• Kaynak menüsünden dosya indirebilmek istiyorsanız lütfen forum kullanım bilgisini okuyunuz

Cemiyetler | Konu Anlatımı | Ders Notu

Aslı

Usta Üye
Katılım
11 Mar 2009
Mesajlar
10,582
Best answers
0
Puanları
83
#1
CEMİYETLER​
( I ) Zararlı Cemiyetler

A) Türklerin Kurdukları Zararlı Cemiyetler

1- Hürriyet ve İtilaf Fırkası: İngiliz manda ve himayesini savunur. İttihatçı düşmanlığı yapar. Bu fırka II.Meşrutiyet zamanında kurulmuştur. Ancak ittihatçıların baskısıyla etkin olamamıştır. Mondros’tan sonra ittihatçıların yurt dışına kaçmasıyla İngiliz yanlısı siyaset izleyerek ülkede denetim kurmuşlardır.
2- Sulh ve Selamet-i Osmaniye Cemiyeti: Vatanın kurtuluşunun padişahın ve halifenin buyruklarına sıkı sıkıya uymukla mümkün olacağı görüşünü benimsemiştir.
3- İngiliz Muhipleri Cemiyeti: Damat Ferit Paşanın da üyesi olduğu bu cemiyet, İngiltere ile Osmanlı saltanatı arasındaki dostluğu sürdürmek,güçlendirmek ve İngiliz mandasını kabul ettirmek amacıyla kurulmuştu.
4- Teali İslam Cemiyeti: Düşmana karşı direnmenin yarasız olduğu görüşünden hareket ederek, halifelik makamına bağlılıktan başka bir yol kalmadığı tezini savunmuştur.
Ortak Özellikleri:
- Türk halkına güvenmiyorlardı.
- Saltanat ve hilafetin devamından yanaydılar.
- İngilizlerin koruyuculuğu altına girmek istiyorlardı.
5- Kürt Teali Cemiyeti: Doğu Anadolu’da Seyit Abdülkadir tarafından kurulmuştur. Bölücülüğü gerçekleştirmeye çalışmış, sözde Wilson ilkelerine dayanarak bağımsız bir Kürdistan kurmayı amaçlamıştır.
6- Wilson Prensipleri Cemiyeti: Bazı aydınlar tarafından kurulmuştur. ABD’nin koruyuculuğunu istemişlirdir. (Halide Edip kurucuları arasındadır.)
 

Aslı

Usta Üye
Katılım
11 Mar 2009
Mesajlar
10,582
Best answers
0
Puanları
83
B) Azınlıkların Kurdukları Zararlı Cemiyetler

1- Mavri Mira Cemiyeti: Eski Bizans İmparatorluğunu yeniden canlandırmak istiyorlardı. Bu cemiyet, pek çok alt teşkilatı da yönetimi altına almıştır. Yunan Kızılhacı, Resmi Göçmenler Komisyonu ,Rum okullarındaki İzcilik kuruluşları Mavri Mira’nın buyruğu altında idi.
2- Etnik-i Eterya Cemiyeti: Pontusçu Rumlar Yunanistan’nın bağımsızlığı için 1816’da Odessa’da kurulmuş olan Etnik-i Eterya Cemiyetini yeniden harekete geçirerek Doğu Karadeniz Bölgesinde Rum Pontus Devletini kurma çalışmalarına yöneldi.
3-Pontus Rum Cemiyeti: Bu cemiyetler içerisinde en önemlisidir. Amaçları Doğu Karadeniz’de Trabzon Rum İmparatorluğunu yeniden kurmaktır. Bölgede çetecilik yaptıkları gibi soygun,cinayet ve tecavüz gibi olaylara da karışmışlardır.
4- Trakya ve Yunan Komitesi
5- Kordos Komitesi:
Gerçek görevi; dışarıdan göçmen olarak getirilen Rum ve Ermeni çete üyelerinin kayıtların yapmak ve bunları asayişi bozmak amacıyla ülkenin çeşitli yerlerine göndermekti.
Not: Bu cemiyetler Rumlar tarafından kurulmuştur. İstanbul’da Fener Rum Patrikhanesi tarafından yönetilmişlerdir.
6- Taşnak Sutyün Cemiyeti:
7- Hınçak Cemiyeti

Not: Bu iki cemiyet Ermeniler tarafından kurulmuştur. Amaçları Doğu Anadolu’da bir Ermeni devleti kurmaktır.
8- Alyans İsrailit(Macabi) Cemiyeti:Yahudi Cemiyeti olup Ermeni ve Rum faaliyetlerini destekledikleri için türk milli mücadelesine zararlı olmuşlardır.

Ortak Amaçları: Bulundukları bölgelerde karışıklık çıkartarak Ateşkes antlaşmasının 7.maddesini yürürlüğe sokup işgallere zemin hazırlamaktı.
 

Aslı

Usta Üye
Katılım
11 Mar 2009
Mesajlar
10,582
Best answers
0
Puanları
83
( II ) Yararlı Cemiyetler

1- Trakya Paşaeli Cemiyeti: İlk kurulan cemiyettir. Trakya’da bağımsız bir Türk Devleti kurmayı amaçlamıştır. Yöreyi Yunanlılara karşı savunmuştur.
2- İzmir Müdafa-ı Hukuk-ı Osmaniye Cemiyeti: İzmir’in işgalinden önce kurulmuştur. Bu yörenin tümden Türk olduğunu, burada yaşayan Türklerin haklarını savulmasını ileri sürmüşlerdir. Cemiyet üyeleri bu amaçla basın yayın yolu ile seslerini duyurmaya çalışmışlardı.
3- Kilikyalılar Cemiyeti: Adana ve dolaylarındaki direniş hareketini teşkilatlandırmak amacıyla kurulmuşlardır.



