• Kaynak menüsünden dosya indirebilmek istiyorsanız lütfen forum kullanım bilgisini okuyunuz

Meclis-i Mebusan

Ece

Usta Üye
Katılım
11 Mar 2009
Mesajlar
14,117
Beğeniler
35
Puanları
0
#1
Meclis-i Mebusan

--------------------------------------------------------------------------------

Osmanlı Devleti'nde ilk defa 1876 Kanun-ı Esasi'sine göre kurulan milletvekilleri meclisi. Hükumet organlarının kendi yetki ve görev alanları içerisinde çalışmasını belirten, kuvvetler ayrılığı ilkesine göre; bu güçler yasama, yargı ve yürütme başlıkları altında toplanmıştır. Yasama görevini üstlenen meclisler, 1876 Anayasa'sına göre Ayan ve Meclis-i Mebusan adı altında Osmanlı parlamentosunu oluşturmuşlardır. Ayan Meclisi üyelerini, padişah tayin ederken Meclis-i Mebusan üyeleri, iki dereceli seçim sistemiyle seçilirlerdi. 1876 Kanun-ı Esasi'nin ilk şekli ve kısa süren uygulamasına göre Mebusan Meclisi, aksi kararlaştırmadıkça açık olarak görüşmeler yapabilen, kanun teklif ve görüşme yetkileri oldukça sınırlı bir meclisti. Mebusların kanun teklifi yetkileri kendi görev alanlarıyla sınırlıydı. Ayrıca görüşülecek kanun teklifleri için padişahtan izin almak gerekiyordu. Dört yıl için seçilen üyeler, her elli bin Osmanlı erkek vatandaş için bir kişi olmak üzere yüz otuz kişilik bir meclis teşkil etmişlerdir. Siyasi sebepler yüzünden ilk seçim, meclisin bir an önce toplanabilmesi için Talimat-ı muvakkate adı verilen geçici bir düzenlemeyle yapıldı. Meclis-i Mebusan yetki ve etki alanının sınırlı olmasına rağmen siyasi bakımdan önemli sayılabilecek işler yapmıştır. Sultan II. Abdülhamid'in 1877 yılında Meclis-i Mebusan'ı dağıtmasıyla 30 yıldan fazla meclis toplanamamıştır. 1908 yılında Kanun-ı Esasi'nin yürürlüğe konmasıyla seçimler yapılmış ve Mebusan Meclisi yeniden çalışmaya başlamıştır.
 

Ece

Usta Üye
Katılım
11 Mar 2009
Mesajlar
14,117
Beğeniler
35
Puanları
0
#2
Meclis-i Mebusan (Meclis-i Meb'ûsân, Mebusan Meclisi)
İki meclisten meydana gelen Osmanlı parlamentosunun halk tarafından seçilen kanadı

Meclis-i Umûmî adı verilen Osmanlı parlamentosunun birinci kısmını Meclis-i Âyân teşkil ederdi İkinci kısmını teşkil eden ve Hey’et-i Meb’ûsân adı da verilen bu meclisin üyeleri, halk tarafından seçilirdi Meb’ûsân meclisi, kânun tasarılarını görüşür, sonra Âyân Meclisinin ve pâdişâhın yetkisine sunardı Hükûmete güven veya güvensizlik oyu vermesi de söz konusu değildi Meb’ûsan meclisinin üye sayısı her 50000 Osmanlı vatandaşına bir temsilci düşecek şekilde tesbit ediliyordu Seçim gizli oyla yapılmaktaydı Osmanlı vatandaşı olmayan, özel bir durum gereğince geçici olarak yabancıların hizmetinde bulunan, Türkçe bilmeyen, 30 yaşını tamamlamamış, iflâs ile mahkûm olup da îtibârı henüz iâde edilmemiş olan, kötü hâli ile şöhret bulan, daha önce hâcir altına alınmasına hükmedilmiş olup da hâlen hâcir altında bulunan, medenî haklardan mahrûm olan ve başka devletin vatandaşı olduğunu iddiâ eden kimseler, bu meclise üye seçilemezdi Ayrıca yapılacak seçimlerde meb’ûs seçilebilmek için, Türkçe okumak ve mümkün olduğu ölçüde yazmak şartı aranıyordu

Meb’ûs seçimi her dört senede bir yapılır, seçilen tekrar seçimlere katılabilirdi Hey’et-i Meb’ûsân üyeleri sâdece kendini seçen bölgenin vekîli olmayıp, bütün Osmanlıların vekîli hükmündeydi Hey’et-i Meb’ûsânın başkanlığına heyet tarafından çoğunlukla üç; ikinci ve üçüncü başkanlıklara üçer kişi olmak üzere dokuz kişi seçilerek pâdişâha sunulur, bunlardan biri başkanlığa ikisi de başkan vekilliklerine, pâdişâhın irâdesiyle tercih ve tâyin olunurlardı Meb’ûslar Meclisinin görüşmeleri alenî olup, bâzı hâllerde görüşmelerin gizli yapılmasına karar verilebilirdi

