1. Üniversiteye Girişte Yeni Sistem ve Tarih Dersi konusunda görüşlerinizi paylaşır mısınız ? http://www.tarihbilinci.com/konular/universiteye-giriste-yeni-sistem-ve-tarih-dersi.33734/
    Duyuruyu Kapat

lise tarih dersi müfredat taslağı

'Tarih Dersleri Müfredatları' forumunda etrak tarafından 18 Mart 2016 tarihinde açılan konu

By etrak on 18 Mart 2016 15:17
  1. etrak Veziri Azam Vezir-i Azam

    Katılım:
    14 Mart 2009
    Konular:
    16
    Mesaj:
    94
    Alınan Beğeniler:
    11
    Ödül Puanları:
    8
    En son bir moderatör tarafından düzenlenmiş: 17 Ocak 2017
    somadeva, karaman2288 ve haybir bunu beğendi.

Bu Sayfayı Paylaş

Yorumlar

'Tarih Dersleri Müfredatları' forumunda etrak tarafından 18 Mart 2016 tarihinde açılan konu

  • Bu Sayfayı Paylaş

    1. atahoca
      atahoca
      Taslak programı ttkb.meb.gov.tr/meb_iys_dosyalar/2016_03/16053500_taslak_tarih.pdf yeni gördüm. Üyelerimiz haklı tenkitlerini sunmuşlar.
      Dört işlem hadi o kadar olmasın denklem, oran-orantı; anlam bilgisi gibi konularda ciddi sorun yaşayan gençliğimiz için bu programı hazırlayanlar acilen Anadolu'nun değişik yerlerinde bu programın pilot uygulamasını yapmalı. Gerçi oraya kadar gitmeye gerek yok kendi çocukları ile deneme yapsınlar.
      Bu taslakta ders saati göz önüne alarak daraltılmaya gidilmesinden de bahsedilmiş. Ele alınan konuları da kuşa çevirme, elde var "0" ne diyeyim...
      Lise talebelerinin ekserisi programın dilini dahi anlayamaz.
      Lisansüstü hatta doktora programı gibi olmuş.
      Çok şey yazılabilir. Vakit yeterli değil.

      Ders saatleri konusunda ise bir şerh koymak lazım. Günde 8 saat; haftada 15-16 farklı ders çeşidi eğitim açısından çok uygun değil. Saat ve çeşit düşürülmeli. Bu bağlamda Tarih dersinde ya müfredatın sadeleştirilmesi (yanlış anlaşılmasın verilmesi ereken verilsin) ya da ... (buraya çok şey yazılabilir) şeklinde olabilir.

      Not: Siteye girişte şu problem çıkıyor. Yetkililer sorunu düzeltirse üyelerimiz gönül rahatlığı ile foruma girebilir.Yanıltıcı bir siteye girmek üzeresiniz

      www.tarihbilinci.com sitesindeki saldırganlar, yazılım yükleme veya kişisel bilgilerinizi (örneğin, şifreler, telefon numaraları veya kredi kartları) ortaya çıkarma gibi tehlikeli şeyler yapmak için sizi kandırabilir.
      En son bir moderatör tarafından düzenlenmiş: 23 Nisan 2016
    2. Kürşad Alperen
      Kürşad Alperen
      Taslak program hakkında güncel bilgisi olan var mı acaba?
    3. zeybek
      zeybek
      Bu taslak proğram bu sene mi uygulanmaya başlayacak arkadaşlar.herhalde ders kitapları da hazır değil.
    4. temür_oğlu
      temür_oğlu
      Taslak programı bu haliyle hiç uygulanmaz inşallah
    5. nurdamla
      nurdamla
      arkadaşlar herkese yeni eğitim öğretim yılında başarılar dilerim,programın değiştiği belirtiliyor,ancak okula gelen kitaplarda eskisi gibi,kitapların dağıtımı durdurulmuş ancak,müfredatta bir değişiklik göremedim.bu yeni program bu yıl uygulanabilecek mi?bilgisi olanlar paylaşırsa iyi olur teşekkür ederim.
    6. m_meltem_m
      m_meltem_m
      Arkadaşlar merhaba,öncelikle herkese güzel bir eğitim öğretim yılı diliyorum.

