Sivil Savunma Külübü

'Sosyal Kulüpler' forumunda kibela24 tarafından 20 Şubat 2010 tarihinde açılan konu

Bu Sayfayı Paylaş

  1. kibela24 Veliaht Veliaht

    Katılım:
    12 Mart 2009
    Konular:
    2,498
    Mesaj:
    7,962
    Alınan Beğeniler:
    35
    Ödül Puanları:
    48
    OKULLARDA SİVİL SAVUNMA KOLU KURULMASI VE ÇALIŞMASI İLE İLGİLİ ESASLAR





    I. Amaç
    Sivil Savunma Konularında; ilk, orta ve lise dengi okul öğrencilerini bilinçlendirmek, eğitmek amacı ile bu okullarda yapılacak çalışmaların plânlama, koordine ve yürütümünü sağlamak üzere kurulacak "Sivil Savunma Kollarının" faaliyetlerini düzenlemektir
    II. Kapsam
    Bu Yönerge Millî Eğitim Bakanlığına bağlı ve denetiminde olan tüm İlkokul, Ortaokul, Lise ve Dengi Okulları kapsar.
    III. Hukukî Dayanak
    Bu Esaslar; 4/11635 Karar Sayılı "Sivil Müdafaa Vekâletlerarası İş Birliği ve Karşılıklı Yardım Tüzüğü" ile "İlkokul, Ortaokul, Lise ve Dengi Okullar Eğitici Çalışmalar Yönetmeliği" ve bu Yönetmeliğine dayalı olarak çıkarılan Millî Eğitim Bakanlığının 14/11/1988 gün ve Md. Bşk.040.Yön.Şb.Md. 3008 sayılı genelgesine göre hazırlanmıştır.
    IV. İlkeler
    a) Topyekün savunmanın ayrılmaz bir parçası olan sivil savunma konularında öğrencilerimizi bilinçlendirmek.
    b. Yurt savunmasında kişilere düşen, görev ve sorumluluk duygularını aşılamak,
    c) Öğrencilerimize savaş ve afetlerin yıkımlarına karşı, kendilerini nasıl koruyabileceklerini öğretmek,
    d) Günümüz silâhları ve savaş teknikleri hakkında öğrencilerimize kısa bilgi vermek,
    e) Savaşta ve afetlerde sivil savunmanın herkesin yanında ve yardımında olacağı konusunda öğrencilerimizi bilinçlendirmek,
    f) Savaşta ve afetlerde dayanışma ve yardımlaşmanın önemini belirtmektir.
    V. Teşkilât
    Yukarıda belirtilen amaçların gerçekleşmesi için ilk, orta ve lise dengi okullarda sivil savunma kolları kurulur.
    Sivil Savunma Kolu aşağıdaki organlar tarafından yürütülür.
    1. Rehber Öğretmen
    Ders yılı başında öğretmenler kurulu tarafından en az bir öğretmen rehber öğretmen olarak seçilir. Bu öğretmenler kol faaliyetlerinde okul müdürüne karşı sorumludur. Rehber öğretmen mahallî sivil savunma birimleriyle birliği yapar.
    2. Sivil Savunma Kolu Genel Kurulu
    Her sınıfın şubelerinden seçilen en az 2'şer öğrenciden oluşur.
    3. Sivil Savunma Kolu Yönetim Kurulu
    Genel kurulca üyeler arasından seçilen en az 5 asil ve 3 yedek üyeden oluşur. Yönetim kurulu üyeleri 1 başkan, 1 başkan yardımcısı ve 1 sekreteri gizli oyla seçer. Bunların süreleri bir öğretim yılıdır.
    4. Denetleme Kurulu
    Genel kurulca seçilen en az 2 üye öğrenciden oluşur.
    VI. Görev ve Sorumluluklar
    1. Rehber Öğretmenin Görevleri
    a) Sivil Savunma Kolunun Kurucusu ve Yöneticisi olarak; hazırlanan iç yönetmeliği ve yıllık çalışma programı rehber öğretmenler kuruluna sunmak.
    b) Genel Kurulu toplamak,
    c) Sivil savunma kolunu yönlendirerek çalışmalarını izlemek,
    d) Yıllık yapılacak çalışma programının hazırlanmasına yardımcı olmak,
    e) Yılılk çalışma programını okul müdürüne onaylatmak,
    f) Onaylanan programın uygulanmasını sağlamak,
    g) Her yıl 28 Şubat Sivil Savunma Gününü bir program dahilinde kutlanmasını sağlamak,
    h) Yıllık çalışma programında değişiklik yapmak için genel kurulu toplantıya çağırma
    ı) Okul duvar gazetesinde sivil savunma konulu yazılar çıkmasına yardımcı olmak,
    i) Kolun gelir-gider defterini kontrol etmek,