Meb’ûs genel seçimine Hey’et-i Meb’ûsânın toplantı târihinin başlangıcı olan kasım ayından asgarî dört ay önce başlanacaktı Seçmenler, meb’ûsları mensûb oldukları vilâyet ahâlisi içinden seçmek zorundaydı Üyeliklerde herhangi bir sebeple (ölüm, meclise devâmsızlık, istifâ ve mahkûmiyet veya bir memuriyete tâyin edilmek gibi) boşalma durumunda, gelecek toplantıya katılabilmesi için, boşalan üyeliğe bir başkası usûlüne uygun şekilde tâyin olunurdu Boşalan üyeliğe seçilecek üyenin görev müddeti, bir sonraki genel seçime kadar sürerdi Meb’ûslara toplantı için her yıl hazîneden 20000 kuruş, aylık olarak da 5000 kuruş maaş ödenirdi Ayrıca maaşa ek olarak seyâhatler için harcırâh da verilmekteydi Bir kişi hem Âyân, hem de Meb’ûsân meclisine aynı anda üye olamazdı

18 Mart 1877’de çalışmalarına başlayan ilk meclisin üyeleri, geçici bir tâlimâtla vilâyet, livâ ve kazâların idâre meclisi üyeleri arasından seçildiler İstanbul için ayrı bir seçim yapıldı Bu mecliste 69’u Müslüman, 46’sı gayri müslim olmak üzere 115 üye vardı Bu meclis, 28 Haziran 1877’de çalışmasını tamamla***** dağıldı Aynı seçim usûlüyle teşkil edilen ikinci dönem meclis, 13 Aralık 1877’de toplandı Bu meclis, kânun tasarılarından çok hükûmetin icrâatını ve 93 Harbinin (1877-1878) idâresini tartışmaya başladı Meb’ûslardan Müslüman olanlar bile kendi bölgeleriyle ilgili bölücü fikirleri savundular Memleketi düşünen üye sayısının azınlıkta kaldığı görüldü Bu sebeple Meclis-i Meb’ûsân, 14 Şubat 1878’de tâtil edildi Abdülhamîd Hanın îktidârının sonlarına doğru, içerden ve dışardan yapılan kışkırtmalarla, orduda ve halk arasında kıpırdanmalar başladı Sultan Abdülhamîd Han, 30 sene 5 ay 9 gün aradan sonra 23 Temmuz 1908’de İkinci Meşrûtiyeti îlân etti Aynı yılın Kasım ve Aralık aylarında meb’ûs seçimi yapıldı Ahrâr ile İttihât ve Terakkî fırkalarının katıldığı seçimlerde, İttihât ve Terakkî çoğunluğu sağladı 4 Aralık 1908’de meclis açıldı 31 Mart Vak’ası bahâne edilerek, Abdülhamîd Han tahttan indirildi Meclis-i Meb’ûsân, Mayıs 1909’da Kânûn-i Esâsî üzerinde değişiklik yaptı Bu değişiklikler, Âyân meclisi ve pâdişâh tarafından tasdîk edildi Pâdişâh ve Âyân Meclisinin yetkisi daraltıldı Meb’ûsân Meclisinin yetkisi çoğaltıldı 1911’de ara seçim yapıldı 18 Ocak 1912’de Pâdişâh, Meclis-i Meb’ûsânı fethetti Yapılan seçimden sonra, 18 Nisan 1912’de meclis yeniden toplandı Meclis, 5 Ağustos 1912’de Ahmed Muhtar Paşanın teklifi ile tekrar feshedildi Balkan Savaşı sebebiyle seçime gidilemedi Sıkıyönetim îlân edildi İttihât ve Terakkî Fırkası, 23 Ocak 1913’te Bâbıâlî Baskını ile, iktidârı ele geçirdi 1914’te tek başına seçime girip, Meclis-i Meb’ûsân üyeliklerinin tamâmını elde etti Birinci Dünyâ Savaşı boyunca bu hâliyle faaliyetini devâm ettiren Meclis-i Meb’ûsân, Mondros mütârekesini müteâkib 21 Aralık 1918’de Sultan Vahideddîn tarafından seçim yapılmak üzere feshedildi Yapılan seçim sonunda Meclis, ilk toplantısını 12 Ocak 1920’de yaptı 16 Mart 1920’de İstanbul’un îtilâf devletlerince işgâl edilmesi üzerine, Meclis-i Meb’ûsân, yeniden seçilmek üzere pâdişâh irâdesiyle 11 Nisan 1920’de feshedildi Bir daha da seçilmeyip, târihe karıştı
 
Üst Alt