4- Şark Vilayetleri Müdafa-ı Hukuk-i Milliye Cemiyeti: Genel merkezi İstanbul’da olan bu cemiyet Erzurum ve Elazığ’da şubeler açmıştır. Bu cemiyett bazı kararlar almıştır. Bunlar ;
- Göç edilmeyecektir.
- Bilim, din ve iktisat alanında örgütlenilecektir.
- Gerekirse işgallere karşı silahlı direnişe geçilecektir.


Bu cemiyet bu yönüyle Milli Mücadelenin temelini oluşturmuştur. M. Kemal’e büyük destek sağlamıştır. Erzurum ve Sivas Kongrelerini organize etmiştir. Kürt Teali Cemiyeti ile birleşmeyi ise reddetmiştir.
5-Trabzon Muhafaza-ı Hukuk-ı Milliye Cemiyeti:Karadeniz Bölgesinde faaliyet gösteren pontus davasını güden Rumlara karşı bir tepki olarak kuruldu.
6- Redd-i İlhak Ve Hareket-i Milliye Cemiyeti: Bu iki cemiyet İzmir’in Yunanlılara katılmasını engellemek istemiştir. Balıkesir ve Alaşehir Kongrelerini organize etmiş ve batı cephesinin kurulmasını sağlamıştır. Redd-i İlhak Cemiyeti kuvay-ı Milliye harekketini başlatmıştır.
7- Milli Kongre Cemiyeti: Varlığını basın yayın yoluyla duyurmaya çalışmışlardır.
8- Karakol Cemiyeti
9- Vahdet-i Milliye Cemiyeti

Ortak Özellikleri​

- Osmanlı yönetiminin düşmanla uzlaşma içinde olması azınlıkların istek ve çalışmalarına tepki olarak ortaya çıkmışlardır.
- Bölgesel kurtuluşu hedeflemişlerdir.
- Kendiliğinden oluşmuşlardır.
- Yöneticileri sivil kişilerdir.
- Varlıklarını ve haklılıklarını basın,yayın,hukuk,miting ve silahlı direnişlerle dünya kamuoyuna duyurmaya çalışmışlardır.
NOT: Mondros Mütarekesi sonrasında Anadolu’da işgallere karşı Kuvay-ı Milliye ve Müdafa-ı Hukuk hareketlerinin geliştiği dönemde İstanbul Hükümeti ve padişah teslimiyetçi bir siyasete yönelmişlerdir. Halkı yatıştırmak ve direniş azmını kırmak için Anadolu ve Trakya’ya Heyet-i Nasihat adını taşıyan heyetler gönderilmiştir.
 
I

ilbilgehatun

Ziyaretçi
Milli Cemiyetler

Kurulmalarındaki Amaç

1. Mondros Mütarekesi'nden sonra işgallerin başlaması

2. Mondros Mütarekesi'ne göre Türk ordusunun terhis edilmesi

3. Devlet otoritesinin kalmaması

4. Birçok bölgede azınlıkların ayrıcalıklı cemiyet kurması

5. Padişah ve hükümetin işgallere kayıtsız kalması

6. Halkın can ve mal güvenliğinin sağlanamaması

Milli Cemiyetler

Bu cemiyetler, Mondros Mütarekesi'nin hemen ardından, Anadolu'nun işgali üzerine Türk ulusu tarafından kurulmuştur.


Trakya Paşaeli Cemiyeti

Edirne'de Mondros Ateşkes Antlaşması'ndan hemen sonra 2 Aralık 1918'de kuruldu. Amacı Trakya Bölgesi'nin Yunanistan'a verilmesini engellemek için Türkleri örgütlemekti. Bu bölgedeki ordu komutanı Cafer Tayyar Paşa tarafından yürütülen çalışmaların sonucunda Lüleburgaz ve Edirne Kongreleri'nde toplandılar ve TBMM'ye bağlanma kararını aldılar.


İzmir Müdafaa-i Hukuk-i Osmaniye Cemiyeti

İzmir'in işgalinden önce bu cemiyet önceleri Türklerin haklarını basın-yayın yoluyla savunmaya çalışmış, ancak 2-19 Mart 1919 tarihleri arasında düzenledikleri "Müdafaa-i Hukuk Kongresi" sonrasında silahlı direnişi benimsemişlerdir. Direniş örgütlerine silah sağlanmıştır.


Şark Vilayetleri Müdafaa-i Hukuk-i Milliye Cemiyeti

İzmir'in işgalinden sonra Ağustos 1919'da Erzurum'da kurulan bu cemiyet, daha önce İstanbul'da kurulmuş olan "Vilayet-i Şarkiye Müdafaa-i Hukuk-ı Milliye Cemiyeti" ne bağlı olarak açılmış, daha sonra İstanbul'dan ayrılarak "Şark Vilayetleri Müdafaa-i Hukuk-i Milliye Cemiyeti" adını almıştır. Dopu Anadolu'nun Ermenilere verilmesini engellemeye çalışan bu cemiyet Erzurum Kongresi'nden sonra Mustafa Kemal bu cemiyet aracılığıyla öteki cemiyetleri birleştirmiştir.


Klikyalılar Cemiyeti

Mondros'tan hemen sonra İstanbul'da çalışmalarına başlayan bu cemiyet, daha sonra Adana ve dolaylarına geçerek orada Ermeniler ve Fransızlarla mücadele etmiştir.