      Taslak tarih programı kabul edildi mi acaba?Bu sene yıllık planları eski müfredata göremi yapacağız?Bilgisi olan yanıtlarsa çok sevinirim.
    7. Yorgun
      Yorgun
      Şu ana kadar bir değişiklik yok...::TALİM VE TERBİYE KURULU BAŞKANLIĞI::..
    8. taval
      taval
      Tarih müfredatı ile ilgili yeni bir çalışma yapıldığı okul idaresince bildirildi. Bu konuda ki gelişmeleri takip eden arkadaşlar paylaşabilirler mi?
    9. kristal
      kristal
    10. aslanacan
      aslanacan
      Kıymetli arkadaşlar müfredat ile ilgili değişiklik ve görüş bildirme hakkında lütfen duyarlı olunuz. tarihimizi Malazgirt ile başlatmak Türk milletini yok saymakla eşdeğer değil mi?
    11. ütopyaN
      ütopyaN
      'Kadim'Dünya_İnsan.Bu nedir?Nasıl bir dil?Ünite isimleri Harry Potter yada Yüzüklerin Efendisi'nden bir seri gibi:Sufiler ve Alimler,Barok ve Lale,Şavaşanlar_Üretenler vs...Bir de her konuya inanç,din,tasavvuf konulmays çalışılmış.Bilimsellikten uzak ...17 yıllik ögretmenim het sene fikir soruluyor bize.Hepimixin orfak fikri konularon yoğunluğu ya da bir diğet ifadeyle ders saatleronin yetersizliği iken daha beter edilmiş.Umarim 1 Nisan'da biri çıkıp 'şaka' der...
    12. halkapınar
      halkapınar
      9. sınıf kadim uygarlıklarla misyonerlik yolunu açıyor.
      Osmanlı Tarihi 10 ve 11. sınıflara bölünmüş. 10. sınıfta duraklamaya kadar yer verilmiş. 11. sınıflarda buradan yıkılışa kadar işlenecek. 11. sınıflarda Tarih dersi sadece sözellerde ve seçmeli olduğundan Osmanlı Tarihi okullarda herkesin öğreneceği tarih olmaktan çıkıyor.
      İnkılap tarihi genişletilmiş. Darbeler bölümü eklenmiş. İnkılaplar ve ilkeler aynen duruyor.
      Çağdaş Türk ve Dünya Tarihi İsrail'in kuruluşu ve genişlemesi hafifletilmiş. 15 Temmuz ve fetö programa girmiş.
    13. taval
      taval
      Tarihsel Diyalog ve Araştırma Dernekleri güdümüyle yapılan tarih projesi yaklaşımına hassasiyetle bakmanın gerekli olduğu mülahazasındayım. Bu mecra da proje alt kimlikler lehine üst ana kimliklerin önemini yitirmesi için en gayretli çalışmalara imza atılmaktadır. Bu bakış ve yaklaşımla tarihine uzak, millet olma şuurundan mahrum garabet bir nesille tanışmamız çok uzak değildir. AB müktesebatı dayatmasıyla adeta dünya vatandaşı yetiştirme görevi tarih öğretmenlerine tevdi edilmek istenmektedir. Türk tarihi bilinmesin, unutulsun, yok sayılsın gayretinde olan Avrupa Birliği, Türk'e Türk Tarihini nasıl öğreteceğini ders verirken, kendi ders kitaplarında neler yazıldığını ve öğretildiğini ufak bir araştırmayla öğrendiğimiz de çok şaşırtıcı manzaraların karşımıza çıktığını unutmamalıyız.


