• Kaynak menüsünden dosya indirebilmek istiyorsanız lütfen forum kullanım bilgisini okuyunuz

osmanlı kültür medeniyeti II

nazif

Usta Üye
Katılım
15 Mar 2009
Mesajlar
126
Puanları
28
İSTANBULUN YÖNETİMİ
 İstanbul’un kendine özgü bir yönetimi vardı İstanbul dersaadet der-i âliye asitane gibi adlarla anılıyordu
 İstanbul’un genel düzeni ve güvenliği doğrudan sadrazamın sorumluluğundaydı.
 İSTANBUL KADISI: Adalet işlerine bakardı, şehirde güvenliği sağlamak YENİÇERİ AĞASI’nın göreviydi. Gündüzleri sivil halkın güvenliğini SUBAŞI, geceleriyse ASESBAŞI tarafından sağlanırdı. İstanbul’un belediye hizmetlerinde ŞEHREMİNİ tarafından yürütülürdü. MİMARBAŞI’nın izni olmadan şehre hiçbir bina yapılamazdı.

DİVAN-I HÜMAYUN
 Divanda devletin siyasi, idari, adli, askeri ve mali her meseleler ve davalar burada görüşülür ve karara bağlanırdı günümüzdeki bakanlar kuruluna benzer bir teşkilattı.
YORUM: Divanı hümayunun bakanlar kurulundan farkı üyelerin halk tarafından seçilmemiş olması ve yüksek mahkeme gibi çalışmış olmasıydı.
 Divan yüksek mahkeme görevi de yapardı haksızlığa uğrayan herkes divana doğrudan müracaat edebilirlerdi halkın şikâyetleri dinlenir ve hangi din ve milletten olursa olsun herkesimden halka acıktı
YORUM: Divanda büyük davalara bakılırdı bu durum divanın siyasi işlevinin yanında hukuki işlevinin yetkisinin olduğunu gösterir.
 Orhan Bey döneminde kurulan bu teşkilat fatih döneminde son seklini almıştır. Kuruluş döneminde bir karar alma organı olan divan yükselme döneminden itibaren danışma kurulu haline gelmiştir.
YORUM: Son sözün padişaha ait olmasından dolayı ‘’ DANIŞMA MECLİSİ’’ niteliği taşırdı.
 II. Mahmut döneminde divan kaldırılarak yerine BAKANLIKLAR (Nazırlıklar) kurulmuştur. Sadrazamlık makamına BAŞVEKÂLET, sadrazama BAŞVEKİL denilmiştir. Divan’a 18 yy itibaren BAB-I ALİ denmiştir
 Divan toplantılarına kuruluş döneminde padişah sadrazam vezirler kazasker defterdar ve nisancı katılırken 16 yy.dan itibaren Şeyhülislam, Kaptan-ı Derya, Yeniçeri Ağası ve 17 yy da Reis-ül Küttap’da katılmıştır
 Divan toplanış sekline ve amacına göre isimler alırdı.
 AYAK DİVANI: padişahın halkın huzuruna çıkıp dert ve isteklerini dinlediği divandır
 GALEBE DİVANI: yabancı ülke elçilerinin kabul edildiği divandır divan toplantıları haftanın belirli günlerinde Kubbealtı denilen yerde yapılırdı.

DİVAN ÜYELERİ VE GÖREVLERİ
 Osmanlı sınırlarının genişlemesi ülke sorunlarının ve diplomatik ilişkilerin artması divan üyelerinin de artmasında etkili olmuştur
1- PADİSAH: Padişahlar fatihe kadar divanın tabi üyesi ve başkanıdır. Fatihten itibaren padişahlar divan toplantılarına katılmamışlar divana sadrazam başkanlık yapmaya başlamıştır.
YORUM1: Divan üyelerinin görüşlerini daha rahat söyleyebilmesi amaçlanmıştır
YORUM2: Bu durum sadrazamlık makamının önem kazanmasına ve sadrazamların siyasal yönden güçlenmelerine ortam hazırlamıştır. Padişahların ise devlet işlerinden uzaklaşmasına neden olmuştur

2 –SADRAZAM (Vezir-i Azam): Günümüzdeki BAŞBAKAN konumundaki sadrazam padişahın mutlak vekili olup yönetimde padişah’tan sonra en yetkili kişidir ve devletin en yüksek rütbeli memurudur. Seyfiyye sınıfındandır.
 Fatihten itibaren divanın başkanı olmuştur. Bütün tayinler aziller ve terfiler birinci derecede sadrazamın emriyle yapılırdı
 Vezir-i azam çok önemli bir özrü olduğunda ya da seferde bulunduğu zamanlarda yerine sadaret kaymakamı denilen vekili geçerdi. Padişah sefere çıkmadığında Serdar-ı Ekrem unvanıyla orduya komuta ederdi

3-VEZİRLER: Bugün ki anlamda DEVLET BAKANLARI konumundadırlar.
Vezirler devlet işlerinin yürütülmesinde sadrazama yardım eden devlet adamlarıydı, daha çok askeri ve idari (Siyasi) işlerden sorumluydular Seyfiyye sınıfındandır.
 Sınırların genişlemesiyle birilikte sayıları da artmıştır. İçlerinden en tecrübelisi sadrazam olma hakkına sahipti.