Trabzon Müdafaa-i Hukuk-ı Milliye Cemiyeti

Bu cemiyet Karadeniz'de bir Pontus Devleti kurmak isteyen Pontus Rum Cemiyeti'ne karşı kuruldu. Diğer yandan da ayrılıkçı emeller peşinde koşan "Trabzon Havalisi Adem-i Merkeziyet Cemiyeti" ile mücadele etti. Erzurum Kongresi'nden sonra "Doğu-Anadolu Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti" nin şubesi haline geldi.


Hareket-i Milliye ve Redd-i İlhak Cemiyeti

İzmir'in işgaline karşı savunma amacıyla kurulmuştur. Redd-i İlhak Dernekleri; Redd-i İşgal, Redd-i İlhak İstihlas-ı Vatan Heyet- Milli adları ile ortaya çıkmıştır.


Anadolu Kadınları Müdafaa-i Vatan Cemiyeti

Bu cemiyet Sivas Kongresi'nden sonra 9 Aralık 1919'da Sivas Valisi Reşit Paşa'nın eşi Melek Hanım'ın öncülüğünde kurulmuştur. A.B.D. Senatosu'na ve Avrupa devletlerinin parlamentolarına telgraflar çekilmiş, ulusal mücadelenin haklılığı anlatılmış, ordu için para ve malzeme toplanmıştır.


Milli Kongre Cemiyeti

Esat Paşa tarafından İstanbul'da kurulmuştur. (29 Kasım 1918). Basın ve yayınla mücadeleyi benimsemişlerdir. Yazılarla halkın aydınlatılmasına çalışılmıştır.


Ortak Özellikleri

Amaçları; Türk ulusunun bağımsızlığını sağlamaktı.

Kendi bölgelerini korumak ve işgalden kurtarmak için kurulmuşlardır.

Silahlı mücadele ile birlikte, basın-yayın yoluyla da mücadeleyi benimsemişlerdir.

İhtiyaçlarını bölge halkı karşılamıştır.

Müdafaa-i Hukuk Cemiyetleri, Milli devlet modelini benimsemişlerdir.
 

Ece

Usta Üye
Katılım
11 Mar 2009
Mesajlar
14,117
Best answers
0
Puanları
0
Osmanlı Devletinde Siyasi Gelişmeler ve Cemiyetler

Osmanlı Devletinin I.Dünya Savaşından çekilmesinden sonra, ülkeyi savaşa sokan İttihat ve Terakki Cemiyeti üyeleri yurdu terketmişlerdir. Sadrazamlığa Ahmet İzzet Paşa getirilmiştir. Sadrazam padişahla itilaf devletlerine karşı izlenecek politikada anlaşmazlığa düşmüşlerdir. Ahmet İzzet Paşa görevden çekilmiş, yerine atanan Tevfik Paşa hükümeti kurmuştur. Bir süre sonra o da görevden ayrılmış ve yerine padişahla aynı görüşleri paylaşan Damat Ferit Paşa gelmiştir. Yeni sadrazam padişah gibi düşünüyor İngiltere’nin koruyuculuğunu sağlamaktan başka çıkar yol olmadığını açıkça söylüyordu. Damat Ferit Paşa hükümetinin bu tutumu Mustafa Kemal Paşa’nın Amasya Genelgesindeki “Hükümet görevlerinin gereklerini yerine getiremiyor. Bu durum ulusumuzu yok tanıtıyor.” yargısının gerekçesini oluşturacaktır.

Ulusal Varlığa Zararlı Cemiyetler

1-Azınlıkların kurduğu zararlı cemiyetler
a-Mavi Mira Derneği:
Rum kilisesinin desteğindeki bu derneğin amacı İstanbul, Bursa, Bandırma, Tekirdağ, Kırklareli yörelerindeki Rum azınlığı, örgütlemek, silahlandırmak, çeteler kurmak, Yunanistan yararına kamuoyu yaratmak ve Türk halkına karşı çete savaşını sürdürmektir. Göçmenler komisyonu, Rum okullarının izcilik kolları, Yunan Kızılhaç örgütü, bazı yabancı okullar Anadolu’daki Rum kiliseleri bu derneğin direktifleri ile çalışmaktadır.
b-Pontus Rum Derneği:
Yeniden canlandırılan Etnik-i Eterya derneği ile birlikte, Doğu Karadeniz illerindeki çalışmalarını yoğunlaştırıyordu. Bu bölgede ayrı bir Rum devleti kurmak istemiştir.
c-Ermenilerin Kurduğu Cemiyetler
Ermeni patriği Zevan efendi Rum dernekleri ile beraber çalışarak bir Rum-Ermeni birliği komitesi oluşturmuştur. Ermeni örgütleri Doğu Anadolu’da geniş bir bölgeyi içine alacak bir Ermeni devleti amaçlıyordu. Özellikle ABD ve Fransa’dan destek görüyordu. (Hınçak ve Taşnak Cemiyetleri)

