• İletilerinizde "teşekkür" ifadeleri yasaktır. Lütfen teşekkür ederim ... vb ifadeler kullanmayınız.Teşekkür etmek istiyorsanız ilgili iletinin altında yer alan "beğen"ebilirsiniz.

Kuran'ın tarihsel geçerliliği hakkında bir deneme

Katılım
23 Nis 2013
Mesajlar
14
Beğeniler
0
Puanları
0
Yaş
36
#1
Değerli arkadaşım, bu yazıyı okurken sizden isteyeceğim şey sadece düşünmenizdir. Bu yazı , Kuran-ı Kerim’in tek mutlak doğru olduğunu sadece Kuran-ı Kerim’in kendisini göstererek ispatlamıştır. Kuran-ı Kerim’in tek doğru olduğunun anlaşılmasının bir yolu, yine Kuran-ı Kerim’in kendisidir. Nasıl mı?

Elinize bir Kuran alınız. Okuyunca Kuran-ı Kerim’deki en büyük azarlanan toplumun İsrailoğulları olduğunu göreceksiniz. Eğer elimizdeki Kuran-ı Kerim, aslı bozulmuş ve değiştirilmiş olsaydı, bu tahrifatı İsrailoğulları yapmalıydı. Çünkü Kuran-ı Kerim’de en fazla azarlanan toplum İsrailoğullarıdır. Ayrıca İsrailoğulları , İslam düşmanı Müşriklerden farklı olarak üstün ırk psikolojisine sahip olduğundan İsrailoğullarının diğer topluluk ve tapımlardan daha fazla Kuran-ı Kerim’e düşmanlık potansiyelleri vardır(*). Şu anda dünyamızı saran karanlık bulutlar uyuşturucu , silah ve daha diğer mafyaların eseridir. Tüm bu mafyaların altında yatan gerçek ise ; bu düzenin mimarlarının ve ana uygulayıcılarının İsrailoğulları olduğudur. Eğer İsrailoğulları , Kuran-ı Kerim’i tahrif edebilseydi, eğer Kuran-ı Kerim metni , bozulmaya değiştirilmeye uğrasaydı , ilk önce İsrailoğullarını azarlayan ayetler bozulur tahrif edilirdi. Kuran-ı Kerim’deki ‘İsrailoğulları’ imajı silinmeden İsrailoğullarına rahat yaşam , rahat faaliyet olamazdı. Geçmiş yüzyıllarda, İslam topraklarında ise İsrailoğulları, yalancı müslümanlık-münafıklık temelinde bu tahrifi yapabilecek ilk kişilerdi. Ama elimizdeki Kuran-ı Kerim’de İsrailoğullarına dikkat çeken , onları azarlayan ayetleri görüyorsak demek ki Kuran-ı Kerim hiç değiştirilmemiştir(**).

Elinize bir Kuran alınız. Okuyunca Yunus Suresi 37. ve 38. ayetlerinde şunu göreceksiniz: “Bu Kuran, Allah’tan başkası tarafından yalan olarak uydurulmuş değildir. Ancak bu, önündekileri doğrulayan ve kitabı ayrıntılı olarak açıklayandır. Bunda hiç şüphe yoktur, alemlerin Rabbindendir. Yoksa : “Bunu kendisi(Muhammed Peygamber) yalan olarak uydurdu” mu diyorlar? De ki : “Bunun benzeri olan bir sure getirin ve eğer gerçekten doğru sözlüyseniz Allah’tan başka çağırabildiklerinizi de çağırın.””. Bu ayetlerde Kuran-ı Kerim’in insan kelamı olduğundan şüphelenenlere ‘o zaman haydi benzerini yazın yoksa zilleti kabul edin’ düellosu yapılmıştır. Eğer Kuran-ı Kerim’dekine benzer ayet yazılabilseydi, bu metin Mekke döneminde ve yedinci yüzyıldan itibaren , İsrailoğullarınca muhafaza edilir ve İsrailoğulları kanalıyla günümüze kadar gelir ve şimdi her yere dağıtılırdı. Bu durum hala geçerlidir. Kuran-ı Kerim ayetine benzer cümle yazılabilse , Yahudilerin bunu Dünya kamuoyuna bomba gibi düşürmesi gerekmez mi? Kuran-ı Kerim’de insan ürünü cümle olsa idi,bu cümleye bakılarak, Kuran-ı Kerim’e benzer cümle yazılmaya teşebbüs edilebilinirdi. Demek ki Kuran- Kerim, insan yapımı değildir(***).

