• Kaynak menüsünden dosya indirebilmek istiyorsanız lütfen forum kullanım bilgisini okuyunuz

Dershane Tarih Derslerindeki başarısızlığın/İlgisizliğin sebepleri

etrak

Veziri Azam
Yönetici
Vezir-i Azam
Katılım
14 Mar 2009
Mesajlar
108
Puanları
28
Sayın Meslektaşlarım,

Tarih Öğretmenlerinin ders anlatımında en büyük sorunları, öğrencilerin derse yönelik ilgisizlikleridir. Bunun birçok sebebi olmalı diye düşünüyorum. Meslek hayatında sadece 7 yılık tecrübem var ama yinede bazı noktalar dikkatimi çekti, aşağıda bunları maddeler halinde...
Tam içeriği görüntülemek için lütfen giriş yapın. Giriş yap veya üye ol.
 

ayyıldız

Veziri Azam
Yönetici
Vezir-i Azam
Katılım
11 Mar 2009
Mesajlar
3,459
Puanları
83
Sayın Hocam öncelikle mesleğinize olan bağlılığınızdan ve paylaşımcı, katılımcı yaklaşımınızdan ötürü sizi tebrik ediyorum. Dersane öğretmeni değilim. Anadolu Lisesinde çalışan bir öğretmenim. Yukarında belirttiğiniz sorunların hepsine katılıyorum. Özellikle 3,4,5 ve 7. maddelerin daha ağır bastığını düşünüyorum. Geçmiş ile gelecek arasında köprü kurmanın aslında işbilen bir tarih öğretmeni için sorun olmadığını düşünüyorum. Yalnız bir konuya açıklık getirmekte fayda var. Öğrencilerimiz aslında tarihe ilgi duyma konusunda sıkıntı çekmiyorlar. Sadece ilgi duydukları konular daralmış olduğundan bütün beklentilerini ve bilgilerini, araştırma isteklerini o yöne kaydırıyorlar. Söz gelimi bir öğrencinin sadece Cumhuriyet Tarihine ilgi duyması veya Osmanlı Devletine ilgi duyması gibi. Oysa tarihin bir bütün olduğunu Özellikle Türk tarihinin bütünlük içinde ele alınması gerektiğini öğretmeliyiz. Burda öğretmenlerin tutumları çok önemli. Öğretmenin hassasiyeti nispetince çocukta tarih bilinci gelişiyor. Öğretmen baştan savma bir tarih öğretimi yapıyorsa çocuk sadece o dersi geçmek istiyor.
Yukarıda belirttiğim sıkıntı dersane öğretmenlerince nasıl algılanır konusuna geçmeden önce izninizle bir konuyu açmak ve bu konuda buradaki tüm arkadaşların görüşlerini de almak lazım geldiğini düşünüyorum. Öğrenciler malumdur ki Üniversiteye gidebilmek uğruna yapılması ne gerekiyorsa yapmaya çalışıyorlar. Bunlardan biri de dersaneye gitmek. Dersaneye gitme fikri öğrencilerde okulla birlikte düşünülmeye başlandı son yıllarda. Hafta içi okul hafta sonu dersane. Burada TV'lerde yapılan eleştirileri gündeme getirmek istemiyorum. Öğrencilerimizi ikilem içinde bırakmadan onların ihtiyaçlarını karşılamamız gerektiğini düşünüyorum. Düşünün okuldaki öğretmeniyle dersanedeki öğretmeni farklı hassasiyetlere veya pedagojik yaklaşımlara sahip olunca öğrenci bir bocalama içerisine giriyor. Üstelik Sosyal Bilimlerde bu durum daha sıkıntılı bir hal alabilir çocuğun eğitiminde. Açtığınız konu belki dersane öğretmenleri arasında konuşulması planlanmış bir konu olbilir ama burada bizim öncelikle okul - dersane arasındaki öğrenci için öğretmenlerin ortak bir tavır ile birleştirici ve tamamlayıcı faktör olmasından yanayım. Bu konu konuşulup bu konuda fikir birliği için neler yapabilirizi cevaplayınca yukarıda saydığım maddeler ile ilgili yorumlar yapacağım.
Saygılarımla.
 

etrak

Veziri Azam
Yönetici
Vezir-i Azam
Katılım
14 Mar 2009
Mesajlar
108
Puanları
28
Okul - Dershane işbirliği

Sayın ayyıldız hocam,

Güzel sözleriniz için teşekkür eder, çok haklı olduğunuzu baştan belirtmek isterim, belkide saydığım problemlerin çözümü okul-dershane işbirliğinden geçiyor....

