• Kaynak menüsünden dosya indirebilmek istiyorsanız lütfen forum kullanım bilgisini okuyunuz

türk inkılapları

nazif

Usta Üye
Katılım
15 Mar 2009
Mesajlar
126
Puanları
28
TÜRK İNKILÂPLARI
2.TBMM DÖNEMİ(1923–1927)
2.TBMM'NİN AÇILMA NEDENLERİ:
 İlk anayasada belirtilen 2 yıllık seçim süresinin dolması
 Kurtuluş savaşı'nı kazanan 1.TBMM'nin zor şartlar altında çalışarak yıpranması
 Kurtuluş zaferi elde edildikten sonra meclis içi görüş ayrılıklarının çoğalması ve bu durumun yapılacak inkılâplar için sorun yaratması. Yine bu nedenle yenilenmenin gerekliliği
YORUM 1,1.TBMM milli bağımsızlığını gerçekleştirmiş ve saltanatı kaldırarak milli egemenliğin en büyük adımını atmıştır.

 11 Ağustos 1923'te 2.TBMM Açılmıştır.2.TBMM'nin En Önemli Özellikleri:
Lozan Barış antlaşması'nı onaylamıştır.
Ankara'yı başkent yapmıştır.
İnkılâpları gerçekleştirmiştir.
Cumhuriyeti ilan etmiştir.(En büyük İnkılâptır)
YORUM: Bu faaliyetleri ile 2.TBMM "Milli Egemenliği" perçinleyici ve çağdaşlaşma karakterli özellikler taşımaktadır.

İNKILÂP HAREKETLERİ
1-Türkiye Cumhuriyeti ULUSAL BAĞIMSIZLIK ve ULUSAL EGEMENLİK temeli üzerine kurulmuştur.
2-Çağdaşlaşma Türkiye Cumhuriyeti'nin en önemli amacıdır.
DİKKAT: İnkılâp hareketlerini öğrenebilmeniz için yukarıdaki özelliği bilmeniz gerekir!

İnkılâp Hareketlerinin Amaç Ve Özellikleri
1. Ulusal bağımsızlığı korumak
2. Ulusal egemenliği tamamen yerleştirmek
3. Çağdaşlaşmak (Türkiye'yi muasır medeniyetler seviyesinin üzerine çıkarmak)
NOT:1923–1933 yılları arası çağdaşlaşmanın en yoğun olduğu dönemdir.
4.Eğitim ve öğretimi millileştirmek ve çağdaşlaştırmak
5.Kalkınmada aklın ve bilimin rehberliğini esas almak
6.kadın haklarına önem vermek
7.Toplumsal eşitlik ve barışı sağlamak
8.İnkılâpların birbirini tamamlar nitelikte olmasını sağlamak
9.İnkılâplar için halkı eğitmek ve bilinçlendirmek(gerekli ortamı sağlamak)
10.Batılılaşmak
SONUÇ: 10 maddenin her birini okuduktan sonra her birine ayrı ayrı "neden" sorusunu sorunuz. Cevabın değişmemeli hepsi ÇAĞDAŞLAŞMAK için! :)

ÇAĞDAŞLAŞMA NEDİR?
CEVAP: Eskiye ait kurum ve değerlerin kaldırılması, yerine ulusal egemenliğe ve laikliğe dayanan ve ileri dünya ülkeleri ile aynı seviyeye gelebilecek köklü yenilikleri yapmak yaşatmak ve geliştirmektir. İşte tüm inkılâplar bunun için yapılmaktadır. İNKILÂPLAR=ÇAĞDAŞLAŞMA'DIR