    j) Yıl boyunca yapılan çalışmaları sene sonunda bir rapor halinde okul müdürüne sunmak,
    k) Sivil savunma konusunda film, afiş, broşür veya diğer ihtiyaçların temini için mahallî sivil savunma birimleriyle iş birliği yapmaktır.
    2. Genel Kurulun Görevleri
    a) Rehber öğretmenin gözetiminde ilk toplantıda yönetim ve denetim kurullarını seçmek,
    b) Yıllık çalışma programının ana hatlarını saptamak,
    c) Kol çalışmalarının sağlıklı yürümesi için sınıf temsilcileri ve sınıf arkadaşlarıyla iş birliği yapmak,
    d) Yıl içinde çıkarılacak olan duvar gazetesine konacak yazıları ve sivil savunma günü kutlamasında görev alacakları yönetime iletmek,
    e) Sivil savunma kolu yönetim kurulunun faaliyet raporu ve denetleme raporunu değerlendirmek.
    3. Yönetim Kurulunun Görevleri
    a) Yıllık çalışma programını (bu program mahallî sivil savunma müdürlüğü veya memurluğu ile koordine edilerek yapılacaktır) yaparak, okul müdürünün onayına sunmak,
    b) Kurula havale edilen yazıları incelemek ve gereğini yapmak,
    c) Sivil savunma günü programını hazırlamak ve uygulamak,
    d) Mahallî sivil savunma birimleriyle iş birliği yaparak sivil savunma konularında öğrencilerin bilinçlenmesini sağlamak,
    e) Duvar gazetesinde sivil savunma ile ilgili yazı ve haberlerin yayınlanmasını sağlamak,
    f) Okul öğrencilerinin sivil savunma konularında aydınlatılması için afiş, broşür ve filmlerin öğrencilere gösterilmesini sağlamak,
    g) Okulda ilk yardım kursları düzenlemek,
    h) Öğrencilerin İkaz-Alarm ve Sığınaklar konusunda aydınlatılmasını sağlamak,
    ı) Sınıflar arasında sivil savunma konularında kompozisyon, resim ve şiir yarışmaları düzenlemek,
    i) Sivil savunma gününde, okulda sivil savunma köşesi düzenlemektir.
    4. Yönetim Kurulu Başkanının Görevleri
    a) Yönetim kurulunu toplamak,
    b) Kurul faaliyetlerinin plân ve program dahilinde yürütülmesini sağlamak,
    c) Sivil savunmanın tanıtılması için öğrenciler tarafından yapılan çalışmaları idare etmek,
    d) Sivil savunma kavramını tüm okul öğrenilerine tanıtmak için etkin bir çalışma yapmak,
    e) Sivil savunma koluna, sınıflarda yapılan seçimlerde veya görevlendirmelerde yer almayan öğrencilerden bilâhare gönüllü olarak üye olmak isteyenlerin kabullerini yapmaktır.
    5. Başkan Yardımcısının Görevleri
    a) Başkan olmadığı zaman yönetim kuruluna başkanlık etmek,
    b) Sivil savunmanın tanıtılması için yapılan çalışmalarda başkana yardımcı olmaktır.
    6. Sekreterin Görevleri
    a) Sivil savunma kolunun yazı işlerini yürütmek,
    b) Toplantı tutanak ve kararları deftere geçirmek,
    c) Duvar gazetesinde yayımlanacak yazıları düzenlemek,
    d) Sekreter, yönetim kurulu ve rehber öğretmene karşı sorumludur.
    7. Denetleme Kurulunun Görevleri
    a) Yılda iki kez sivil savunma kolunun faaliyetlerini denetlemek,
    b) Denetleme raporunu yönetim kuruluna ve rehber öğretmene vermek,
    c) Sivil savunma çalışmalarında yönetim kuruluna tavsiyelerde bulunmaktır.
    VII. İş Birliği
    a) Okulda kurulan tüm kollarla iş birliği yapmak, sivil savunmanın tanıtılmasında diğer kol öğrencilerinin de katılmalarını sağlamak,
    b) Sivil savunma hizmetlerini yürütmekten sorumlu olan müdür yardımcısı (Sivil Savunma amiri) ile iş birliği yapmaktır.
    VIII. Yürütme
    Okullar iç yönetmeliklerini Millî Eğitim Bakanlığınca yayınlanan "İlkokul, Ortaokul, Lise ve Dengi Okullar Eğitici Çalışmalar Yönetmeliği"ne ve "Okullarda Sivil Savunma Kolu Kurulması ve Çalışma ile İlgili Esaslar"a göre hazırlarlar.​
     
