• Kaynak menüsünden dosya indirebilmek istiyorsanız lütfen forum kullanım bilgisini okuyunuz

Cumhuriyet nasıl ilan edildi ?

Yorgun

Veziri Azam
Yönetici
Vezir-i Azam
Katılım
13 Mar 2009
Mesajlar
14,257
Puanları
113
Web sitesi
www.tarihsinifi.com
Cumhuriyet nasıl ilan edildi ?
Kurtuluş Savaşı sonrası başlayan rejim tartışmaları 'Cumhuriyet'in ilanı'yla nihayet buldu.


Kurtuluş savaşının tamamlanmasından ve Lozan antlaşmasının imzalanmasından sonra rejim tartışmaları yaşanmış, kendisi bir hükümet olan TBMM'de yönetim biçimi ile ilgili tartışmalar başlamıştır. TBMM'nin ülkenin kaderine el koymasının ardından yönetme yetkisi meclisin eline geçmiş, saltanatın güç ve kudreti zayıflamıştır. Lozan konferansına İstanbul Hükümetinin de çağrılması üzerine TBMM 1 Kasım 1922 tarihinde saltanat kaldırılmış ve ülkede tek otorite haline gelmiştir.
1 Kasım 1922 tarihinden 29 Ekim 1923 tarihine kadar ülke yönetiminde tek yetkili olan TBMM'nde ülkenin rejimi ile ilgili konular da gündeme gelmeye başlamıştır. Peki bu tarihler arasında ülkenin yönetim biçimi ne idi ?
Saltanatın olmadığı ülke yönetiminde, tek yetkili otoritenin milletin seçtiği vekiller olan rejim aslında Cumhuriyetten başka bir şey değildi. Buna karşın Lozan'da da tescillenmiş yeni devletin bir başkanı yoktu. Ayrıca TBMM ülkenin kaderine el koyduğu gündem itibaren Hükümet gibi çalıştığından her bir bakanın meclis tarafından seçildiği ve meclise karşı sorumlu olduğu bir Meclis hükümeti sistemi benimsenmişti. Ancak bu hükümet sisteminde her bakan meclis tarafından seçildiğinden uyumsuz kişilerin bir araya geldiği hükümet biçimine yol açmaktaydı. Bu durum hükümetin de zayıf olmasına sebebiyet veriyordu. Ayrıca her bir bakanlık için uzun süren tartışmalar yaşanmaktaydı.
Yukarıda ifade ettiğimiz durum 1923 yılı içerisinde mecliste yaşanan durumun bir aynası aslında. Bu dönemde bulunan Fethi Bey hükümeti ( Fethi Okyar ) yapmak istediği birçok değişikliğin karşısında bakanları, Meclis grubunu, Parti grubunu görmüştür. Bu sebeple zayıf bir hükümet görüntüsü vermiştir. Bu zayıflık 23 Ekim 1923te daha net bir şekilde ortaya çıkmıştır.Fethi Bey Heyeti Vekile'nin başında olmakla beraber aynı zamanda Dahiliye Vekili olarak görev yapmaktaydı. Dahiliye vekilliğini Ferit Tek Bey'e bırakmak istemiş ancak meclis bunu kabul etmeyerek Erzincan Milletvekili Sabit Beyi seçmiştir. Yine TBMM ikinci başkanlığını yapan Ali Fuat Cebesoy da bu görevi bırakmak istemiş ve kendi yerine Yusuf Kemal Tengirşek'i aday göstermiş, ancak meclis bunu da kabul etmeyerek Rauf Orbay'ı seçmiştir.
Ortaya çıkan bu durum Meclisin güçlü, hükümetin zayıf olduğu bir yapıyı tescillemiştir. Bunun üzerine Mustafa Kemal 25-26 Ekim akşamı hükümeti Çankaya'da toplayarak hükümetin istifa etmesi gerektiğini bu şartlarda ülkenin idare edilemeyeceğini söylemiştir. Mustafa Kemal, hükümet bunalımının ülkeyi Cumhuriyet rejimine götüreceğini düşündüğünden Fethi Bey ve arkadaşlarından meclisin kurmak için çabalayacağı yeni hükümette görev almamalarını istemiştir. Aslında, Mustafa Kemal, rejimin Cumhuriyet olduğunun tescil edilmesini, oluşturulacak olan Cumhurbaşkanlığı makamına kendisinin seçilmesini istiyordu. Bu şekilde ülke yönetiminde daha etkin olacak ve yapmak istediği reformlar için daha güçlü bir konuma gelecekti.
Ertesi gün Fethi Okyar istifa etti. Meclisteki muhalefet yeni hükümet kurmaya çalıştı ancak bu çabalardan her hangi bir sonuç alınamadı. Bu gelişmeler ülkede bir hükümet krizi gösteriyordu. İşte bu şartlarda M. Kemal, 29 Ekim 1923 tarihinde meclise bir kanun teklifi vererek yönetim biçiminin Cumhuriyet olması halinde hükümet bunalımlarının yaşanmayacağının, bunun için rejimin Cumhuriyet olarak tescil edilmesi ve yönetim biçiminin buna göre düzenlenmesi gerektiğini TBMM'ne sunmuştur.
20 Ocak 1921 tarihli Teşkilât-ı Esasiye Kanunu (Anayasa)'nun devlet şeklini tespit eden maddelerini şu şekilde değiştirilmiştir:
Birinci maddeye "Türkiye Devleti'nin şekl-i hükûmeti Cumhuriyettir" cümlesi eklenmiştir.
İkinci madde; "Türkiye Devletinin dini İslâm, resmî lisanı Türkçedir"
Dördüncü madde; Türkiye Devleti Büyük Millet Meclisi tarafından idare olunur. Meclis, hükümetin ayrıldığı idare konularında Bakanlar Kurulu vasıtasıyla yönetir.
Onuncu madde; Türkiye Cumhurbaşkanı, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu tarafından ve kendi üyeleri arasından bir seçim dönemi için seçilir. Cumhurbaşkanlığı görevi yeni Cumhurbaşkanının seçilmesine kadar devam eder. Görev süresi biten Cumhurbaşkanı yeniden seçilebilir.
On birinci madde; Türkiye Cumhurbaşkanı devletin başkanıdır. Bu sıfatla gerekli gördükçe Meclis'e ve Bakanlar Kurulu'na başkanlık eder.
On ikinci madde; Başbakan, Cumhurbaşkanı tarafından ve meclis üyeleri arasından seçilir. Diğer bakanlar, Başbakan tarafından ve yine Meclis üyeleri arasından seçildikten sonra Cumhurbaşkanı tarafından hepsi birden Meclis'in onayına sunulur. Meclis toplantı hâlinde değil ise, onaylama Meclis'in toplantısına bırakılır.
29 Ekimde yapılan bu anayasal değişikliklerle devletin rejiminin Cumhuriyet olduğu kabul edildi. Cumhurbaşkanlığı oluşturuldu ve M. Kemal Atatürk Cumhurbaşkanı seçildi. Meclis hükümeti sistemi terk edilerek, Kabine sistemine geçildi. Bu sisteme göre; Cumhurbaşkanı meclis içerisinden bir milletvekilini başbakan olarak atayacak, atanmış olan Başbakan beraber çalışacağı bakanları seçecekti. Son olarak meclisten güvenoyu alan hükümet ülkeyi yönetecekti. Bu şekildeki ilk hükümeti yani ilk Cumhuriyet Hükümetini 30 Ekim 1923 tarihinde İsmet İnönü kurmuştur.