TÜRKİYE'DE ÇAĞDAŞLAŞMA'DA LAİKLİĞİN AŞAMALARI
1. 3 MART 1924'te;
 Halifelik kaldırıldı.
 Tevhidi tedrisat kanunu çıkarılarak Eğitim-Öğretim birleştirildi.
 Şeriye ve Evkaf vekâleti kaldırıldı. Yerini Diyanet İşleri Başkanlığı kuruldu.
2–30 Kasım 1925'te Tekke. Zaviye ve Türbeler kapatıldı.
YORUM: Atatürk 1925'te "Türkiye cumhuriyeti, şeyhler dervişler ve müritler memleketi olamaz. Türkiye cumhuriyeti her alanda doğru yolu gösterecek güçtedir" diyerek bu kurumların önemsizliğini vurgulamıştır.
3.17 Şubat 1926'da Medeni Kanun kabul edildi.
4.2 Mart 1926’da; Maarif Teşkilatı Kanunu kabul edildi. Böylece bugünkü eğitim sistemimiz kuruldu.
5.1924 Anayasası'ndan "devletin dini İslam’dır" maddesi çıkartıldı.(10 Nisan 1926)
6.5 Şubat 19372de laiklik-diğer Atatürk ilkeleri ile birlikte Anayasaya girdi.
YORUM: Osmanlı Döneminde mezhep ve tarikat ayrılığı bölünmelere ve kardeş kavgalarına karşı neden olmaktaydı. Laikliğin benimsenmesi ve yerleştirilmesi bu olumsuzluğu giderme amacına yöneliktir.



SİYASAL ALANDA YAPILAN İNKILÂPLAR
1-SALTANATIN KALDIRILMASI (1KASIM 1922)
 Osmanlı Devleti Mondros Ateşkes Antlaşması ile fiilen, Mudanya Ateşkesiyle hukuken sona ermiştir.23Nisan 1920’de TBMM’nin açılmasıyla Ulusal Egemenliğe dayanan Yeni Türk Devleti kurulmuştu.

 Saltanatın Kaldırılma Nedenleri
1.Ulusal Egemenlik İlkesine ters düşmesi
2.Padişah ve İstanbul Hükümetinin ulusal direnişe (Kurtuluş Savaşına) karşı olmaları
3.TBMM’nin açılması ile ulusal egemenlin uygulanıyor olması
4.İtilaf Devletle i Lozan Konferansına TBMM ve Osmanlı Hükümetini bir arada çağırmaları
AMAÇ: İkilik çıkarmak ve bundan yararlanmak
SONUÇ:1Kasım 1922’de Saltanat Makamı Halifelik Makamından ayrılarak dini ve siyasi yetkilerin ayrılması sağlandı Saltanat kaldırıldı. TBMM Türkiye’nin tek temsilcisi oldu.
YORUM: İtilaf Devletlerinin Lozan’da ikilik çıkarma planları bozuldu.

SALTANATIN KALDIRILMASININ SONUÇLARI
1. 623 YILLIK Osmanlı devleti resmen sona erdi.
2. İtilaf devletlerinin Lozan'da ikilik çıkarmaları engellenmiş oldu. Lozan’da Türkiye'nin tek bir heyetle temsil edilmesi sağlandı.
3. TBMM, ülkenin tek temsilcisi haline geldi.
4. Ulusal Egemenliğin gerçekleşmesi yolunda önemli adım atılmıştır.
YORUM: Ulusal Egemenlik yolunda en büyük engel ortadan kaldırılmış oldu.
5.Din ve devlet işleri birbirinden ayrılmış, halifelik siyasi gücünü yitirmiştir. Bu gelişme devletin laikleşmesinde önemli bir adım olmuştur.
6.Saltanatın kaldırılmasından sonra Türkiye'de devlet başkanlığı ve rejim sorunu ortaya çıkmış ve bu sorun cumhuriyetin ilanını hızlandırmıştır.
UYARI: Saltanatın kaldırılması Atatürk'ün ulusal egemenlik, Cumhuriyetçilik ve laiklik ilkeleriyle ilgilidir. Bu durum cumhuriyetin ilan edilmesine ve halifeliğin kaldırılmasına ortam hazırlamıştır.
DİKKAT: Saltanatın kaldırılması ULUSAL EGEMENLİK adımı halifeliğin kaldırılması LAİKLİK adımıdır.
UYARI: Halifeliğin saltanatla birlikte kaldırılmamasının nedeni kamuoyu şartlarının henüz hazır olmamasıdır.