2-Türklerin Kurduğu Zararlı Cemiyetler
a-Sulh ve Selameti Osmaniye Fırkası:
Vatanın kurtuluşunun, padişahın ve halifenin buyruklarına sıkı sıkıya uymakla mümkün olacağına inanan bir cemiyettir. İngilizlerden maddi destek görmüştür.
b-Kürt Teali Cemiyeti:
Amacı Wilson ilkelerinden faydalanarak bağımsız Kürdistan devletini kurmaktır. Dernek ulusal kurtuluş hareketine karşı çıkmıştır.
c-Teali İslam Cemiyeti:
Halifenin buyruklarına ve şeriat kurallarına uymakla Osmanlı Devletinin kurtulacağını savunur. İstanbul’da medrese öğrencileri tarafından kurulmuştur. Konya’da da şubeler açmıştır.
d-Wilson İlkeleri Cemiyeti:
Bu cemiyetin kurucuları Amerikan mandasına taraftardırlar.
e-Hürriyet ve İtilaf Fırkası:
1911 yılında İttihat ve Terakki Cemiyetine karşı kurulan bu parti, Mondros Ateşkes antlaşmasından sonra ulusal mücadeleye karşı olan cemiyetleri bünyesinde toplamıştır.
f-İngiliz Muhipler (Sevenler) Cemiyeti:
İngiliz gizli servisince yönlendirilen dernek, İngiltere’nin doğu siyasetini destekler. Merkezi İstanbul’du. İngiltere ile Osmanlı saltanatı arasındaki ilişkileri kuvvetlendirmek amacıyla kuruldu. Çalışmaları Hürriyet ve İtilaf fırkasınca desteklendi. Asıl amacı, ulusal direniş girişimlerini yok etmektir.

Ulusal Cemiyetler

Ortak özellikleri
1-Bölgesel amaçlarla kurulmuşlardır.
2-Yayın yoluyla bulundukları bölgelerde, Türklerin çoğunlukta olduklarını dünya kamuoyuna duyurarak işgallerin haksızlığını savunmuşlardır.
3-İşgalleri ve azınlık faaliyetleri engellemek amacıyla kurulmuşlardır.
4-Birbirlerinden kopuk ve bağımsız hareket etmişlerdir.
5-Gerekirse silahlı mücadele başvurma kararı almışlardır.
6-Ulusal bilincin gelişmesine, yayılmasına, canlı tutulmasına kaynak olmuşlardır.
7-Sivas kongresinde (7 Eylül 1919) Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti adı altında birleşerek ulusal nitelik kazanmışlardır.
a-Trakya Paşaeli Cemiyeti:
Edirne merkezidir. Trakya ve Marmara’nın Yunanistan’a verilmesini önlemeye ve bölgedeki azınlıkların yıkıcı faaliyetlerini engellemeye çalışmışlardır. Silahlı direniş hazırlıkları yapmıştır.
b-İzmir Müdafaa-i Hukuk-i Osmaniye Cemiyeti:
İşgalden önce İzmir’de kurulan bu cemiyet, İzmir’in ve Batı Anadolu’nun Yunanistan’a verilmesini engellemeye çalışmış, düşman işgaline silahla karşı koymayı ilke olarak kabul etmiştir. Bölgesel direnme kuruluşlarına silah, cephane sağlamakta yardımcı olmuştur.
Cemiyet ismini İzmir’in işgal edileceği haberinin alınması üzerine “İzmir Reddi İlhak Cemiyeti” olarak değiştirmiştir.
c-Kilikyalılar Cemiyeti:
İstanbul’da kuruldu. Amacı, Adana ve çevresindeki düşman işgallerine karşı, direniş hareketlerini teşkilatlandırmaktır.
d-Trabzon Muhafaza-i Hukuk-i Milliye Cemiyeti:
Trabzon ve çevresinin Rumlara verilmesini ve Pontus Rum devletinin kurulmasını önlemek için kuruldu.
e-Şark İlleri Müdafaa-i Hukuk-i Milliye Cemiyeti:
Genel merkezi İstanbul’da olan bu cemiyet Erzurum ve Elazığ’da şubeler açmıştır.
Doğu illerimizin Ermenilere verilmesini engellemek amacıyla kuruldu.
Ermeniler lehine yapılan propagandaları engellemek için çalışmıştır.
Hiçbir şekilde göç edilmemesini, Doğu Anadolu’nun tarihi ve kültürü ile Türk yurdunun ayrılmaz bir parçası olduğunu savunuyordu.
Daha sonra Erzurum Kongresinin toplanmasını sağlamıştır.
 

Yorgun

Veziri Azam
Yönetici
Vezir-i Azam
Katılım
13 Mar 2009
Mesajlar
14,184
Best answers
0
Puanları
113
Web sitesi
www.tarihsinifi.com
Mondros Sonrası Kurulan Cemiyetler Ders Notu Konu Özeti İndir

Bağlantıyı görüntüleme izniniz yok Giriş yap veya üye ol.
 

Tarih Öğretmeni

Sultan
Yönetici
Sultan
Katılım
11 Mar 2009
Mesajlar
7,957
Best answers
0
Puanları
113
Konum
Yeryüzü
Web sitesi
www.tarihbilinci.com
Mondros Ateşkes Anlaşması'nın imzalanmasından sonra İtilaf Devletleri’nin stratejik noktaları işgal etmeleri,

İtilaf Devletleri’nin Osmanlı Hükümeti’ni denetimlerine almaları,

Osmanlı ordularının terhis edilmesi,

Azınlıkların işgal güçlerinden aldıkları destekle kendi çıkarları doğrultusunda faaliyetlere başlamaları

Anadolu’da büyük bir kargaşaya yol açtı. Bu kargaşa ortamında hem zararlı hem de yararlı cemiyetler kuruldu.

Devlet otoritesinin yokluğundan yararlanan Ermeniler ve Rumlar ülkemizin değişik yerlerinde cemiyetler Osmanlı ordusunun da yokluğundan yararlanan azınlık cemiyetlerinin her yerde etkisi artınca Türk milleti işgallere karşı ilk tepki olarak yararlı cemiyetler kurmuş ve mücadeleyi başlatmıştır kurdular.