4-KAZASKER: Günümüzdeki EĞİTİM, KÜLTÜR VE ADALET BAKANIDIR ayrıca DİN İŞLERİNDEN sorumludur.(Diyanet işlerine bakardı)
 İlmiyye sınıfına mensup olan kazasker adalet ve eğitim işlerine bakarlardı.
 Divanda büyük davalara bakarlar, kadı ve müderrislerin (Öğretmenlerin) atama ve ya görevden alma işlerine karar verirlerdi
 Kazaskerlik makamı, 1, murat döneminde kuruldu. Fatih döneminde ise Anadolu ve Rumeli kazaskerleri olarak sayıları ikiye çıkarıldı
NOT: Yükselme döneminde (Kanuni döneminde) kazaskerin bu görevleri şeyhülislama verilmiştir böylece Osmanlı devletinin teokratik özelliği tamamlanmıştır.
YORUM: Defterdar ve kazaskerlerin kıdemli olanları Rumeli eyaletine bakanlardı buna neden devletin genel yayılma siyasetinin batıya yönelik olması önemli olayların ağırlıklı olarak Rumeli’de gerçekleşmesidir.

5-DEFTERDAR: Günümüzdeki MALİYE BAKANIDIR.
 Osmanlı devletinde maliye işlerinden sorumlu olan defterdar gelir ve giderleri belirleyerek yıllık bütçeyi hazırlardı.
 Ülke sınırlarının artması ve mali işlerin artmasından dolayı fatih zamanından itibaren Rumeli ve Anadolu defterdarları olmak üzere sayıları ikiye çıkarılmıştır. 16 y.y da üçe çıkarılmıştır Rumeli defterdarı bütün mali işlerden sorumlu ve rütbe bakımından üstündür. Kalemiyye sınıfındandır

6-NİŞANCI: TOPRAK DAĞITIM BAKANIDIR. Yani dirlik sisteminin yegâne sorumlusudur. Ayrıca günümüzdeki DIŞ İŞLERİ BAKANIDIR, yardımcısı REİSÜLKÜTTAP’ TIR.
NOT: 1650 den itibaren dış işleri sorumluluğu reisülküttaba (Dış İşleri Bakanı) verilmiştir. Böylece reisülküttaplık bağımsız bir bakanlık haline gelmiştir.
 Devlet kanunlarını çok iyi bilir ve gerektiğinde divanda açıklamalarda bulunurdu
 Divandan çıkan belgelere padişaha ait evraklar (Ferman, Berat ve Mektuplar), dış devletlerle olan yazışmaları yazar ve padişahın tuğrasını çekerlerdi. Böylece belgeler resmiyet kazanırdı.
 Fethedilen toprakları tahrir defterine yazılması dirliklerin dağıtılması tapu defterlerine işlenmesi ve kayıtların düzenlenmesi (Tapu Kadastro) işlerine bakar.
 Nişancı kalemiyye sınıfındandır.

7-REİSÜLKÜTTAP: Günümüzdeki DIŞ İŞLERİ BAKANIDIR.
 Divandaki kâtiplerin şefi olan reisülküttap nişancıya bağlıydı. 17 y.y. dan 1650 den sonra devletin DIŞ İŞLERİ BAKANLIĞI görevine getirilmiştir. Divanın daimi üyesi olmuştur.
 Kalemiyye sınıfındandır.

8 –KAPTAN-I DERYA: Donanma sorumlusudur. İstanbul’da zamanlar divana katılmıştır. Seyfiyye sınıfındandır.
 DENİZ KUVVETLERİ KOMUTANI olan kaptanıderya yükselme döneminden itibaren divanın üyesi olmuştur.
 Kendi sorumluluğuna giren davalara bakar denizlerle ilgili padişah adına ferman yazar ve tuğra çekerdi.

9- YENİÇERİ AGASI: Yeniçeri komutanıdır. Asayiş ve Güvenlikten sorumludur. Günümüzdeki EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE benzetilebilir
 Divanın daimi üyesi değildi divana çağrıldığı zaman divana karılırdı. Seyfiyye sınıfındandır.

10- ŞEYHÜLİSLAM: Bugünkü DİYANET İŞLERİ, EĞİTİM, KÜLTÜR, ADALET VE VAKIFLAR bakanıdır. Sadrazamın onayı olmaksınız tayin yapamazdı
 Divanda alınan kararların İslam dinine uygun olup olmadığı konusunda fetva verirdi. İlmiyye sınıfındandır.
 I. Selim döneminde halifeliğin Osmanlılara geçmesiyle müftünün önemi arttı kanuni döneminde sadrazama eşit hale geldi
 Divan-ı hümayuna katılmaz 2 yardımcısı Rumeli ve Anadolu kazaskerleri divan üyesi yani bakanlardır.
 Kanuniden itibaren padişah tarafından ilmiye sınıfı içinden atanmaya başlanmıştır
YORUM: Bu durum şeyhülislamın erkinliğini azaltmıştır.

1-SEYFİYYE SINIFI: Sadrazam, Vezirler, Yeniçeri Ağası, Kaptan-ı Derya
 Görevleri: YÖNETİM ve ASKERLİK
2- İLMİYYE SINIFI: Kazasker, Şeyhülislam
 Görevleri: FETVA VERMEK, EĞİTİM VE YARGI
3- KALEMİYE SINIFI: Nişancı, Defterdar, Reisülküttap
 Görevleri: YAZI İŞLERİ ve MALİYE
 
Üst Alt