• İletilerinizde "teşekkür" ifadeleri yasaktır. Lütfen teşekkür ederim ... vb ifadeler kullanmayınız.Teşekkür etmek istiyorsanız ilgili iletinin altında yer alan "beğen"ebilirsiniz.

İstiklal Marşı'nın Kabulü

beritli

Acemi Üye
Katılım
3 Eki 2009
Mesajlar
6
Beğeniler
0
Puanları
0
Yaş
55
#1
Sayın Müdürüm,
Saygıdeğer Öğretmenler,
Sevgili Öğrenciler ,

Bugün İstiklal Marşımızın Büyük Millet Meclisi'nde kabulünün 89. yılını idrak ediyoruz.
İstiklâl Savaşı, Türk milletinin ölüm-kalım savaşıdır. Böyle yıllarda milletler kendilerini yaşatan temel değerlerin farkına varırlar. Vatan, millet, hürriyet ve istiklâl gibi kavramların önemi, barış devirlerinde pek anlaşılmaz. Hatta onları umursamayanlar bile çıkar. Fakat bir milleti ölüm ile karşı karşıya bulunduran savaş, onların ne kadar hayatî olduğunu kuvvetle hissettirir. Bunlar öyle kıymetlerdir ki, onlar olmadan millet yaşayamaz. Bundan dolayı insanlar bu değerler uğruna ölümü göze alır .Böyle zamanlarda duygu yüklü,inanç,azim yüklü edebi eserler ortaya çıkar.İstiklal Marşı’da böyle bir atmosferde yazılmış müstesna bir eserdir.
İstiklâl Marşı Nasıl Kabul Edildi ?...
İstiklâl mücâdelesinin en karanlık döneminde milletin duygularına tercüman olacak bir "İstiklâl Marşı"nın yazılması arzu edilmiş ve böylece, Maarif Vekâleti(MEB.) tarafından bir müsabaka (yarışma)açılmıştır. Müsabakada birinciliği kazanacak eser sahibine 500 lira mükâfat verileceği ilân edilmişti.
Yurdun her tarafından 724 eser bu müsabakaya katıldı. Fakat yazılan marşlar, milletin hissiyatına tercüman olacak bir durumda değildi.
Mehmet Âkit, marşın parayla ödüllendirilecek olmasından dolayı müsabakaya katılmamıştı. Ancak zamanın Maarif Vekili(Milli Eğitim Bakanı) Hamdullah Suphi böyle bir marşın ancak Mehmed Akif tarafından yazılabileceğini düşündüğünden;milletin bu en zor zamanında böyle bir görevden kaçmamasını rica ederek O’nu ikna etti.
"Pek aziz ve muhterem efendim,
İstiklâl marşı için açılan müsabakaya iştirak buyurmamaklarındaki sebebin izâlesi için pek çok tedbirler vardır Zât-i üstadânelerinin matlûb şi'iri vücûda getirmeleri maksadın husûli için son çâre olarak kalmıştır. Asl endîşenizin icâbettiği ne varsa hepsini yaparız. Memleketi bu müessir telkin ve tehiç vâsıtalarından mahrum bırakmamanızı rica ve bu vesile ile en derin hürmet ve muhabbeti arz ve tekrar eylerim.
''
Bu önemli görevi üstlenen M.Akif Ankara’daki Taceddin Dergahı’na kapanarak “Kahraman Ordumuza” diyerek başladığı İstiklal Marşı’nı yazdı.
Marş Milli Eğitim Bakanı Hamdullah Suphi Bey tarafından meclis kürsüsünden okunurken şiirin her kıtası coşku ve alkışlarla karşılandı; milli marşımız olarak kabul edildi.

Kışın giyecek paltosu olmayan Mehmet Akif müsabaka için ayrılan 500 lirayı o zaman fakir çocuk ve kadınlara örgü öğretmek, bir meslek edindirmek amacıyla kurulmuş bulunan Darü'l Nisaiyye'ye bağışladı.
İstiklâl Marşı, millî karakterimizi, tarihimizi, imanımızı, Millî Mücadele günlerinin heyecanını içinde taşıyan, o günleri ve o günleri yaşayanların duygularını nesilden nesile aktaracak olan emsalsiz bir abidedir. Çanakkale Savaşı'nı abideleştiren Akif, Millî Mücadele'ye de İstiklâl Marşı abidesini hediye etmiştir. İstiklâl Marsı sadece duygu yönünden değil, şiir sanatı yönünden de büyük değere sahiptir.
Milli şairimizin “O şiir bir daha yazılamaz, onu yazmak için o günleri görmek, o günleri yaşamak lazım, o şiir artık benim değil milletin malıdır.”ifadesine
yürekten katılarak, milletimizin bir daha böyle zor günler yaşamamasını diliyor; kendisini rahmet ve şükranla anıyoruz.

Mustafa GENEL
Tarih Öğretmeni
 

Similar threads

Üst Alt