Bu Sayfayı Paylaş

  1. kutlay Acemi Üye

    Katılım:
    15 Mart 2009
    Konular:
    4
    Mesaj:
    9
    Alınan Beğeniler:
    2
    Ödül Puanları:
    3
    N E V R U Z (YENİGÜN)
    Nev (yeni) Ruz (gün) kelimelerinin birleşmesinden meydana gelen ve yenigün anlamını taşıyan NEVRUZ, Orta Asya’da yaşayan Türkler, Anadolu Türkleri ve İranlıların yılbaşı olarak kutladıkları bir gündür. Bugün gece ile gündüzün eşit olduğu Miladi 22 Mart, Rumi 9 Mart gününe rastlamaktadır. Kuzey yarımkürede yaşayan bazı halklar 21 Mart’ı bütün varlıklar için uyanış ve yaradılış günü olarak kabul eder ve Nevruz Bayramı adı altında kutlarlar. Nevruz, bir başka söyleyişle Yenigün, onlar için tabiatın kıştan kurtuluşunun bolluk ve berekete kavuşmanın simgesi olması yanında, toplumların yaşamlarındaki hareketliliklerin, başlangıçların ve dönüm noktalarının da ifade edildiği bir gün olma hüviyetini taşır. Türkler tarafından diğer fonksiyonlarının yanında bir kurtuluş günü olarak algılanır ve Ergenekon veya Bozkurt Efsaneleriyle bağlantılı olarak değerlendirilir.
    Bu efsaneye göre; Köktürklere savaş açan yabancı kavimler, hileyle bu savaşı kazanırlar. Savaştan sağ olarak kurtulan Köktürkler sarp dağlardan geçerek kimsenin kendilerini bulamayacağı bereketli bir ovaya yerleşirler. Ergenekon denen bu yerde giderek çoğalırlar. Bunun sonucunda buraları kendilerine yetmeyince, etraflarındaki demir bir dağı ateşle eriterek buradan çıkarlar ve yayılırlar. İşte Ergenekon’dan ayrılış tarihi, yeni yılın da başlangıç tarihi olarak kabul edilerek, daha sonraki Köktürk Hakanları her yıl bu tarihte kızdırdıkları demiri örs ve çekiçle döverek, o günü simgeleştirirler. Bu tarih Türkler için bir kurtuluş günü olarak kabul edilir ve doğadaki dirilişle özdeşleştirilir.
    Anadolu’da nevruz, Selçuklular döneminden başlayarak Osmanlıdan günümüze canlı geleneklerle kutlana gelmiştir. Bu inanış ve uygulamalar binlerce yıl devam etmiştir. Ancak çok çeşitli sebeplerden dolayı 1920–1980 yılları arasında, halk kültürü araştırmacıları hariç, Türk Dünyasında ve dolayısıyla Türkiye’de pek gündeme taşınamamış; ihmal edilmiştir. Gündeme gelememesi ve ihmal edilmesi sebebiyle aydınlar ilgisiz kalmış, devlet töreni olarak kutlanmamıştır. Bu gelişmeleri fırsat sayan bazı çevreler Nevruz’u olumsuz noktalara çekmeye çalışmışlardır. Fakat Türk halkı bu bayramı gönlünde ve köyünde yaşatmaya devam etmiştir
    Nevruz, hiç şüphesiz herhangi bir kavime özgü veya herhangi bir sınıra yahut kültüre hapsedilebilecek bir bayram değildir. Hele hele, herhangi bir nedenle kana, kine sebep yapılabilecek bir kavga günü de hiç değildir.
    Nevruz, kesinlikle bir sevinç günü, bir canlanış günü, yaşama sevincini ifade etme günü, bir barış, dostluk ve kardeşlik günüdür.
     

Bu Sayfayı Paylaş