  2. kibela24 Veliaht Veliaht

    Katılım:
    12 Mart 2009
    Konular:
    2,498
    Mesaj:
    7,962
    Alınan Beğeniler:
    35
    Ödül Puanları:
    48
    Sivil Savunma

    Edirne’den Ardahan’a
    Samsun’dan İskenderun’a uzanan
    Devletin en şefkatli elleridir.
    Sivil Savunma.

    Savaşta ve barışta
    Depremde, selde, yangında
    Her tür afette,
    Uzanır zorda kalan vatandaşına
    Çeker alır ölüm tuzaklarından
    Sarar yaralarını.

    Sivil halkla beraber
    Sivil halkın yanında
    Karda, kışta her koşulda
    Hazırdır göreve.
    Karagün dostu,
    Görevinin, özgüvenin okuludur
    Sivil Savunma.

    Cihat SOLMAZ

    Sivil Savunma

    Harbin olumsuzluğu
    Cephelerde kalmıyor.
    Siviller bile artık
    Korkunç zarar görüyor.

    Saldırıdan korunmak
    Yeterli önlem almak,
    Bulunmak ilkyardımda
    Şart sivil savunmada.

    Tüm askerler cephede
    Kararlı savaşırken;
    Sivil savunma ile
    Destekle cepheyi de.

    Yurdun savunmasına,
    Olumlu katkıları.
    Sivil savunmacılar,
    Kurtarmakta canları.

    Askere ve kendine
    Yardımcı olmak için,
    Sivil savunmacı ol,
    Hizmet et milletine.

    Sivil Savunma

    Uzun yıllardan beri insanlar savaşmakta,
    Ölüm ile birlikte servetler yok olmakta.
    Yangın ve felaketin anası oldu harpler,
    Savaş sonralarında geri kaldı milletler.

    Zaman ilerleyince kavga biter sanıldı,
    Çağdaş gelişmelere umut ile bakıldı.
    Oysaki gizli gizli ne silahlar yapıldı,
    İnsanlar yığın yığın acımadan yakıldı.

    Görüldü ki savaşta asker değil sadece,
    Sivil halk da ölüyor, binlerce, on binlerce.
    “savaş kural tanımaz” ilkesi anlaşıldı,
    Sivil savunmaya da böylece ulaşıldı.

    Kurtarıcı, silahsız ve sivil kişilerden,
    Teşkilatlar kuruldu, yönetildi merkezden,
    İşyerinde ve evde, cephenin gerisinde,
    Öz savunma sivilin yeşerdi bilincinde.

    Sivil savunma artık bütün yurt genelinde,
    Hizmet için çalışıyor cephenin gerisinde.
    Ev, işyeri ve sivil, bu örgütçe korunur,
    Sivil savunmacının görevi onurludur.
     