      1. GÜNEY KIBRIS RUM YÖNETİMİ
      Devlet Okullarındaki Ders Kitaplarına Türklerle ilgili neler yazıyor (Kıbrıslı Türkler kitaplarında EOKA yı, Akritas Soykırım Planını, İfestosu Yorgacisi ve Makariosu aklamaya çalışırken bakın onlar neler yazmışlar?!):
      a. İlköğretim Okuma Kitabında;
      Harap Bir Köy adlı okuma parçasında, köyün 1974 yılında Türkler tarafından harabeye çevrildiği anlatılmaktadır. Parçada köy halkının her şeyi bırakarak köyü terk ettiği dramatize edilerek resimli bir şekilde anlatılıyor.
      Kuzey Kıbrıslı Yunanlılar, Türk Ordusu tarafından evlerini terk etmek ve adanın özgür bölgelerine göç etmek zorunda bırakıldılar.
      Parçada; kuzeyde bıraktığı evi ziyarete giden ailenin büyük kızı, dönüşte iki salyangoz getirir. Evin küçük kızı salyangozları görünce gözleri dolar: Evlerini sırtlarında taşıyorlar, keşke ben de aynısını yapabilseydim.der.
      Göç başlıklı yazıda, Lozan Antlaşması (24 Temmuz 1923) çerçevesinde gerçekleştirilen nüfus mübadelesinde Yunanlıların evlerini, topraklarını satıp göç ettikleri konusu trajik bir şekilde anlatılmaktadır.
      1821 ayaklanmasını anlatan yazıda; Sakız Adasının Türkler tarafından yerle bir edildiği, köy ve şehirlerin yakıldığı; kadın, çocuk ve ihtiyarların boğazlandığı, genç kızların ise yine Türkler tarafından köle pazarında satıldığı anlatılmaktadır (Tam tersi yapılmasına rağmen).
      İzmirin Türklerin eline geçmesi ve devamında yaşanan nüfus mübadelesinin trajik bir şekilde anlatıldığı yazı; İzmirin alevler içinde kaldığı, Yunanlı nüfusun canlarını kurtarmak için küçük sandallara dolup denize açıldığı görüntüsü yaratılan bir resimle desteklenmiştir.
      Hikâyede EOKAcı Grivasın da lakap olarak aldığı efsanevi Diğenisin Beşparmaklar ile öyküsü anlatılmaktadır. Beşparmakların ilk çağlardan beri Helenlere ait olduğunu vurgulanmaktadır.
      Öykü ilk çağ dönemine ait olmasına rağmen konu Türklere getirilmekte ve Eflâklı bir Yunan çocuğun nöbet yerine giderken Türk-Arap korsanların Kıbrısa saldırdıkları ve adanın yeşil kıyılarının kızıl kana bulandığı anlatılmaktadır. Nöbetçi çocuğun, arkadaşlarını, kardeşlerini; kılıçlarını kuşanıp Türkler ve Araplara karşı savaşmaya çağırdığı bir kahramanlık öyküsü olarak anlatılmaktadır.
      Türk İşgali adlı şiirde Barış Harekâtı dramatize edilerek anlatılmaktadır.
      b. İlköğretim Din Bilgisi Kitabında;
      Ben Hıristiyan doğdum, Hıristiyanım, Hıristiyan öleceğim.
      Bu sözlerden sonra Türkler onu zindana attılar ve birkaç gün sonra yaşamı tüyler ürpertici bir şekilde sona erdi. Deniyor.
      c. İlköğretim Tarih Kitabında;
      Seni, ilk oğluna ağlamak zorunda bıraktığım için ağlama, umutsuzlanma anneciğim.
      Eğer bunca anneler ağlıyorsa bunun suçlusu Türklerdir.
      Bana süt içirip büyüttüğün kulübemize bir Türkün Efendi olmasına kalbim
      dayanamıyor, tahammül edemiyorum.
      Bunu sen de biliyorsun anne.
      Bu kitabın tamamı Türk düşmanlığı içermektedir.
      d. İlköğretim Okuma Kitabında;
      Kıbrısta Kıbrıslı Çocuk Vatan ve Bölünmüş Vatanımız Hakkında Küçük Çocuğun Merakı adlı şiirlerde ilkokul çocukları, Kıbrısın bölünmüş olduğu ve yeniden birleşmesi için dileklerde bulundukları, geride (kuzeyde) bıraktıkları yerlere ve evlerine dönmek istedikleri, Türklerin Güzelyurt ve Maraşı harabeye çevirdiği gibi konular işlenmektedir.
      e. İlköğretim Coğrafya Kitabında;
      Türkler 1974 Temmuzunda Kıbrısa askeri çıkarma yaptılar. 200 bin Rum zorla evlerinden atıldı ve kendi vatanlarında göçmen oldu. Birçoğu Türkiyedeki hapishanelere götürüldü. Bu kişilerden 1619 u halen kayıptır. Bu kişilerin aileleri, yakınlarının akıbetlerinin belirlenmesi için o zamandan itibaren süregelen bir mücadele başlatmışlardır. Türk işgali altında bulunan topraklarda, 1974 te 20 bin mahsur insan kalmıştır. Türkler bu kişileri, yavaş yavaş oradan gitmeye mecbur etmişlerdir. Bu kişilerin sayıları devamlı azalmaktadır. 1994 te bu kişilerin sayısı 900 ü geçmiyordu.
      Parçanın sonunda, parça içerisinde geçen rakamlarla ilgili sorular sorulmaktadır. Örneğin:
      Kıbrıs Türk işgali...... Temmuzunda yapılmıştır.
      f. İlköğretim Din Bilgisi Kitabında;
      Türk döneminde Kıbrıs Kilisesinin varoluş mücadelesi verdiğinden bahsederek Türklere barbarlar diye hitap etmektedir. Kıbrıs Kilisesini Nuhun Gemisine benzetmektedir.
      1821 de Türklerin Rum papazları katlettiği, 1974 Yılında Kıbrısı işgal ettikleri belirtilmektedir.
      g. İlköğretim Sosyal Ahlak Dersi Kitabında;
      Karikatürize edilmiş haritada, Kıbrıs; üzerinden kan damlayan dikenli tellerle ikiye bölünmüş ve kuzey tarafının üzerinde Türk bayrağı bulunan bir asker botu ile ezilmekte. Altındaki açıklamada
      Kıbrıs devletinin toprak bütünlüğü ve bağımsızlığı 1974 teki Türk işgali ile açık bir şekilde ihlal edilmiştir.
      Haritada Kuzey ve Güney sınırları gösteriliyor. Haritanın üstüne Unutmuyoruz diye büyük bir başlık atılmış, altındaki açıklamada ise:
      İşgal Bölgesi % 36,4, 3 bin ölü, 1619 kayıp ve 824 esir.Denilmiştir.
      h. İlköğretim Din Bilgisi Kitabında;
      Türk döneminde sürekli despotluk olduğu, Türklerin Ortodoks kiliselerini camilere çevirdiği, kiliseye acımasız vergiler uyguladıkları, papazların sürgüne gönderildiği ve Türklerin kiliseleri yağma ederek kiliselere saygısızlıkta bulunduklarından bahsedilmektedir. Türklerin Hıristiyanlığa düşman olduğu izlenimi yaratılmaktadır.
      (Hâlbuki bunun tam tersi olduğu, hatta Padişah II Selimin Kıbrısın fethinden sonra, mezhep kavgaları nedeniyle kapatılan ORTODOKS kilisesini yeniden dirilttiğini ve papazlara haklarının üzerinde ayrıcalıklar verdiğini (Papaz Sofroniosa verilen yetkiler elimizdedir ve 44 maddedir) bütün dünya bilmektedir. Bunu inkâr etmenin adı nankörlüktür).
      Rumların tarih kitaplarında yazılanları böylece irdeledikten sonra Barış Harekâtında görev alan Kurmay Binbaşı Atilla Erdemin anılarından bir alıntı yapmak istiyorum:
      Kanlısırtta işkencelerle öldürülen, gözleri oyulmuş, vücutları usturalarla kesilmiş şehitler, ayaklarından asıldığı ağaçlardan indirilirken, çalılar arasına saklanmış olarak bulunan bir Rum askerinin kılına dahi dokunulmadan toplama yerine gönderildiğini gördüm.
      Bellapaistakı kilisenin yanına toplanan 890 kişilik Rum kalabalığı, askerler tarafından öldürüleceklerini zannediyorlardı. Onlara, aralarındaki asker kaçakları dâhil, savaşın kendileri için bitmiş olduğunu, yiyecek içecek alacaklarını, kilisedeki sağlık merkezini, çocuklarına silah sesleri altında açılacak okulu anlatınca sevinçten çılgına döndüklerini gördüm. İki gün sonra çocuklara ders veren bir papazın elindeki okuma kitabında, kalpağı Ayyıldızlı askerin, bir kadını süngülediği resim altında O Mehmet, Eleniyi kesti yazısını gördüm.
      Bufavento kalesinde, Kıbrıs Türkünün yok edilmekten kurtarılışını, bayrağımızın dalgalanışını gördüm. Beşparmaklarda savaşan 3. Tabur Komutanı Turan Erdem, kalenin duvarlarına bir mermer plaket koydu. Biz aldık, siz koruyun Sonra adadan ayrıldık.
      Kim koruyacak?! Milli bilinci köreltilmiş nesil mi yoksa halen köreltilmeye çalışılan nesil mi koruyacak?!
      Kıbrıs yabancı askerlerden arındırılsın dedirtilen nesil mi koruyacak?!
      Lefkoşa askersizleştirilsin diye (meydanı boş bulan) yanlış kişiler tarafından yanlış eğitilen ve kışkırtılarak 10. maddenin anayasadan çıkarılması için pankart açtırılan Akdeniz Gençlik Merkezi, Baraka Kültür Merkezi, BDH Gençlik Komitesi, BKP Gençlik Kolları, Çirkef Dergisi, Isırgan Dergisi, Kıbrıslı (!) Gençlik Platformu, YDÜ-Kıbrıslı (!) Öğrenciler Birliği, YKP Gençlik mi koruyacak?