Dilek Aymalı
 

Ece

Usta Üye
Katılım
11 Mar 2009
Mesajlar
14,117
Puanları
0
[h=3]Cumhuriyet'in İlanı Nasıl Duyuruldu?[/h]
Mustafa Kemal, 28 Ekim akşamı yemek esnasında; “Yarın Cumhuriyet ilan edeceğiz!” dedi ve hazır bulunanların köşkten ayrılmasının ardından konuyla ilgili olarak, yanında kalan İsmet İnönü ile birlikte 5 saatlik bir çalışmanın ardından bir kanun metni hazırladı.

Bir hükümet bunalımının yaşandığı 1923 yılı Ekim ayının son günleriydi. Mustafa Kemal Paşa, 28 Ekim günü Meclis’ten ayrılacağı sırada Meclis koridorunda Kemalettin Sami ve Halit Paşa ile karşılaştığı zaman, kendisiyle görüşme arzusunda olan bu kişilerle birlikte Kazım Karabekir Paşa’yı Çankaya Köşkü’ne yemeğe çağırdı. Ayrıca İsmet İnönü, Fethi Okyar, Rize milletvekili Fuat Bey, Ruşen Eşref Ünaydın gibi isimler de davetliler arasındaydı.
You must be registered for see images

Mustafa Kemal ve İsmet İnönü
Mustafa Kemal, gelenlere yemek esnasında; “Yarın Cumhuriyet ilan edeceğiz!” dedi ve hazır bulunanların köşkten ayrılmasının ardından konuyla ilgili olarak, yanında kalan İsmet İnönü ile birlikte 5 saatlik bir çalışmanın ardından bir kanun metni hazırladı. Ertesi gün, Büyük Millet Meclisi’nde yeni hükümetin kurulabilmesi için Bakanlar Kurulu üyelerinin seçimi yapılacağı sırada devletin yönetim şekli, idare tarzı, vazife ve sorumluluk alanları konusu muallâkta kalmış olduğu için oylama geçilemeyince Kemalettin Sami Paşa’nın verdiği önerge ile Mustafa Kemal Paşa, Genel Başkan sıfatıyla konuyu açıklığa kavuşturmak üzere memur edildi. Bir saat sonra kürsüye gelen Mustafa Kemal, hazırladığı kanun metnini göstererek devletin şekli ve mahiyetini belirlemek için düşündüklerini teklif edeceğini, kabul edilirse bir hükümet kurulmasının mümkün olacağını söyledi. 20 Kânunusani 1921 Teşkilat-ı Esasiye Kanununda yani anayasada değişiklik yapılmasını öngören bu teklifler, genel kurulda tartışmaya yol açtı. Milletvekillerinden bazıları mevcut durumun korunması ve değiştirilemeyeceği yönünde görüşler bildirdiler. Hatta bu meclisin anayasada değişiklik yapmaya yetkisinin olmadığı ve gelişigüzel düzeltilemeyeceği ileri sürüldü ise de hükümet şeklinin cumhuriyet olması gerektiği ifade edilince Son Osmanlı Vakanüvisi ve Millet Meclisi’nde vekil olarak bulunan Abdurrahman Şeref Efendi: “Hükümet şekillerinin teker teker sayılmasına lüzum yoktur. Hâkimiyet kayıtsız şartsız milletindir. Kime sorarsanız sorunuz, bu cumhuriyettir. Doğan çocuğun adıdır. Ama bu ad, bazılarına hoş gelmezmiş, varsın gelmesin.” Dedi. Bundan sonra teklifin kanunlaşması için gereken işlemler yapılmaya başlandı.
Yıl 1923: İsmet İnönü meclis kürsüsünde
You must be registered for see images