I) ZARARLI CEMİYETLER

Mondros Ateşkes Antlaşmasından sonra işgallerin başlamasıyla bundan yararlanan bazı unsurlar ayrılıkçı cemiyetler kurdular. Bunun yanında işgalcilerin desteği ile de milli çıkarlarımızla bağdaşmayan içimizdeki bir takım insanlar Türk milletinin gücüne inanmayan insanlar tarafından cemiyetler kuruldu.

  1. Azınlık Cemiyetleri
Yüzlerce yıldan beri Osmanlı vatandaşı olarak, huzur içinde yaşamış ve devletin her türlü imkanlarından yararlanmış azınlıklar (Ermeniler, Rumlar ve Yahudiler), Osmanlı Devleti’nin içine düştüğü kötü durumu fırsat bilerek, topraklarımızı, işgal devletleriyle işbirliği yaparak paylaşmaya çalışmışlardır. Bunun için cemiyetler kurdular. Bunların en önemlileri Rum azınlık tarafından kurulan cemiyetlerdir.

Rum Cemiyetleri

  • Etnik-i Eterya
  • Mavri
  • Mira
  • Yunan
  • Kızılhaç
  • Resmi Göçmenler Komisyonu (Kordos)
  • Rum İzcilik Kurulları
  • Pontus Rum
Etnik-i Eterya Cemiyeti

Yunanistan’a bağımsızlığını kazandırmak amacıyla kurulmuştur(1814).

Girit İsyanı’na neden olmuşlardır (1896).

I.Dünya Savaşı’nda ise Rumların yaşadığı tüm toprakları Yunanistan’a katarak eski Bizans’ı canlandırmayı amaçlamışlardır.

Mavri Mira İstanbul'da Fener Patrikhanesinde Yunan Hükümetine bağlı olarak çalışmıştır.

Derneğin ihtiyaçları bu hükümet tarafından karşılanmaktadır.

Mavri Mira Cemiyeti

İstanbul’daki Rum Patrikhanesi’ne bağlı olarak patrik vekili bu cemiyetin başkanlığını yapmıştır.

Yunan hükümetinin emirleri doğrultusunda hareket eden bu cemiyetin amacı; Trakya, İstanbul, Batı ve Orta Anadolu’da “Büyük Yunanistan’ı” kurarak Bizans İmparatorluğu’nu yeniden canlandırmaktı.

Cemiyet, İstanbul, Bursa, Bandırma, Tekirdağ, Kırklareli yörelerindeki Rum azınlığı, örgütlemek, silahlandırmak, çeteler kurmak, Yunanistan yararına kamuoyu yaratmak, ilerleyen işgalci Yunanlılara yardımcı olmak ve Türk halkına karşı çete savaşını sürdürme faaliyetlerinde bulunmuştur. .

Yunan Göçmenler Komisyonu, Rum okullarının izcilik kolları, Yunan Kızılhaç örgütü, bazı yabancı okullar ve Anadolu’daki Rum kiliseleri bu derneğin direktifleri ile çalışmışlardır.

Rum Pontus Cemiyeti

İlk defa 1904 yılında Merzifon Amerikan Koleji’nde gizli olarak kurulmuştu.

Merkezi Samsun’dan Batum’a kadar geniş sahada Trabzon Rum İmparatorluğunu tekrar kurmak amacındadır.

I.Dünya Savaşı sırasında Rusya’nın himayesinde gelişmiş, ateşkes sonrasında Yunanistan’ın güdümünde faaliyet göstermiştir.

İstanbul ve Trabzon’da şubeleri vardır.

Mustafa Kemal'in Samsun'a çıkmasında dolaylı rolleri vardır.

NOT: Bu cemiyetlerin ortak amacı Yunan Megalo İdea’sını gerçekleştirmektir

Kordos Cemiyeti

Etnik-i Eterya’nın bir kolu olarak faaliyet göstermiştir.

Doğu Karadeniz’e göçmen adı altında silahlı Pontus çeteleri göndermiştir.

Ermeni Cemiyetleri

  • Zaven Efendi
  • Hınçak
  • Taşnak
  • Ermeni İntikam Alayı

Bu cemiyetlerin ortak amacı Doğu Anadolu’daki Ermenilerin bağımsızlığını sağlamak, Ermenileri silahlandırmak ve Ermeni milliyetçiliğini yaymaktır.​

Doğu Anadolu’da bağımsız bir Ermeni Devleti kurmak amacı ile Ermeniler tarafından kurulmuştur.

Merkezleri İstanbul Ermeni Patrikhanesi idi .

Bu cemiyetlere bağlı Ermeni İntikam Alayları büyük katliamlara giriştiler.

Ermenileri Fransızlar desteklemiştir.



Adana'da Fransızların yardımıyla kurdukları intikam alayı ile büyük katliamlara girişmişlerdir.​

Yahudi Cemiyetleri

Alyans İsrailit ve Makkabi Cemiyeti

Merkezleri İstanbul’dur. Ancak burada etkili olamadılar.

İstanbul’daki Yahudi gençler tarafından kurulmuştur.

Büyük İsrail Devleti’ni kurmayı amaçlamışlardır.

Türklere karşı Rumlarla işbirliğine girdiler. Hahambaşı patrikle birlikte faaliyetlerde bulundu

Azınlık Cemiyetlerinin Genel Özellikleri
Mondros Antlaşmasıyla meydana gelen ortamdan yararlanarak kurulmaları.