      Fransız Tarih kitapları
      Kıbrıs Türk çocuklarına tarihin nasıl öğretileceğini dikte ettirenlerden ve AB büyüklerinden
      Fransadaki ders kitaplarında Türkler ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhinde yer alan bazı iddialar şöyledir.
      a. İlköğretim Tarih Coğrafya Kitabında;
      Fotoğrafın altında 1918'den sonra Osmanlı İmparatorluğunda Ermeni yetim ve öksüzleri ibaresi bulunmaktadır. Fotoğrafta yerlerde çok kötü durumda, yarı çıplak küçük yaşlarda kız ve erkek çocuklar görülmektedir.
      Eğitim sistemi itibarıyla ezberden çok, tartışma ve yorum yönteminin uygulandığı bu ülkede, tartışma ve yorum yapmaya müsait bu resimle Osmanlı İmparatorluğu ilişkilendirilerek, sözde Ermeni soykırımı yapıldığı iddia edilmektedir;
      Ermeniler kimdir?
      Bu çocuklar neden öksüz kalmışlardır?
      Osmanlı İmparatorluğu içerisinde ne kadar Ermeni yaşıyordu?
      Bunlara ne oldu?
      gibi sorularla işlenmektedir.
      Savaşta Avrupa'da en az 8 milyon insan ölmüş, milyonlarcası yaralanmış veya sakat kalmıştır ve üstelik savaş 1 milyondan fazla Ermeni'nin göç ettirilmesi ve katledilmesiyle 20'nci yüzyılın ilk soykırımı sonucunu doğurmuştur.
      Fotoğrafta, bir bina önünde üç Ermeni din adamı ve önlerinde yerde yatan öldürülmüş insanlar (Kitaba göre Ermeniler) görülmektedir. Fotoğrafın altında Ermeni katliamı (1919) yazısı ile 1915'te Türk Hükümetinin aşırı uçtaki kanadınca alınan önlemler, İmparatorluktaki Ermenilerin büyük bir bölümünün yok edilmesine yol açtı. (en az 600 bin ölü) açıklaması bulunmaktadır.
      Cephede Savaş Dehşeti isimli konu alt başlığında Bu savaş esnasında 20'nci yüzyıl, ilk soykırım ile tanışmış oldu. Büyük çoğunluğu Müslüman olan Osmanlı İmparatorluğunda Hıristiyan Ermeniler, Rus saldırılarına destek vermekle suçlandılar. 1,5 milyon Ermeni kadın, çocuk, erkek 1915'te sürgüne gönderildi ve Türk hükümetinin emri ile katledildi ifadesi yer almaktadır.
      Fotoğrafın altında 1915'te Ermeni Katliamı yazısı ile Ermenilerin tutuklanma ve sürgüne gönderme kararını kim aldı? sorusu bulunmaktadır. Söz konusu fotoğrafta ise elleri tüfekli, fesli ve bıyıklı, asker elbisesi giymiş iki kişi ile kafatasları görülmektedir.
      b. İlköğretim Tarih Kitabında;
      Altında Ermeni katliamı yazısı bulunan resimde temsili olarak Ermenilerin kadın, erkek, çocuk, bıçakla ve tüfekle katledilmesi gösterilmektedir.
      Sayfanın sağ üst köşesindeki haritada Türkiye'nin kuzeydoğusu Ermenistan olarak gösterilmiştir.
      Resimde Sırpları katleden Türkler gösterilmekte ve altında: Zorbalıklar başlıyor, Sırp köylülerin Türk çetelerince öldürülmesi yazısı yer almaktadır.
      Kitabın insan hakları ihlallerinin kronolojik olarak gösterildiği sayfasında, 1915 Yılı için Ermenilerin Türkler tarafından katledilmesi 20'nci Yüzyılın ilk soykırımıdır. ibaresi yer almaktadır.
      Lise 2'nci sınıfta Ermeni sorunu nasıl kavrattırılır? sorusu yer almakta ve altında Neden bu seçim? sorusuna üç maddelik yanıt verilmiş:
      9 Aralık 1948 Soykırım Suçlarının Cezalandırılması Sözleşmesi ile tanımlanan ve 16 Nisan 1984 yılında halkların sürekli mahkemesi tarafından 20. Yüzyılın ilk soykırımı olarak kabul edilen soykırıma karşı borç olduğu için, Milliyetçilik ilkesinin değişime ve büyük güçlerin çıkarlarına karşı daha hafif kaldığını göstermek için, Soykırım ve savaş suçlarının kabul edilmesindeki güçlüğü göstermek için.
      c. İlköğretim Sosyal Bilgiler Kitabında;
      Kitap, PKK/KONGRA-GEL terör örgütünü, Abdullah ÖCALANı meşru ve masum bir bağımsızlık mücadelesi yapıyor olarak göstermektedir. Bir ortaokul öğrencisinin anlayacağı şekilde basit bir dille yazılmış olan kitabın 36'ncı sayfasında Türk Hükümeti modern ve liberal olarak görünmek istemektedir. Türkiye, AB ne aday olmak üzere başvurmuştur. Kanunlarla yönetilen barış içinde bir devlet imajı vermeye çalışmaktadır. Ancak PKK/KONGRA-GEL üyelerini ve Kürt milliyetçilerini öldürmek veya yakalamak için kuvvete başvurmaktadır. denilmektedir.
      d. İlköğretim Coğrafya Kitabında;
      Ortadoğu haritası üzerinde, Türkiye'nin güneydoğusu, Kuzey Irak ve İran'ın batısı ile Suriye'nin bazı bölümleri Kürt bölgesi olarak gösterilmiştir.
      Ayrıca Şırnak kenti de yüksek çatışma bölgesi olarak belirtilmiştir.