  3. dirokwan Usta Üye

    Katılım:
    27 Mart 2009
    Konular:
    12
    Mesaj:
    170
    Alınan Beğeniler:
    5
    Ödül Puanları:
    18
    1. SİVİL SAVUNMANIN TANIMI:

    Savaşta ve afetlerde halkın can ve mal kaybını en aza indirme amacını taşıyan ve topyekün savunmanın en önemli unsurlarından biri olan Sivil Savunma;
    -Savaş zamanı halkın can ve mal kaybının en aza indirilmesi;
    -Afetlerde can ve mal kurtarılması;
    -Büyük yangınlarda can ve mal kaybının azaltılması;
    -Yok olmaları veya çalışamaz hale gelmeleri durumunda yaşamı büyük ölçüde etkileyecek olan kamu ve özel kurum ve kuruluşların korunması ile bunların acil onarımlarının yapılması;
    -Savaş zamanı her türlü savunma faaliyetlerinin sivil halk tarafından desteklenmesi;
    -Cephe gerisinde halkın moralinin kuvvetlendirilmesi;konularını kapsayan SİLAHSIZ, KORUYUCU, KURTARICI önlem ve faaliyetler bütünüdür.

    2. SİVİL SAVUNMA KAVRAMININ DOĞUŞU
    Tabiatın var oluşundan bu yana her canlı, çeşitli tehlikelere karşı kendisini, yakınlarını, sevdiklerini, barındığı yuvasını, üzerinde yaşadığı toprağını, yaşam için gerekli olan her şeyini SAVUNA GELMİŞTİR.
    Hayvanlar yuvalarını genellikle çeşitli tehlikelerin ulaşamayacağı mekanlarda seçmişlerdir.
    İlk gününden bu yana insanoğlu; tabiat olaylarından, vahşi hayvanların tehlikelerinden, düşmanlarının saldırılarından korunabilmek için, barınaklarını gerektiğinde bir gölün üzerine kurmuşlar, mağaralarda barınmışlar, zamanla yüksek tepeler üzerinde şatolar ve kaleler inşa ederek, kendilerini korumaya çalışmışlardır.
    İnsanlar ve toplumlar arasındaki çatışmaların, ilk insanların ortaya çıkışı ile başladığı ve en ilkel koşullardan günümüzün en modern imkanlarına kadar her türlü vasıtayı kullanarak geliştiği ve asla son bulmadığı ve bulmayacağı bilinmektedir.
    Toplumların bünyeleri değiştikçe istek ve ihtiyaçları artmış, dolayısıyla kişiler ve toplumlar arasındaki anlaşmazlıklar meydana gelmiş, bunların çözümü için de çoğu kez savaşlara başvurulmuştur.
    Savaşlar, insanların kendi kendilerine yol açtıkları en büyük felaketlerden biridir. Daima çok büyük acılara, sıkıntılara ve zararlara sebep olmasına ve tüm insanların bunu bilmesine rağmen maalesef savaşlar devam etmektedir.
    Norveç İlimler Akademisince yapılan bir araştırmaya göre; İnsanlar M.Ö. 3600 yılından bu yana 14 bin defadan fazla savaşmışlardır. Bu savaşlarda 4 milyara yakın insan hayatını kaybetmiştir.
    Yine bu savaşlardaki maddi zarar; dünyayı ekvator üzerinde çevreleyen 10 m. yüksekliğinde, 156 m. genişliğinde altın madeninden yapılacak bir duvarın maddi değerine eşittir. Bu dönem boyunca, dünyamız, sadece 292 yıl sulh ve sükun içinde yaşamını sürdürmüştür.
    Savaşı kazanabilmek için; önceleri üstünlüklerini kişisel güçleriyle sağlayan insanlar, daha sonraları zeka ve becerilerini de kullanarak savaş araç ve gereçlerini devamlı geliştirmişlerdir. Bu gelişme dünya devletlerini adeta bir silahlanma yarışına götürmüştür.
    XX. yüzyılın başından bu yana milletler arasında yapılan silahlanma yarışı, dünyamızı bir barut fıçısı haline getirmiştir. Bunun sonucunda, insanlar, I. ve II. DÜNYA SAVAŞLARI ile yüz yüze gelmişlerdir.
    1914-1918 (4 Yıl 3 Ay) I. DÜNYA SAVAŞINDA; 9.5 milyon insan ölmüş, bunların %5’i sivil, %95’i askerdir.
    1939-1945 (5 Yıl 8 Ay) II. DÜNYA SAVAŞINDA; 52 milyon insan ölmüş, bunların % 48’i sivil, % 52’si askerdir.
    1950-1952 (2 Yıl 6 Ay) KORE SAVAŞINDA; 9.2 milyon insan ölmüş , bunların %84’ü sivil, % 16’sı askerdir.
    Bu tablodan da anlaşılacağı üzere, günümüze gelindikçe savaşlarda ölen insanların büyük bir çoğunluğunu SİVİL HALK teşkil etmektedir.
    Günümüzde ya da gelecekte çıkacak savaşların en belirgin özelliği: Bu savaşların, TOPYEKÜN ya da ULUSAL SAVAŞLAR oluşlarıdır.
    Topyekün Savaşlarda Amaç ; Düşmanın SAVAŞ GÜCÜnü kırmak, yok etmektir.
    Savaş Gücü de ; genellikle İNSAN GÜCÜ ve ENDÜSTRİYEL GÜÇTEN oluşur.