Bu konuyu en baştan beri açmayı düşünüyordum ama, Okul öğretmenleri ile Dershane öğretmenleri arasında yaşanabilecek tartışmalardan çekiniyordum. Malum iki tarafın araları pek iyi sayılmaz. Konu açılmışken yaşadığım bazı rahatsızlıklardan bahsetmek isterim: Okul öğretmenlerinin meslektaşları olan biz dershaneciler için zaman zaman şu sözleri sarfettiklerini duyuyoruz: "Onlar iyi öğretmen olsaydı, Devlete atanabiirlerdi, Kpss'de başarılı olamayan dershanede görev yapıyor veya dershanecilerin bütün tarih konularına seçenekler üzerinden test mantığı ile baktıkları vb.gibi..."

Bunun tersi de söz konusu oluyor tabii ki, bu seferde dershanede çalışan Tarihçiler Okul öğretmenlerini beğenmemezlik yapıyorlar; "Okuldakiler atanmış olabiler ama hiçbirşey bilmiyor ve anlatmıyorlar, tabii ki tuzları kuru, bütün işi biz yapıyoruz vb. gibi"

Sonuç olarak iki grubunda birbirlerine olan yaklaşımları hiç uygun değil. İlla başarılı olmak için bir diğerini kötülemek mi lazım?

Sanırım şöyle bir çözüm olabilir; Bölgenin Okulda görev yapan Tarihçileri ve Dershanede görev yapan Tarihçileri belirli zamanlarda bir araya gelip fikir alış-verişinde bulunabilirler. Bu aslında iki tarafa da kazandıracaktır. Dershane öğretmeni de okulda görev yapan öğretmende bu şekilde daha az zamanda daha çok ayrıntı verebilir, iş yükünü hafifletebilir. Öğrenci zihnide karışmamış olur.

Çözüm önerileri genişletilebilinir, arttırılabilinir.
Unutmamalı ki, hepimiz aynı amaç için mücadele ediyoruz ve bu işten ekmek yiyoruz, birbirimizi karalamaktan vazgeçip işbirliği yapmalıyız...

Diğer meslektaşlarım bu konuda ne düşünüyor acaba?
 

kristal

Veliaht
Yönetici
Veliaht
Katılım
12 Mar 2009
Mesajlar
3,061
Puanları
48
, Okul öğretmenleri ile Dershane öğretmenleri arasında yaşanabilecek tartışmalardan çekiniyordum.
konu ile iligili yazılabilecek çok şey var...
sorun ne sizden ne bizden kaynaklanmıyor...
ısrarla hep yazdım yazacağım...YANLIŞ SİSTEM...
benim gözlemim dershaneye giden öğrenci "bu konuyu
nasıl olsa dershanede dinlerim" diyerek okulu boşluyor...
ilginç olansa aynı yaklaşımı dershanedede gösteriyor...
"burda olmadı okulda dinlerim" velhasıl ikisindede dinlemiyor...
yine okul ortamının daha kuralcı olması dershaneye giden öğrenci
için okulu sıkıcı hale getiriyor...
ister okul ister dershane öğretmeni olalım farketmez...
bizler vicdanımıza karşı sorumluyuz...öğretmen olarak çalıştığımız kurum
veya koşullar değil, "nasıl daha iyi öğretmen olabilirim" olmalı derdimiz...

okul-dershane işbirliğinden geçiyor
buna yürekden katılıyorum...sanırım burdur un başarısı da
bundan kaynaklanıyor...
 

ayyıldız

Veziri Azam
Yönetici
Vezir-i Azam
Katılım
11 Mar 2009
Mesajlar
3,459
Puanları
83
Sanırım şöyle bir çözüm olabilir; Bölgenin Okulda görev yapan Tarihçileri ve Dershanede görev yapan Tarihçileri belirli zamanlarda bir araya gelip fikir alış-verişinde bulunabilirler. Bu aslında iki tarafa da kazandıracaktır. Dershane öğretmeni de okulda görev yapan öğretmende bu şekilde daha az zamanda daha çok ayrıntı verebilir, iş yükünü hafifletebilir. Öğrenci zihnide karışmamış olur.