İtilaf Devletleri tarafından kurulmaları ve desteklenmeleri.

Anadolu'nun işgalini kolaylaştırmaya yönelik olmaları.

Türk topraklarını parçalayarak, Wilson ilkelerine göre milli devletlerini kurmak istemeleri.

Milli birlik ve bütünlüğümüzü bozmaya yönelik olmaları.

Milli Varlığa Düşman Cemiyetler (Türklerin Kurduğu Zararlı Cemiyetler)

Kürt Teali Cemiyeti

İngilizlerin yardımıyla Seyit Abdülkadir tarafından İstanbul’da kurulmuştur. Cemiyet, İngilizlerden destek ve yardım alıyordu.

Wilson İlkeleri’nden yararlanarak Doğu Anadolu Bölgesinde bir Kürt Devleti kurmak amaçlanmıştır.

Doğu Anadolu Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti ile birleşmeyi reddetmiştir.

İslam Teali Cemiyeti

Merkezleri İstanbul’dur. Konya ve çevresinde de yoğun faaliyetlerde bulunmuşlardır.

Ülkenin kurtuluşunu hilafet ve saltanatta görmüşlerdir.

Ümmetçilik düşüncesini savunmuşlardır.

Anadolu’daki Milli Mücadele’yi engellemek için İstanbul’daki bazı müderrisler tarafından kurulmuştur.

Sulh ve Selamet-i Osmaniye Fırkası

Merkezleri İstanbul’dur.

İttihat ve Terakki karşıtlarından oluşmuştur.

Padişaha bağlılığı savunmuşlardır.

Vatanın kurtuluşunun, padişahın ve halifenin buyruklarına sıkı sıkıya uymakla mümkün olacağına inanan bir cemiyettir.

Meşrutiyet ve demokrasi ilkelerine bağlı siyaset takip etmişlerdir.

Hürriyet ve İtilaf Fırkası ile işbirliği yapmıştır.

İngilizlerden maddi destek görmüştür.

Hürriyet ve İtilaf Fırkası

Merkezi İstanbul’dur.

1911’de İttihat ve Terakki Partisi’ne karşı olanlar tarafından kurulmuştur.

Anadolu’daki Kurtuluş Hareketini İttihatçılar ile işbirliği yapan maceracı bir hareket olarak değerlendirmişlerdir.

Mondros’tan sonra Milli Mücadele’ye karşı iç ayaklanmalarda öncü olmuşlardır.

İngilizlerle beraber hareket etmiştir.

İngiliz Muhipleri (Sevenleri) Cemiyeti

İngilizler tarafından Sait Molla isminde birine İstanbul’da kurdurulmuştur.

İngiliz mandasını savunmuşlardır.

Osmanlı Devleti (Vahdettin, Damat Ferit ve İçişleri Bakanı Ali Kemal üyeleri) tarafından desteklenmiştir

Derneğin başkanı Fru (Frew) idi.

Cemiyetin gizli amacı memleket içinde örgüt kurarak isyan ve ihtilaf çıkarmak, ulusal bilinci yok etmek ve yabancı müdahalesini kolaylaştırmaktır.

İngiliz gizli servisince yönlendirilen dernek, İngiltere’nin doğu siyasetini destekler. İngiltere ile Osmanlı saltanatı arasındaki ilişkileri kuvvetlendirmek amacıyla kuruldu. Çalışmaları Hürriyet ve İtilaf fırkasınca desteklendi. Asıl amacı, ulusal direniş girişimlerini yok etmektir.

Wilson Prensipleri Cemiyeti

Merkezi İstanbul’dur.

Osmanlı Devleti’nin kurtuluşunun ancak İngilizlerin yardımı yerine ABD’nin mandası ile mümkün olabileceği savunulmuştur. Amerika'nın mandasına girerek kurtulmayı ve hızla uygarlaşmayı hedeflemekte idiler.

Halide Edip (Adıvar), Ahmet Emin (Yalman) ve Refik Halid gibi şahsiyetler bu cemiyetin önemli isimleri arasındaydı.

Sivas Kongresi'nde etkili olmuş, fakat susturulmuşlardır.

Cemiyetin kurucularından bir kısmı Kurtuluş Savaşı’nda Milli Mücadelecilere katılmıştır.

Milli Varlığa Düşman Cemiyetlerin Genel Özellikleri
Saltanat ve Hilafetçi bir düşünceye sahip olmaları.

Milliyetçiliğe karşı ümmetçi bir anlayışta olmaları.

Ülkemizde çıkarları olan büyük devletler tarafından kurulmuş veya yönlendirilmiş olmaları

Manda ve himayeye taraftar olmaları.

Milli birlik ve bütünlüğü bozmaya yönelik olmaları.

Osmanlı Hanedanını yaşatma ve devam ettirme gayretinde olmaları.

Zararlı Cemiyetlerin Ortak Özellikleri
Emperyalist devletlerin çıkarlarına hizmet etmişler,ülkenin işgalini kolaylaştırmışlardır.

İç ayaklanmalara sebep olmuşlar,ulusal kurtuluşu bir süre engellemişlerdir.

Kendi çıkarlarını millet çıkarlarından üstüm tutmuşlar,Türk milletinin öz gücüne ve bağımsız yaşama azmine inanmamışlardır.

Mandacı olanlar,bağımsızlığın mandacılıkla sağlanacağı gibi bir görüşü savunmuşlardır.