    Bu nedenle düşman, savaş gücünü kırmak için bu güçleri oluşturan kaynaklara yönelir. Yani sivil halkı ve bu halk tarafından çalıştırılan özel veya kamuya ait kurumlar ile endüstriyel kuruluşları hedef alır. Böylece silahlı kuvvetleri hem savaş gücü desteğinden, hem de uğrunda çarpıştığı kavramlardan yoksun bırakmaya uğraşır. Gerçekten de, sivil halkı olmayan bir ordunun savaşması mümkün değildir ve böyle bir durumda çarpışmak, savaşmak da anlamsızdır.
    Düşman, savaştığı ülkelerin savaş gücünü kırmak için elinde bulunan tüm silahları, bunlardan birini ya da birkaçını, belli bir ya da birkaç sonucu elde etmek için bir arada kullanabilir.
    6 Ağustos 1945 te Japonyanın Hiroşima kentine atılan 20 kilotonluk bir atom bombası:
    300,000 nüfustan;
    78.000 kışının ölümüne,
    84.000 kişinin yaralanmasına,
    60.000 evin tamamen ya da kısmen yıkılmasına,
    Böylece onbinlerce insanın evsiz kalmasına neden olmuştur.
    9 Ağustos 1945’te Nagazaki kentine atılan 20 kilotonluk bir atom bombası:
    87.000 nüfustan :
    27.000 kişinin ölümüne,
    41.000 kişinin yaralanmasına,
    Binlerce insanın evsiz kalmasına neden olmuştur.
    Halen dünyada 50.000 atom başlığı olduğu sanılmaktadır. Bu korkunç gerçekler ışığında Ülkeler Sivil halkın korunması sivil halkın korunması için teşkilat kurma zorunluluğu duymuş ve Sivil Savunmanın kurumlaşmasını sağlamışlardır.
    GÜNÜMÜZ SAVAŞLARININ KORKUNÇ GÖRÜNÜMÜNE, DOĞAL AFETLERİN BÜYÜK YIKINTILARINA, YANGINLARIN KASIP KAVURMALARINA RAĞMEN; CAN VE MAL KAYBINI EN AZ DÜZEYE İNDİRMEK, DAHA BARIŞTAN İTİBAREN, BU TEHLİKELERE KARŞI ÖNLEMLERİ ALDIRACAK VE GEREKTİĞİNDE UYGULATACAK BİR TEŞKİLATIN KURULMASI İLE MÜMKÜNDÜR.
    BU TEŞKİLAT: SİVİL SAVUNMA TEŞKİLATIDIR.
    Milletleri oluşturan en önemli unsur insandır.İnsan hayatını ve malını korumak çok önemli bir görevdir.Sivil Savunma bu görevin nasıl ifa edileceğini öğreten ve planlayan bir teşkilattır.
    Doğal afetlere karşı halkın korunması konusunda, öteden beri bir takım önlemler alınıp uygulanmışsa da bu önlemler, örgütsel ve yasal dayanaklardan yoksundu.
    Birinci Dünya savaşına kadar, özellikle halkın, savaşın tehlikelerine karşı korunması için hiçbir girişimde bulunulmadığı, buna ihtiyaç da duyulmadığı görülmektedir. Bunun nedeni, savaş silahlarının cephe gerilerine uzanacak menzile ve toptan yok etme gücüne erişememiş olmasıdır.
    Birinci Dünya savaşının ardından gelen yıllarda ülkelerin bir çoğunda pasif korunma adı altında, halkın türlü tehlikelerden korunmasını amaçlayan önlemler getirilmiş ve örgütler kurulmuştur.
    Teknolojik gelişmeler, savaş doktrinlerinde değişmelere neden olunca, buna paralel olarak pasif korunma örgütü de, değişen koşulların doğuracağı sonuçları karşılayacak biçimde değiştirilip geliştirilmiştir.
    II. Dünya Savaşında; savaşların, cephelerden çok cephe gerilerini tehdit etmiş olması, askerden çok sivil halkın ölmesi, bundan sonra çıkabilecek savaşların da böyle süreceği düşüncesi devletleri, sadece pasif korunma önlem ve örgütünün halkı koruyamayacağı sonucuna götürmüş, Sivil Savunma bu sonuçtan çıkmıştır.
    Avrupa ülkelerinin çoğunda Sivil Savunma II. Dünya savaşı sırasında, savaşın içinde kurulmuş, gerçek bir deneyimden geçmiş, yararını kanıtlamış bir örgüttür.
    Avrupa ülkelerinin çoğunda sivil savunma ıı. Dünya savaşı sırasında, savaşın içinde kurulmuş, gerçek bir deneyimden geçmiş, yararını kanıtlamış bir örgüttür.
    Sivil savunma, savaşın ardından gelen yıllarda da,savaş teknolojisindeki ilerlemelere uygun bir gelişme göstermiştir. İlk kez bu savaşta halka karşı kullanılan atom silahları bundan sonra daha büyük bir gelişme göstermiş termonükleer silahlar imal edilerek savaş alanında kullanılabilecek duruma getirilmiştir. Kısaca nükleer silahlar diye adlandırılan bu silahlar ile biyolojik ve kimyasal silahlar da sivil savunmanın önemini daha çok arttırmıştır.
    Bugün sivil savunmanın önemini benimsemiş tüm dünya ülkeleri, sivil savunma örgütlerine bütçelerinden küçümsenemeyecek kaynaklar ayırmaktadırlar.