Nihayet tasarı “Yaşasın Cumhuriyet” sesleriyle alkışlanan konuşmalarla kabul edilerek Cumhurbaşkanlığı seçimi için oylamaya geçildi. On dakika içerisinde sayım işi bitirilerek netice İsmet Paşa’ya bildirildi. İsmet Bey şiddetli alkışlar arasında şu sözlerle neticeyi tebliğ etti: “Türkiye Cumhuriyeti riyaseti için intihab arâsına yüz elli sekiz zat iştirak eylemiş ve Cumhuriyet riyasetine yüz elli sekiz aza müttefikan Ankara mebusu Gazi Mustafa Kemal Paşa hazretlerini intihab etmişlerdir.”
Bu sözlerin ardından sürekli ve devamlı alkışlar arasında kürsüye gelen Mustafa Kemal Paşa, Cumhurbaşkanı olarak ilk konuşmasını yaptı. İşte, Osmanlı İmparatorluğu’ndan, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne geçiş demek olan bu süreç Miladi 30 Ekim 1923 tarihli Hâkimiyet-i Milliye Gazetesi’nde şu manşetle yer almıştı:
You must be registered for see images

Hakimiyet-i Milliye Gazetesi 30 Ekim 1923
Büyük Millet Meclisi Dün Gece Sekiz Buçukta Türkiye Devleti’nin Şeklini Müttefikan “Cumhuriyet” Olarak Tespit Ve Dokuza Çeyrek Kala Gazi Mustafa Kemal Paşa Hazretlerini Müttefikan “Reisicumhur” İntihab Eyledi.
Reisicumhurumuz, hitabelerine: “Türkiye Cumhuriyeti mes’ud, muvaffak ve muzaffer olacaktır” cümlesiyle nihayet verdiler
Türkiye Büyük Millet Meclisimizin bu şerefli ve safa-bahş kararıyla bütün buhranlar hal edilmiştir.
Cumhuriyetimizi tesis eden kanun
Türkiye Reisicumhuru Devletin Reisidir.
Madde 1-Hâkimiyet bila-kayd ü şart milletindir. İdare usulü halkın mukadderatını bizzat ve bilfiil idare etmesi esasına müsteniddir. Türkiye Devleti’nin şekl-i hükümeti cumhuriyettir.
Madde 2-Türkiye Devleti’nin dini din-i İslam’dır; resmi lisanı Türkçe’dir.
Madde 4-Türkiye Devleti Büyük Millet Meclisi tarafından idare olunur. Meclis, hükümetin inkısam ettiği şuabat-ı idareyi İcra Vekilleri vasıtasıyla idare eder.
Madde 10-Türkiye reisicumhuru Türkiye Büyük Millet Meclisi heyeti umumiyesi tarafından ve kendi azası meyanından bir intihab devresi için intihab olunur. Vazife-i riyaset yeni reisicumhurun intihabına kadar devam eder. Tekrar intihab olunmak caizdir.
Madde 11-Türkiye reisicumhuru devletin reisidir. Bu sıfatla lüzum gördükçe Meclise ve Heyet-i Vekile’ye riyaset eder.
Madde 12-Başvekil, reisicumhur tarafından ve Meclis azası meyanından intihab olunur. Diğer vekiller başvekil tarafından yine Meclis azası arasından intihab olunduktan sonra heyet-i umumiyesi reisicumhur tarafından Meclisin tasvibine arz olunur. Meclis hal-i içtimada değilse, keyfiyet-i tasvib Meclisin içtimaına talik olunur.
Denilen bu karar ve kanun bütün memlekete duyuruldu ve Türkiye’nin her tarafında bir Osmanlı saltanat selamlama teamülü olan 101 pare top atışıyla ilan edildi.


Cumhuriyeti tesis eden kanun
Kaynaklar:
Hâkimiyet-i Milliye Gazetesi, Sayı: 953. (30 Ekim 1923 tarihli nüsha)
ATATÜRK, Nutuk, s. 533-541. Ankara, 1997.


Alıntı: Emre Gül/ Dünya Bülteni
 
Üst Alt