      İngiltere
      İngiltere de, Türkler ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhinde konular aşağıda sunulmuştur.
      Müzenin Crime Against Humanity bölümünde Armenia 1915 başlığı altında Türklerin 1915 yılında Ermenileri nasıl katlettiklerini anlatan bir bölüm vardır. Bu bölümde sözde Ermeni soykırımının nasıl başladığı anlatılmaktadır.
      Müzenin Crime Against Humanity bölümünde The continuing Plight of the Kurts başlığı altında, Kürtlerin kim olduğu ve Kürtlere karşı yapılanlar yıllara göre ayrı ayrı anlatılmaktadır.

      İtalya
      İtalyada, Türkler ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhinde konular aşağıda sunulmuştur.
      İlköğretim Coğrafya Kitabında;
      Birinci Dünya Savaşı sonunda büyük devletler tarafından Kürt halkına toprak verilmesi sözü tutulmamış ve bunun sonucu olarak Kürt halkı, Türkiye, Suriye, Irak ve İran topraklarına yayılmışlardır.
      Şu anda, Türkiyede yaşayan Kürt halkının nüfusu 15 milyon civarındadır. Türk Devleti, Kürt halkına karşı işgal, yerleşim bölgelerini yok etme, halkı göçe zorlama şeklinde askeri baskı altında uygulamaktadır. Kürt kimliğini yok etmeye çalışarak, Kürtleri, Dağ Türkleri olarak çağrılmaya zorlamaktadır.
      Kürtçe konuşulması yasak olup, Kürt çocuklarının eğitimleri yalnızca Türk öğretmenler tarafından yapılmaktadır.
      Birleşmiş Milletler ve diğer uluslararası teşkilatlar birçok kez Türkiye‚yi ve Kürt halkının yaşadığı diğer ülkeleri, Kürt halkına karşı uygulanan baskı rejimlerinden dolayı suçlamıştır.
      Türkiyenin radikal İslama karşı aldığı pozisyondan dolayı ve bulunduğu bölgede denge unsuru olması gibi stratejik konumu vardır. Bu nedenler, Kürt halkına uyguladığı baskıların, uluslararası platformda yeterince sert bir tepki almasını engellemiştir.