    3. BUGÜN İNSANOĞLUNU SAVAŞTA VE BARIŞTA TEHDİT EDEN TEHLİKELER ŞUNLARDIR:
    a. Düşman Taarruzları,
    b. Doğal (Tabii) Afetler,
    (1) Deprem,
    (2) Su Baskını,
    (3) Toprak Kayması (Heyelan),
    (4) Kaya Düşmesi,
    (5) Çığ,
    (6) Kuraklık,
    (7) Fırtına - Kasırga - Tayfun,
    (8) Volkan Patlaması,
    (9) Hava – Su - Çevre Kirlenmesi,
    (10) Sınai Kazalar,
    (11) Ulaşım(Kara, Demir, Hava, Deniz Yolları) Kazaları.
    (12) Tsunami (Deprem Sonrası Oluşan Dev Dalgalar.)
    c. Büyük Yangınlar
     
  4. Yorgun Veziri Azam Site Yetkilisi Vezir-i Azam

    Katılım:
    13 Mart 2009
    Konular:
    4,360
    Mesaj:
    13,519
    Medya:
    19
    Alınan Beğeniler:
    3,713
    Ödül Puanları:
    113
    Cinsiyet:
    Erkek
    Web Sitesi:
    Sivil Savunma Kulübü

    Bu alandaki linki görmek için foruma kayıt olmalı yada giriş yapmalısınız.
     

Bu Sayfayı Paylaş