Ulusal bilinç ve birliği parçalamaya çalışmışlardır.

Ulusal Egemenlik kavramına inanmamışlardır.

@ Yararlı ve zararlı olmak üzere kurulan cemiyetlerin tamamı Mondros Ateşkes Anlaşmasının meydana getirdiği olumsuz şartlardan ortaya çıkmıştır. En önemli ortak özellikleri budur. Zararlı cemiyetler, işgallerin devam ettiği sürede faaliyet göstermişlerdir. Yararlı cemiyetler ise Sivas Kongresinde birlik altında toplanarak milli kurtuluş hareketinin sonuna kadar faaliyetlerde bulunmuştur.



YARARLI (MİLLİ) CEMİYETLER

Türk milleti, Mondros’tan sonra başlayan işgaller üzerine haklarını savunmaya başlamıştır. Osmanlı hükümetinin olaylara kayıtsız kalması milletin harekete geçmesine neden olmuştur.Türk yurdunun parçalanmasını önlemek için çeşitli bölgelerde milli amaca hizmet edecek nitelikte mahalli cemiyetler kurulmuştur . Bu cemiyetlere genel olarak Müdafaa-i Hukuk Cemiyetleri (Hakları Savunma Dernekleri) adı verilmiştir

Kuruluş Nedenleri :

İşgallere, işgalcilere ve zararlı cemiyetlere tepki,

İşgaller karşısında padişah yönetiminin bir şeyler yapmayışı,

Halkın kendisini bilinçli bir şekilde örgütlenerek koruma isteği.

Milliyetçi bilincin gelişmiş olması.

Trakya-Paşaeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti ( 7 Kasım 1918 )

Trakya’nın Yunanlara verileceği endişesi ile Edirne’de kurulmuştur.

Osmanlı Devleti parçalandığı takdirde Batı Trakya ile birleşerek, Trakya Cumhuriyeti’ni kurmayı amaçlamıştır. Zamanla Kuva-i Miliye hareketine dönüşecek olan silahlı mücadeleyi esas almıştır.

Doğu Trakya’nın Yunanistan’a verilmesini önlemek ve Mavri Mira’nın zararlı faaliyetlerini önlemek amaçlarındandır.

Mondros’tan sonra kurulan ilk direniş cemiyetidir

Lüleburgaz, Edirne kongrelerini düzenlemişlerdir. Edirne Kongresi’nde (9-13 Mayıs 1920) TBMM’ye bağlılık kararı almıştır.

İzmir Müdafaa-i Hukuk-u Osmaniye Cemiyeti (1 Aralık 1918)

İzmir’de Nurettin Paşa tarafından kuruldu. Bu cemiyetin ilk adı “Müdafaa-i Vatan Heyeti”dir.

İzmir’in Yunanlara verilmesini engellemek amacı ile kurulmuştur.

Zamanla (Alaşehir Kongresinden sonra) İstanbul’da da etkinlik gösteren bu cemiyet , ulusal mücadeleye yardımcı gizli cemiyetlerle anlaşarak ,Anadolu’ya silah ve cephane kaçırılması işinde yardımcı olmuştur.

Basın yolu ile sesini duyurmaya çalışmıştır.

İttihatçı ve Bolşevik olmakla suçlanmışlar, düzenli bir cemiyet olamamışlardır.

Cemiyet ismini İzmir’in işgal edileceği haberinin alınması üzerine “İzmir Reddi İlhak Cemiyeti” olarak değiştirmiştir.

İzmir Redd-i İlhak Cemiyeti

İzmir’in işgali üzerine kurulmuştur. İzmir Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti işgalden bir gün önce bu ismi almıştır.

I.ve II. Balıkesir Kongresi ile Alaşehir Kongresi’ni düzenlemişlerdir.

Yunan işgaline fiilen karşı koymuş bir cemiyettir

Kuvay-i Milliye hareketinin başlamasını da sağlamıştır

Kilikyalılar Cemiyeti (21 Aralık 1918)

İstanbul’da Ali Fuat Paşa’nın gayretleri ile kurulmuştur.

Adana ve çevresinin Ermenilere verilmesini engellemek ve Fransız işgalinden korumak için kurulmuştur.

Bölgedeki ulusal güçleri birleştirmek içim 30 Mayıs 1920’de Pozantı Kongresi’ni düzenlemiştir.

Trabzon Muhafaza-i Hukuk-u Milliye Cemiyeti (12 Şubat 1919)​

Merkezi Trabzon olmak üzere Trabzon ve çevresinde Pontus Rum Devleti’nin kurulmasını engellemek için kurulmuştur.

Erzurum Kongresinden sonra Doğu Anadolu Cemiyetinin bir şubesi haline gelmiştir

Trabzon Havalisi Adem-i Merkeziyet Cemiyeti

Trabzon ve çevresinde bağımsız bir Türk Devleti kurmak amacı ile kurulmuştur.

İlk kurulduğunda padişaha bağlı iken daha sonra Milli Mücadele’ye katılmıştır.



Doğu Anadolu (Şark Vilayetleri) Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti

4 Aralık 1918’de İstanbul’da kuruldu.

Merkezi İstanbul’da bulunan bu cemiyet daha sonra Erzurum ve Elazığ da şubeler açmıştır.

Doğuda bağımsız bir Ermeni Devleti’nin kurulmasını engellemek için kurulmuştur. Ermenilerin Doğu Anadolu'da nüfus olarak çoğunlukta olmadığını açıklamıştır.