      Almanya
      Almanyadaki ders kitaplarında Türkiye aleyhine yer alan konular aşağıdadır:
      a. İlköğretim Yardımcı Yayını Coğrafya Atlasında;
      Kuzeydoğu Anadolu Bölgesi Armanisches Hochland (Ermeni Dağlık Alanı) olarak gösterilmiş,
      Güneydoğu Anadolu Bölgesinin bir kısmı Kürdistan olarak gösterilmiş,
      Haritanın Kıbrısı gösteren kısmında Türkiye tarafından işgal edilmiştir.yazmaktadır.
      b. İlköğretim Coğrafya Kitabında;
      Bir halk milliyeti için savaşıyor (Kürtler). 5000 yıldır yaşadıkları bölgede Osmanlı ve Perslerin değirmen taşları arasında kalmışlardır. Onların bölgesi Birinci Dünya Savaşında birçok ülkeye paylaştırıldı. O ülkelerden hiçbiri Kürtlere bağımsızlık ya da dil özgürlüğü vermedi. Bölgede petrol olması durumu gerginleştiriyor. Kürtlerin bağımsızlığı hedefleyen tüm girişimleri Türkiye ve Irak tarafından çoğunlukla kanlı bir şekilde bastırılmıştır.
      c. İlköğretim Coğrafya-Çevre Bilgisi Kitabında;
      (Kürtler) 1620 milyonluk bir topluluktur. Türkler bölgeye gelmeden önce de burada yaşıyorlardı. Toplam beş bölge ülkesinde yaşayan Kürtler devlet kurma arzusundadırlar. Türkiye ve Irakta, askerler ve Kürtler arasında silahlı çatışma olmaktadır. Türk Askerleri aileleri bölmekte, işkence yapmaktadır.
      d. İlköğretim Tarih-Coğrafya Kitabında;
      Türkiyenin Doğu ve Güneydoğu Bölgesindeki bazı iller Kürdistan
      Karadeniz Bölgesindeki Canik Dağları Pontus Gebirge(Pontus Dağları)
      olarak gösterilmiştir.
      e. İlköğretim Coğrafya Kitabında;
      Kuzeydoğu Anadolu Bölgesi Armanisches Hochland(Ermeni Dağlık Alanı),
      Güneydoğu Anadolu Bölgesinin bir kısmı Kürdistan olarak gösterilmiştir.
      Kıbrısı gösteren kısmında Türkiye tarafından işgal edilmiştir.yazmaktadır.
      f. İlköğretim Coğrafya Atlas Yardımcı Yayınında;
      Haritada Türkiye-İran sınırı Kürdistan olarak gösterilmiştir.
      g. İlköğretim TarihCoğrafya Kitabında;
      Ermenilerin Rus ordusunu desteklemesinden korkan Osmanlı İmparatorluğu onları göç ettirmeye aşladı. Gerçekten de ulusal bağımsızlığı için mücadele eden Ermeniler vardı. Göç oldukça kanlıydı; yüz binlerce Ermeni göç yolunda açlık ve yorgunluktan, kervanları soyan göçebelerin baskınlarından hayatlarını kaybettiler. Bu halkın ölüme terk edilmesi Talat Paşa Hükümetinin saf Türk ya da saf Müslüman Anadolu oluşturma hedefinin bir işaretiydi.
      h. İlköğretim Tarih Coğrafya Kitabında;
      Ermenilerle ilgili: Türkler tarafından 19141918 yılları arasında soykırım yapılmıştır. Sevrde garanti edilen bağımsız Ermenistan oluşturulamamıştır. Ermenilerin topraklarının büyük kısmı Türkiyede kalmıştır.
      I. İlköğretim Tarih Kitabında;
      Kürtlerle İlgili: Türkiyede resmi olarak Kürt yoktur, bunun yerine Dağlı Türklervardır. Kürdistan Kürtlerin yaşadığı bölgedir. Burası Türkiye, İran, Irak tarafından paylaşılmıştır.
      i. İlköğretim Hayat Bilgisi Kitabında;
      Türkiye ile İlgili: Konuşulan resmi dil Türkçe ve Kürtçedir. Yönetim şekli 1982 den bu yana cumhuriyettir.
      j. İlköğretim Tarih Coğrafya Kitabında;
      Kürtler, Türkiye ve Irak yönetimiyle çatışma içinde ve birçok insanlarını kaybetmiş durumdadırlar. Su sorunu çözülmeden bölgedeki Kürt probleminin de çözülmeyeceği ortadadır.
      Irak rejiminden kaçan Kürtlerden 6700 kişi Türk sınırında, kirli su ve buna bağlı hastalıklardan dolayı öldü.
      Haritada: Halen Kürtlerin yaşadıkları bölgeler,
      Planlanmış Kürdistan (Sevre göre),
      Bağımsız Kürdistan Cumhuriyeti (19461947) olarak gösterilmiştir.
      k. İlköğretim Sosyal Bilgiler Kitabında;
      Türkiye Cumhuriyeti milliyetçilik temelinde kurulmuştur. Ülkede yaşayan herkes kendini Türk hissetmeli ve Türkçe konuşmak zorundadır. Fakat özellikle Doğu Anadoluda çeşitli halk grupları geleneksel yapılarını koruyarak yaşamaktadır ve Türk Devletini yabancı görmektedirler.
      Birinci Dünya Savaşı galipleri Kürtlere kendi devletlerini kurma sözü vermişti. 80 li yıllarda Kürdistan İşçi Partisinin bağımsızlık savaşı şiddetlendi. İki cephe arasında kalan Doğu Anadolu halkı bunun acısını çekti. Türk Ordusu iki binin üzerinde köyü tahrip etti. Türk Ordusu işkencecidir.
      l. İlköğretim Coğrafya Kitabında;
      Türkiye, bölgede yürüttüğü proje kapsamında (GAP) 21 baraj, 17 santralle her iki nehrin suyunu kendi ülkesine kullanacak. Birçok insan bu proje kapsamında yurtlarını terk edecek, iklim değişimi hastalıklara yol açacaktır.
      Kürtler Türk Hükümetinin baskısı altındadır, uzun zamandır bağımsızlık istekleri vardır.
      m. İmla Kılavuzunda;
      Eşanlamı Karşılığı
      Türken = Vortäuschhen Sahtecilik yapmak, aldatmak.
      n. Sözlükte;
      Eşanlamı Karşılığı
      Türk = Manöver, Propaganda, Manevra, abartma.
      Werbung türken = Vortäuschhen Sahtecilik yapma, aldatma.
      Türken Bauen = Vortäuschhen Sahtecilik yapmak.
      o. İlköğretim Coğrafya Kitabında;
      İtalyanlar, Türkler ve Yunanlılar olmasaydı bizim ülkemiz ne yapardı? Kim bizim çöpümüzü toplar, caddelerimizi süpürür; büroları, hastaneleri, devlet dairelerini
      Temizlerdi?
      ö. İlköğretim Sosyal Bilgiler Kitabında;
      Türkiye de İstiklal Marşı sırasında gülmek yasaktır.
      Sınıflar çok kalabalık ve öğrencilere temizlik kontrolü (tırnak, mendil) yapılmaktadır.
      Öğretmenler öğrencileri dövüyor.
      Okullarda ezberci eğitim yapılmaktadır.
      Sultan yerine gelen general tek eşlidir; eskiden erkekler dört kadınla evlenebiliyorlardı.
      p. İlköğretim Tarih Kitabında;
      Tarih dersi müfredatının Savaş-Teknik-Sivil Halk bölümünde, kapsanması mecburi olan konular içerisinde İnsanlıktan Uzaklaşma başlığı altında verilen Savaşlardaki Dejenerasyon, Etnik Ayrımcılık, Toplu Katliam ve Soykırım konusuna, sözde Küçük Asyada (Anadoluda) Ermeni nüfusuna yapılanlar soykırıma örnek olarak gösterilmiştir. Görsel öğrenme metotları olarak da mezarlıklar ve soykırım anıtlarının kullanılabileceği belirtilmiştir.

