1. Üniversiteye Girişte Yeni Sistem ve Tarih Dersi konusunda görüşlerinizi paylaşır mısınız ? http://www.tarihbilinci.com/konular/universiteye-giriste-yeni-sistem-ve-tarih-dersi.33734/
    Duyuruyu Kapat

Bu Da Benim Şehitler Haftası Konuşmam

'Şehitler Günü' forumunda kuantum2000 tarafından 17 Mart 2014 tarihinde açılan konu

Bu Sayfayı Paylaş

  1. kuantum2000 Acemi Üye

    Katılım:
    12 Ekim 2009
    Konular:
    13
    Mesaj:
    26
    Alınan Beğeniler:
    9
    Ödül Puanları:
    3
    Sayın müdürüm, değerli öğretmen arkadaşlarım ve sevgili öğrenciler! Bugün, 18 Mart Şehitler Günü, aynı zamanda Çanakkale Zaferi’nin 99.Yıldönümüdür.
    Çanakkale Muharebeleri, 1. Dünya Savaşı’nın en önemli ve hassas bölümünü teşkil eder. 20.yy tarihinin dönüm noktasıdır bu direniş. O güne kadar görülmüş en büyük deniz gücü olan İngiltere ve Fransa donanmasının iki amacı vardı: İlki; ,Batının gözünde Doğunun ilk kapısı olan Çanakkale Boğazına girmek ve İstanbul’a yerleşmek, ikincisi zor durumda olan müttefikleri Çarlık Rusyası’na da yardım götürmekti. O daracık boğazda, o küçük yarımadada neredeyse tüm dünya milletleri vardı. İngiliz, Fransız, İskoçyalı, İrlandalı, Mısırlı, Sudanlı, Cezayirli, Nepallı, Senegalli, Hintli, Avustralyalı, Yeni Zelandalı… bu milletler ya paylarına düşecek parçayı kapmak için ya da egemenliği altında yaşadığı devlet istediği için buraya gelmiştir. Çanakkale'de tarihin kaydettiği en büyük ve en kanlı savunma savaşları verilmiştir. Bu savaşlar Mustafa Kemal gibi bir askeri dehanın Türk ve dünya kamuoyu tarafından tanınması açısından son derece önemlidir. Askerlerine “Size taarruzu değil ölmeyi emrediyorum” diyebilen ondan başka bir komutan yoktur…. Ölme emrini tereddütsüz yerine getiren Mehmetçik’ten başka bir asker, Türk milletinden başka bir millet de bulunamaz. Bu şartlar altında beklemedikleri bir direnişle karşılaşan İtilaf devletleri, karşılarında “hasta” bir ülkenin “çaresiz” ordusunu göreceklerini düşünmüşlerdi. Oysa Türklerdeki millet sevgisini ve inancı hiç hesaba katmadıklarını sonra anlamışlardır. Yarı aç, yarı tok ve donanımsız olan böylesi bir ordu; karada, denizde ve havada 259 gün süren benzersiz bir mücadele ile Çanakkale’nin geçilmez olduğunu tüm dünyaya göstermiştir… 18 Mart, imanın küfre, hakkın batıla, hidayetin zillete, mazlumun mağrura, adaletin zulmete, vatanı savunanın saldırgana, aydınlığın karanlığa, nurun kire karşı zaferidir. 18 Mart, çelikleşmiş millet iradesinin, Kuva-i Milliye ruhunun, asaletin, vatan, millet, bayrak aşkının, geleceğe olan güvenin, hürriyet ve istiklal sevdasının, askeriyle komutanın, eriyle liderin, genciyle ihtiyarın, kadınıyla kızın birlikte yazdığı bir şanlı destandır. Söz konusu, vatan ve istiklal olunca, öldüğü zannedilen bir milletin bir büyük liderin öncülüğünde yeniden dirilişinin ve şaha kalkışının öyküsüdür,18 Mart. Şehitlik ve Gazilik Türk milleti için en kutsal makamdır. Allah katında ulaşılabilecek en üst mertebedir. Milletimiz için, namus için, mukaddeslerimiz için, vatanın korunması için canlarını ortaya koyan şehit ve gazilerimizi hiçbir zaman unutmamalıyız. Çanakkale’de bize bırakılan mirasa, vatana, bayrağa, hürriyet ve Türklük onurumuza sahip çıkmalıyız. Onların emaneti olan Güzel ülkemizi, çağdaş medeniyetin en ön safına geçirmek, büyük Atatürk’ün koyduğu hedeflerin ötesine taşıyabilmek için var gücümüzle sonsuza kadar mücadele etmeliyiz. Ülkemizi kalkındırmalı, tarihimize ve geleceğimize sahip çıkmalıyız. Genç kuşaklara geçmişimizi öğretip, Çanakkale ruhunu aşılamalıyız. Attığımız her adımı, aldığımız her nefesi Çanakkale ve İstiklal Savaşı şehitlerimize, gazilerimize borçlu olduğumuzu hiçbir zaman unutmamalıyız. Pek çok kahramanlık öyküsünün ve hazin hikayenin yaşandığı Çanakkale Savaşları, sadece Türk tarihi için değil, Dünya tarihi için de önemli bir yere sahiptir. Askeri dehası ve vatan sevgisiyle önce Çanakkale Savaşları ardından da Kurtuluş Savaşında milletimize önderlik eden ve kazanılan zaferlere imzasını atan devletimizin kurucusu M.Kemal ATATÜRK başta olmak üzere bize bu vatanı hediye ve emanet eden 57.Alaylara, Seyit Onbaşılara, Ezineli Yahya Çavuşlara, Nezahat Onbaşılara, Zeynep Çavuşlara ve ismini sayamadığım binlerce “Çılgın Türk”e huzurlarınızda bir kere daha minnet ve şükran duygularımı ifade etmek istiyorum. Ruhları şad, mekânları Cennet olsun!
     
    cebecios bunu beğendi.

Bu Sayfayı Paylaş