QUOTE]



Hocam söylediğiniz iyi niyetler ve temayüller neticesinde oluşacak bir durum. Burda aslında çarpık vaziyet: öğrencinin sakal ve bıyık arasında gidip gelmesi.. Biz (tüm öğretmenler ) öğrenciyi yakışıklı efendi görmek istiyoruz, ama bizim delikanlı ikilem içerisinde kalıyor. Şöyle söyleyeyim sayısal sınıflarda dersine girdiğim bazı sınıflarda tarih dersine öğrencilerin gerçekten ilgi duyduğunu sevmek için gayret gösterdiğini görüyorum. Ama ne hazindir ki 'tarihten kac soru yapacaksın ki fizik sorusuna eş olsun'

2010- ÖSYS SYS
İkinci Akinci Aşşama : Lisans Yerleama Yerleşştirme Stirme Sınav navı (LYS)
İİkinci Akinci Aşşama (LYS) Puan Tama Türleri
Testlerin Ağırlıkları(% olarak)
P. TürüTürkçe Tem.Mat.Sos.Bil. Fen Bil. Mat. Geo. Fiz. Kim. Biyo.
MF-1 11 16 5 8 26 13 10 6 5
MF-2 11 11 5 13 16 7 13 12 12
MF-3 11 11 7 11 13 5 13 14 15
MF-4 11 14 6 9 22 11 13 9 5
1. MF Grubu Puan T Türleri (SAY rleri SAY-2 yerine kullan kullanılacak) lacak)
MF-1 puan türüMatematik AğırlıklıTemel Bilim Programlarıiçin,
MF-2 puan türüFen AğırlıklıTemel Bilim programlarıiçin,
MF-3 puan türüSağlık Bilimleri programlarıiçin,
MF-4 puan türüise Mühendislik ve Teknik Programlar için öngörülmüştür.

yukarıdaki tablodan bazı sayısal öğrencisi söz gelimi geleceğin medar-ı iftihar doktor hanımları mühendis beylerin bazıları tarih derslerini adeta ikinci sınıf ders gibi görerek nasıl olsa bu bana üniversiteye girişte fayda sağlamıyor düşüncesi içinde olduğunu gözlemliyorum. Sağlasa da o küçücük faydayı ben biraz daha biyoloji ezberlerim düşüncesiyle okuldaki tarih dersi; zihinlere ezber, yazılı gecesi kabusu bir ders; hocam valla sabaha kadar ezberledim savunmaları ile sınavlarına girilen, padişahların hepsi birbirine giriyor rüyamda antlaşmalar imzaladım diyecek kadar tuhaf düşünceler ve hayal dünyası içinde sayısal öğrencileri görmekteyiz.
Bunun yanısıra İlber Hocanın kitaplarını benden sürekli isteyerek hızına benim bile yetişemediğim; Tv'de izlediği tarihle ilgili programla ilgili dakilarca sohbet etmek isteyen; Atatürk ile ilgili verdiğim tüm kitapları bir çırpıda okuyan ; Osmanlı ile ilgili hikayeleri anektodları zevkle dinleyen okuduğu makaleleri bana yorumlatmak isteyen nice sayısal öğrencim de var. bu tezatlıklardan uzunca neden bahsettim. Bu sayısal yaftası yapıştırdığımız öğrenciler dersanede tarih görmüyor. Dolayısıyla Sayılsal dediğimiz öğrencilerimiz olaylara pragmatik ve duygusal açıdan yaklaşıyor. Okulda öğretmen, sınıf ayarlaması yapmayıp aynı tonda ders işliyorsa sayısal öğrencileri tarih dersini ikinci plana atıyor. Peki hocam dersanedeki tarih öğretmenleri bu konuda ne yapabilir? dersek. Onlar böyle bir kitleden bihaber (sınıflarına girmedikleri için söylüyorum)
Bu söylediklerim TM eşit ağırlık öğrencileri için de geçerli.
Gelelim bizim asıl mevzuya ya Sözelciler.
İşte Zurnanın öttüğü yer! Sözel öğrenciler derslerine giren öğretmenleriyle dersanedeki öğretmenleri arasında güzellik (!) ve bilgi (kendilerince) yarışması düzenler. Dolayısıyla öğrencinin 17- 18 yaşındaki o gönül ve zihin terazisi nereye ağır basarsa o taraftaki öğretmen onun için fırsattır. Burda öğrencileri suçladığım anlaşılmasın sakın! Bakın bir küçük hareket tavır söz veya nazar bile ergenlik döneminin kırılganlıgında o genç üzerinde büyük tesir yaparken öğrenci kendine en kolay ulasan (bilgiyi aktaran) kişiyi daha değerli görüyor. Onun o yanılma anlarında biz devreye girmeliyiz işte işin püf noktası ! Ne dersanedeki öğretmen ne okuldaki öğretmen 'Benim şerbetim daha tatlı ' demez ise. O an Yurdumuzun tarih eğitiminde kazandığı andır.[/COLOR] Çünkü ben öğretmenleri rengarenk çiçeklere benzetirim ve onların polenlerinde her arıya yetecek miktarda olduğunu düşünürüm. Biz bütün öğretmenler arılarımızı sadece kendi üzerimize çekmeyelim. Kıskançlık ve kibir ve de hasetlik kadar kalbi körelten duygular yoktur. Yediğimiz her lokmada o çocuklarımızın babalarının alın teriyle kazandığı para var. O yüzden konunun biraz da pedagojik psikolojik yönüne dikkat çekmek istedim.
Sürç-i lisan ettiysem af ola.
Teşekkürler.
 