      Avusturya
      Avusturyada Türkler ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti Aleyhinde tespit edilen hususlar şöyledir:
      Avusturya tarihi, Avusturya vatandaşlarının belleklerine belli başlı olaylarla kazınmıştır. Bunlar Ortaçağ koyu Katolik baskısı, büyük yangınlar, savaşlar ve 1529 ile 1683 yıllarında yaşanan Türk kuşatmalarıdır. Türkler; merkezi ve Doğu Avrupa milletlerinde çoğunlukla çocuklarını kaçırıp yeniçeri ocağı için devşiren, eşlerini ve kızlarını kaçırıp hareme hapseden, akınlarla batı istikametine hem karadan, hem deniz ve Tuna Nehrinden gelip soyup, öldürüp, çalan ve giden insanlar olarak nitelendirilirken, bu ülkelerde anneler pek yakın zamana kadar (ve belki de halen) çocuklarını Uyumazsan Türkler gelir, seni götürür diye korkutup uyutmaya çalışırken, Avusturya bunlara ek olarak tarihini, Avrupayı ve Hıristiyanlığı Türklerden kurtaran bir millet olma çerçevesine oturtmuş bir millettir.
      İki Türk kuşatmasının izlerini Avusturyada her şehir ve kasabada izlemek mümkündür. Bunlara ilişkin sayısız kitap yazılmış ve sanat eseri (efsane, şiir, şarkı, roman, heykel, resim, tiyatro, film) yaratılmıştır. En ücra kasaba, köy kilisesinde dahi bir tabela üzerinde Türkler .... yılında buraya gelmiş ve soymuş, katletmiş, yakmış ve yıkmıştır yazısı görülebilir. Viyana da pek çok cadde ve meydanın ismi Türklerin adı kullanılarak türetilmiştir. Pek çok bina duvarlarında yarı gömülü (çoğu suni olsa da) yuvarlak taş bilyeler Türk gülleleri olarak turist çekmektedir. Şehir merkezindeki pek çoğu heykelde zafer kazanmış Avusturyalı komutan ayağı altında sarıklı bir Türk başı, yerde sürünen bir yeniçeri ve sancak gibi şeyler görülmektedir.
      Pek çok sanat eserinde olduğu gibi askeri tarih müzesinde de Türklerle olan geçmiş yaşatılmaktadır. Burada Türklerden ele geçirilen ganimetlerin yanı sıra, temsili pek çok resme de rastlanmaktadır. Bu resimlerde Türkler sürekli zulmeden kişiler ve düşman modeli olarak hep çok çirkin, uzun bıyıklı, salyalı, iri gözlü olarak resmedilmişlerdir. Tarihinde pek çok milletle savaşmış olan Avusturya için diğer savaştıkları milletler bu kadar söz konusu değilken, Türklere dair geçmişi sürekli canlı tutmak, koyu Katolik olan Avusturya halkının milli benliğine ve dinine bağlılığının bir göstergesi olmuştur.

