki bölge içinde dağılmaları,
c) Müttefiklerin işgali, Türk jandarmasının müttefikler arası subayların idare ve
komutası altında en kısa zamanda yeniden teşkilatlandırılmasının Türk Hükûmeti’nden istenmesi,
bu jandarma kuvvetleri en kısa zamanda bütün bölgedeki güvenliği sağlayacak
ve müttefik birliklerinin yerini alacak duruma getirilecektir.
d) Jandarmayı yeniden teşkilatlandırırken Türk Hükûmeti aynı zamanda sivil
yönetimi de yeniden düzene koymalıdır.
4- Millî hareketin başkanları direnmelerinin yalnız Yunanlılara karşı olduğunu
birçok defalar tekrar etmiş olduklarından yaptığımız teklifler, kendilerine silahlı direnme
için bir sebep bırakmayacak ve istanbul Merkezî Hükûmeti’ne, sahip olmadığı otoriteyi
yeniden kazandıracaktır. Bu takdirde milis kuvvetlerinin terhisine hiçbir engel
kalmayacaktır. Aksi durumda itilaf Devletleri, Türklerin Millî Hareket başkanlarının ve
Türk Hükümeti’nin antlaşmaya uyulması hakkındaki sözlerine ne dereceye kadar
inanılabileceğini bizzat görecektir.
 

Aynı Kategoriden Farklı Konular

Üst Alt