Moderatör tarafında düzenlendi:

tarihci35

Acemi Üye
Katılım
24 Mar 2009
Mesajlar
27
Puanları
1
Ben şahsen affınıza sığınarak konu başlığının yanlış açılmış olduğunu belirtmek istiyorum.
7 yıldır dershanede tarih öğretmenliği yapmaktayım.
Meslek hayatım boyunca tm-sosyal-sayısal ve meslek lisesi gruplarına girdim. Bu gruplaraki öğrencilerin en fazla tarih dersine ilgi gösterdiğini ve bu dersi kaçırmadıklarını fark ettim.
Yani dershanelerde tarih dersine bir ilgisizlik söz konusu değil hatta şunu çok açık söyleyeyim okulda göstermedikleri ilgiyi özellikle tm ve sayısal öğrencileri dershanedeki tarih derslerine gösteriyorlar.
Hemen hemen bütün dershanelerde sene de iki kez yapılan öğretmen değerlendirme anketinde tarih öğretmenleri üst sıralarda yer alır.
Sonuç olarak ben ortada bir ilgisizlik ya da başarısızlık görmüyorum.
 

bahattin

Acemi Üye
Katılım
30 Nis 2009
Mesajlar
2
Puanları
0
Merhaba arkadaşlar. sanırım meseleye yanlış yerden bakılıyor. ben uzun yıllar dershanede çalıştım şimdi de bir okulda çalışıyorum. mesele okul veya dershane meselesi değildir. Mesele sınav sisteminde tarih dersinin özellikle sayısal ve tm bölümlerinde ağırlığının çok azalmasıdır. Zaten çoğunluk da bu iki gruptan oluşuyor. yani sınavda tarih dersinin ağırlığı artmadığı sürece ağzınızla kuş tutsanız boştur. bu yüzden tarihin hiç olmazsa coğrafya kadar önemli olması için gerekli yerlere baskı yapılmalıdır. diye düşünüyorum. hepimize kolay gelsin.
 

ariföztekin

Acemi Üye
Katılım
15 Mar 2009
Mesajlar
10
Puanları
1
Başarılı sözel alanda öğrencilerim var,okul öğretmeni olarak önce tarih şuuru ve milli ruh verme hedefimin yanında bu öğrencilerimin öss başarısı ile devlet geleneğinde ulema -umera olarak görev almasını arzularken gençlerin a-b-c-d-e ekseninde teget geçmesini istemem.Önce dersi ve öğretmenini sevebilirse ki not sistemin de başarılı olur.
 
Üst Alt