      Alman Orient Enstitüsü Başkanı emekli Yarbay Udo STEİNBACH, Avusturya medyasını Türkler aleyhinde etkilemektedir.
      Ona göre Asıl sorun Atatürk tarafından yaratılan bu uyduruk Türk milletindedir. Uyduruk bir dil ve kültür. Önce Ermenileri sonra Rumları katlederek uyduruk bir cumhuriyet kurdular. Kürtleri neden tamamen kesmediler, merak ediyorum.(1998).
      Adı geçen kişi halen içinde Türk kelimesi geçen her faaliyette Avusturya ve Almanya başta olmak üzere pek çok ülkede konuk konuşmacı olarak, üstelik Türkler ya da Türk sempatizanı olarak kendini gösterenlerce (örneğin Avusturya-Türk Bilim Derneği) görevlendirilmektedir.

      İsveç
      İsveçte, Türkler ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhinde saptanan unsurlardan bazıları şöyledir:
      İlköğretim Coğrafya Kitabında;
      Haritada Güneydoğu Anadolu Bölgesinin bir kısmı Kürdistan olarak gösterilmiştir.
      Atlasın Kültür ansiklopedisi bölümünde, çeşitli milletlerin tanıtıldığı kısımda, Kürtlerin hayvancılıkla uğraşan, Türkiye, İran ve Irak‚ta yaşayan, baskı altında yaşadıkları iddia edilen Müslüman halk oldukları ifade edilmektedir.

      Danimarka
      Danimarkada, Türkler ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhinde tespit edilen konulardan örnekler.
      İlköğretim Coğrafya Kitabında;
      Sayıları 25 milyona ulaşan Kürtler (13-14 milyonu Türkiye de), dünyadaki ana vatansız halktır. Burada bulunan ve Türk olarak adlandırılan halkın çoğu aslında Kürttür.
      Türk Devleti Kürt halkının varlığını reddetmektedir. Kürtlerin demokratik hakları kısıtlanmaktadır. Parlamentoya seçilmiş bile olunsa Türkiyede Kürtçe konuşmak hapis nedenidir.
      Türk polisi ve askerinin yargısız tutuklamaları, köyleri harap etmeleri, Kürtleri sürekli tedirginlik içinde yaşamaya itmektedir.
      Bölgedeki iç savaşta 37.000 kişi ölmüştür. Ayrıca 2.500 Kürt köyü yıkılarak boşaltılmıştır.
      Yapılan baskılar nedeniyle Batı Avrupaya gelen yabancıların büyük kısmını Kürtler oluşturmaktadır.

      AB direktifleri ile tarih kitabı yazmayı tarihçilik ve bilimsellik diye yutturmaya çalışanlara ithaf olunur.
      En son bir moderatör tarafından düzenlenmiş: 18 Ocak 2017
    14. karabük
      karabük
      açıklanan yeni müfredat taslağı ile ilgili görüşleriniz nedir hocalarım ?
    15. m_meltem_m
      m_meltem_m
      Halkapınar.11.sınıflarda seçmeli olan kültür tarihi dersi.Osmanlı tarihinin yarısı verilip yarısı da seçmeli hale getirilmiş olamaz.11.sınıflarda da Tarih dersi zorunlu hale getirilmiş.İnkılap 12'ye kaydırılmış.Ben böyle yorumluyorum.Ayrıca keşke Çağdaş Dünya'da zorunlu hale getirilse.
      En son bir moderatör tarafından düzenlenmiş: 21 Ocak 2017
    16. ayyıldız
      ayyıldız
      11. Sınıf tarih dersi 17. yüzyıldan 20. yüzyıla kadarki Osmanlı Devleti'nin ve ei zamanlı olarak Avrupa ve Dünya Tarihinin siyasi sosyal ekonomik kültürel konularını içeren zorunlu bir derstir. Okullarımızda tarih derslerinin sayısı 2 ders saati artmıştır. Ben yapılan değişiklikte bunu gördüm.
    17. kristal
      kristal
      bende 11 tarihin zorunlu olduğunu düşünüyorum. bu durumda 11 de 3 farklı tarih dersi var seçmeli olan kültür tarihi pek seçilmiyordu artık hiç seçilmez.
      oysaki içerik olarak sevdiğim bir dersdi.
    18. gelavera
      gelavera
      bu ülkenin bir tarih öğretmeni olduğum
      bu ülkenin tarih öğretmeni oldğum için utanç duyuyorum..,
      varsa .......(Edit : Tarih Öğretmeni) güvenen bir tarihçi her türlüğ platformda tartışmaya da hazırım..bu mecradaki tarih öğretmenlerini oranlarsak yüzde bilmem kaçı ülkücü bilmem kaçı yüzde ellinin içinde yer alan ahmaklar olacaklardır..okumayan,facebook tarihçilerine hayırrrrrrrrr
      En son bir moderatör tarafından düzenlenmiş: 7 Şubat 2017
    19. Tarih Öğretmeni
      Tarih Öğretmeni
      Edebsizle tartışmaya gerek yok. Yasaklandınız.
    20. halkapınar
      halkapınar
      Haftalık ders programlarında değişiklik yok. Değişmediği sürece Osmanlı Tarihi yarım öğrenilecek. İşler, dilek ve temennilerle değil düzenlemelerle yürütülür. Yapılan sadece program içeriğinin değişikliğidir. Buradan 11 e bu gelecek 12 ye şu kaydırılacak sonucu çıkarılamaz.

    Bu Sayfayı Paylaş

Bu Sayfayı Paylaş