Buraya kadar anlattığım, Kuran-ı Kerim’in insan yazımı olmadığı, insan sözü olmadığı ve insanlar tarafından da değiştirilmediğidir. Satırı satırına her cümlesinin doğru olduğudur. Dolayısıyla Materyalizm ve Materyalist Ateizm, sadece Kuran-ı Kerim’e bakarak Kuran-ı Kerim’in tek mutlak doğru olduğunu , Allah’ın kelamı olduğunu anlayabilecektir inşaAllah. Bu makalede hedef olarak şüpheci mantığı bombardımana tuttuk. Yani sözgelimi, “Muhammed Peygamberin yaşadığını nereden biliyorsun?” , “Kuran’ın değiştirilmediği ne malum?” , “Kuran Ortaçağın sonlarında insanlarca yazıldı” , “İslami tarih tabiiki Kuran’ı savunur , İslami tarih ne derece güvenilirdir?” gibi şüpheleri giderdiğimiz inancıyla muhataplarımızla Kuran-ı Kerim’in ve Sünnet-İcma-Kıyas’ın ışıklandırdığı temelde yürüyoruz.

(*) : 1965-1973 yılları arasında Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Büyük Locası Büyük Üstadı olan Hayrullah ÖRS; “Musa ve Yahudilik” isimli kitabının 37. sayfasında şu bilgileri verir: “ M.Ö. 300’e doğru da Tarihler, Ezra ve Nohemya bölümleri. Bu son tarihten sonra Eski Ahd’in (Tevratın) artık şimdiki şeklinde kaldığı, hatta bir harfinin bile değiştirilmediği bir gerçektir.” Dolayısıyla şu an elimizdeki Tevrat ; tüm İslam tarihini görüp geçirmiş bir kitaptır. İşte bu kitabın yani Tevrat’ın birçok bölümlerinde İsrailoğullarına , kendi ırkı dışındaki herkese kindarlık telkin edilmektedir. Örnek olarak ; Yasanın Tekrarı Bab 14 ayet 2 : “Tanrınız RAB için kutsal bir halksınız. RAB öz halkı olmanız için yeryüzündeki bütün halkların arasından sizi seçti.” . Yasanın Tekrarı Bab 7 ayet 22 ve 23 : “Aranızda olan Tanrınız RAB ulu ve heybetli bir Tanrı’dır. Bu ulusları önünüzden azar azar kovacak. Onları birden ortadan kaldıramazsınız. Yoksa çevrenizde yabanıl hayvanlar çoğalır. Tanrınız RAB onları elinize teslim edecek ve hepsi yok oluncaya dek onları şaşkına çevirecek.”. Yaratılış Bab 13 ayet 14 ve 15 : “Lut Avram’dan ayrıldıktan sonra, RAB Avram’a, “Bulunduğun yerden kuzeye, güneye, doğuya, batıya dikkatle bak” dedi, “Gördüğün bütün toprakları sonsuza dek sana ve soyuna vereceğim.”. Mezmurlar Bab 2 ayet 7 - 9 : “RABbin bildirisini ilan edeceğim: Bana, “Sen benim oğlumsun” dedi, “Bugün ben sana baba oldum. Dile benden, miras olarak sana ulusları, mülk olarak yeryüzünün dört bucağını vereyim. Demir çomakla kıracaksın onları, Çömlek gibi parçalayacaksın.”. Dolayısıyla yahudiler için yahudi olmayanlara savaş açmak bir ibadettir. Bu yüzden Kuran-ı Kerim yahudiler için en büyük tehlike olarak kabul edilmiştir.

(**) : Bir itiraz olarak şu düşünce öne sürülebilir: “Yahudiler , ayet tahrif etse ; önce Tevrat’ta; Yehova’nın yahudileri azarladığı ayetleri değiştirirlerdi.” Cevaben diyorum ki : her din kendi içinden bakıldığında tutarlıdır. ‘Üstün Irk’ psikolojisine sahip yahudilerin , Tevrat’ı; diğer milletlere iyi görünmek için değiştirmesi mümkün değildir. Ayrıca Tevrat’taki Tanrı kavramı İslam’daki Tanrı kavramı gibi değildir, Tevrat’ta ‘Tanrı Yehova’ yorulur dinlenir güreşir ve güreşte yenilir. Böyle bir Tevrat yapısında yahudilerin ‘Tanrı Yehova’ tarafından azarlanması yahudiler için büyük bir övünç olmaktadır. Dolayısıyla sözünü ettiğimiz itiraz geçersizdir.

(***) : Bir itiraz olarak şu düşünce öne sürülebilir: “Sen Nazım Hikmet gibi şiir yazamazsın; nasıl Nazım Hikmet’in şiir üslubu kendine özgüyse Kuran da kendine özgüdür; benzerinin yazılamaması doğaldır” diyenlere cevap verelim; 21. Yüzyılda “Kuran-ı Kerim’e benzer, Kuran-ı Kerim’e alternatif kitap” (!) olarak tanıtılan ‘True Furqan’ yazılmıştır;kimsenin üzerinde durmayacağı kadar önemsiz bulunmuştur bu çalışma. Ama bizi ilgilendiren , şu gerçektir : ‘True Furqan’ ’ın varlığı gösterdi ki, Kuran-ı Kerim’e benzer ayet yazılmaya otam müsaittir ,Kuran-ı Kerim’e benzer cümle yazmaya özgür ortam mevcuttur. Dolayısıyla sözünü ettiğimiz itiraz geçersizdir.
 

Benzer Konular

Üst Alt