• Kaynak menüsünden dosya indirebilmek istiyorsanız lütfen forum kullanım bilgisini okuyunuz

Bahşiş

kibela24

Veliaht
Yönetici
Veliaht
Katılım
12 Mar 2009
Mesajlar
7,974
Beğeniler
86
Puanları
48
#1
Bahşiş

Cüneyd Suavi
Yaşlı adam, delikanlının cebine bir şeyler bırakırken:


"Allah senden razı olsun evladım" dedi. "Bu ihtiyarı yeniden doğmuş gibi sevindirdin. Şu ufak hediyemi alırsan, daha da sevindireceksin."


Delikanlı, yapmış olduğu iyiliğin makbule geçeceğini, daha işin başındayken biliyordu. Yol kenarında ağlayan dört-beş yaşlarındaki çocuğun kaybolduğunu anlamış ve onun nereden geldiğini soruşturduktan sonra, bir taksiye bindirip evine getirmişti. Fakat delikanlı, aradığı evi bulduğunda büyük bir hayal kırıklığına uğradı. Yol boyunca gözü önünde canlandırdığı yüzme havuzlu ve uydu antenli villanın yerine, karşısında derme çatma bir gecekondu duruyordu. Üstelik kapıyı da çocuğun dedesi açmış ve torununa hasretle sarıldıktan sonra, cebine birkaç kuruş bırakmıştı.


Delikanlı, sohbet sırasında çocuğun anne ve babasının kaza sonucunda vefat ettiğini öğrenmiş ve yaşlı adamın bir ara ağlamasından istifade ederek, cebine konulanları kontrol etmeyi becermişti. Üç-beş tane bozuk para, koskoca ceket cebinin köşesini bile doldurmuyordu. Evin haline bakılırsa, yaşlı adam oldukça fakirdi. Ama hiç olmazsa taksi parasını karşlılayacak kadar bir bahşiş veremez miydi?


Delikanlının yüklü bir hediyeyle "yolunu bulma" hayalleri yıkılmış ve içinde bir şeyler kıpırdamaya başlamıştı. Anlaşılan, tahammül edilemeyecek derecede cimri bir ihtiyarla karşı karşıyaydı ve ona mutlaka bir ders vermesi gerekiyordu. Yaşlı adamın yüzüne dik dik bakarken cebindeki bozuklukları avuçladı ve çocuğun ayakları dibine fırlatarak:


"Git de kendine oyuncak al ufaklık" dedi. Böylelikle cömertlik nedir öğrenmiş olursun."


Yavrucak yere eğilerek paraları topladığında, delikanlının gözleri yerinden çıkacak gibi oldu.


Çocuğun küçücük avuçlarında, dört-beş tane altın lire parlıyordu.


Kaynak: Zafer Derg., Nisan 1991, sayı: 172, s. 15.
 
Üst Alt