Cemiyet Ermenilerle mücadele etmek, Doğu illerinde Türklerin Ermenilere sayıca üstün olduğu kadar tarih, kültür ve uygarlık yönüyle de üstün olduğunu kanıtlamak için Fransızca Le Pays, Türkçe Hâdisât ve Albayrak gazetelerini çıkarmıştır.

Cemiyet şu kararları almıştır: Kesinlikle Doğu Anadolu’dan göç edilmeyecek. Doğu illeri bir saldırıya uğrarsa birleşilecek. Bilim, din ve ekonomi alanında teşkilatlanılacak.

Doğu Anadolu'da Türk ve Müslüman nüfusun fazla olduğunu belirtmiş ve Doğu Anadolu'nun bütünlüğünün korunmasını savunmuştur.

Erzurum Kongresi'ni düzenlemişlerdir.

Mustafa Kemal, Sivas Kongresinde Ulusal Dernekleri bu cemiyet aracılığı ile birleştirmiştir.

En etkili olan cemiyettir.

Milli Kongre Cemiyeti (29 Kasım 1918)

II. Meşrutiyet döneminde Türkçülük fikrini ve Türk milliyetçiliği hareketini Milli Eğitim vasıtalarıyla yaymak amacıyla kurulan “Milli Talim ve Terbiye Cemiyeti” üyeleri tarafından İstanbul’da kuruldu.

Partiler üstü bir cemiyet olarak kurulan Milli Kongre Cemiyeti’nin amacı; Türkler hakkında dünyada yapılmış ve yapılmakta olan propagandalara yayın yoluyla karşı koymak ve Türk milletinin haklarını, tarihi vazifelerini, medeni vasıflarını belirtmekti.

1919 yılında Milli Kongre Türkler hakkında tanınmış yazarların sözlerini, dünya kamuoyunda Türklerin durumu ve Ermenilerin Müslümanlara yaptıkları zulümler hakkında vesikalar ve Fransızca eserler yayımlayarak etkili olmuştur.

Türk vatanının kurtuluşu için bütün kurum ve cemiyetlerin birleşmesi gerektiğini belirtiyordu. Çünkü Türk milleti, ancak bu birlik ve dayanışmayı sağladığında başarıya ulaşacaktı

Kuva-yı Milliye” deyimini ilk kullanan cemiyettir.

Anadolu Kadınları Müfaaa-i Vatan Cemiyeti

5 Kasım 1915’te Sivas’ta kuruldu.

Vatanın bütünlük ve bağımsızlığı uğrunda bütün Anadolu’nun birliği çalışmak gayesiyle mitingler ve kongreler düzenlemiştir.

Vatanın savunmasında kadınların da üzerine büyük görevler düştüğünü belirterek kadınların görevlerini yapmaya hazır olduklarını vurgulamışlardır.

Gizli Karakol Cemiyeti

İstanbul'dan Anadolu'ya silah ve Cephane kaçırılmasında önemli bir rol oynadı.

Milli Cemiyetlerin Ortak Özellikleri
Mondros Ateşkes Antlaşmasına ve işgallere bir tepki olarak ortaya çıkmışlardır.

Azınlıkların taşkınlıklarına karşı kurulmuşlardır.

Cemiyetlerin tabanını çoğunlukla eski İttihatçılar oluşturmuştur.

Cemiyetlerde “Türklük” duygusu ön plandadır.

Cemiyetler yalnız bulundukları bölgeleri kurtarmak için kurulmuş olup programları vatanın bütünlüğü özelliğini taşımazlar (Bölgesel amaçlarla kurulmuşlardır).

Genellikle basın ve yayın yoluyla mücadele etmişlerdir. Ancak işgallerle birlikte silahlı mücadeleye başlamışlardır.

Yayın yoluyla bulundukları bölgelerde, Türklerin çoğunlukta olduklarını dünya kamuoyuna duyurarak işgallerin haksızlığını savunmuşlardır.

Kurtuluş Savaşı’nın örgütlenmesine katkıda bulunmuşlardır.

Yeni bir Türk Devleti kurma amacı taşımazlar (Trakya Paşaeli Cemiyeti hariç).

Düşmanı belli bir süre oyalamışlardır.

Ulusal bilincin gelişmesine, yayılmasına, canlı tutulmasına kaynak olmuşlardır.

Halkın savaşı maddi ve manevi yönden desteklemesine öncülük etmişlerdir.

Bu cemiyetler kendiliklerinden oluşmuşlardır. Hükümet ya da her hangi bir organın katkısı yoktur.

Birbirlerinden kopuk ve bağımsız hareket etmişlerdir. Milli Cemiyetler; Sivas Kongresi’nde Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti adı ile birleştirilmiştir.

Cemiyetler yöresel kongreler düzenleyerek siyasi ve silahlı mücadeleler yapmışlardır.

Yararlı cemiyetlerin başlangıçtaki en büyük eksikliği merkezi bir otoriteden ve birlikten yoksun olmalarıdır. Erzurum Kongresinde giderilmeye başlayan bu eksiklik, Sivas Kongresinde bütün derneklerin bir çatı altında toplanmasıyla tamamen giderildi.

Yararlı cemiyetler genellikle İstanbul ve çevresinde kurularak faaliyet göstermiştir. İstanbul’da kurulmalarının en önemli nedeni, devletin merkezi olmasından dolayı haberleşme ve ulaşımın kolay olmasıdır Ayrıca basın ve yayın merkezi olması da etkilidir

Cemiyetlerin hemen hemen hepsinin kuruluşunda dayandıkları nokta Wilson İlkeleri’dir.
 
Üst Alt