2-CUMHURİYETİN İLANI (29 EKİM 1923)
NEDENLERİ:
1. Saltanatın kaldırılmasıyla ortaya çıkan devlet sorununu çözümlemek
2. Yeni Türk devletinin rejimini belirlemek ve bu konudaki tartışmalara son vermek
3. Ulusal egemenliği ve demokrasiyi daha iyi uygulayabilmek
4. Meclis hükümeti sisteminden doğan problemleri gidermek

 TBMM nin 29 Ekim 192’ te Cumhuriyeti ilan etmiştir.
SONUÇLARI:
1. Yeni Türk devletinin adı "Türkiye Cumhuriyeti" olmuştur.
YORUM 1: Cumhuriyetin ilanıyla Devletin ve rejimin adı belirlenmiştir. Böylece rejim tartışmaları sona ermiştir.
YORUM 2: 1921 anayasasındaki "Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir."hükmü zaten cumhuriyet rejiminin tarifiydi. O dönemde Kurtuluş savaşı yapılamakta olduğu için ulusal birliği bozmamak amacıyla rejimin adının konulması 2 yıl gecikmiştir.
2.Yeni Türk devleti ulusal egemenlilik anlayışı ile yönetileceğini kesinleştirmiştir.
YORUM: Demokrasinin tam ve en belirgin hükümet şekline ulaşılmıştır.
3.Cumhurbaşkanı Meclis başkanı ve başbakanın yetkileri birbirinden ayrılarak yönetim kadroları yeniden düzenlendi.
4.Yeni Türk devleti ilk Cumhurbaşkanı M.Kemal Paşa İlk meclis Başkanı Fethi Okyar, ilk başbakan İsmet İnönü oldu.
5.Mustafa Kemal paşanın Cumhurbaşkanı seçilmesiyle devlet başkanlığı sorunu çözülmüştür.
6."Meclis hükümeti isteminden "kabine sistemi" ne geçilmiş, böylece hükümet bunalımı sona ermiştir.
AÇIKLAMA: Meclis hükümeti sisteminde başbakan bakanlar teker teker seçilirdi. Bir başkan için bazen çoğunluk elde edilemediği için uzun süren oylamalar yapılmaktaydı. Cumhuriyetin ilanı ile "kabine sistemine" geçilmiş ve bu sorun çözülmüştür. Önce Cumhurbaşkanı Seçildi.(M.KEMAL).Cumhurbaşkanı Başbakanı tayin etti.(ismet İnönü) Başbakanda uyumlu çalışabileceği vekillerini bakan tayin ederek hükümeti kurdu.(günümüzde de böyledir.)
NOT: meclis hükümetinden kabine sistemine geçiş bir inkılâp değildir. Devletteki tıkanıklığı açmaya yönelik olduğu için bir reformdur.
7.Cumhuriyetçilik ilkesi uygulanmaya başlamıştır.


3-HALİFELİĞİN KALDIRILMASI ( 3 MART 1924 )
 Saltanatın kaldırılması sırasında halifelik makamı saltanattan ayrılmış ve TBMM Osmanlı soyundan gelen Abdülmecit efendiyi halife seçmişti.
HALİFELİĞİN KALDIRILMASININ NEDENLERİ:
1-Halifeliğin Cumhuriyet rejimine (ulusal egemenliğe) ve laikliğe karşı bir kurum olması.
2-Halifelik makamının TBMM’nin üzerinde gibi görünmesi ve hareket etmesi
3-Halifenin eski rejim taraftarlarının sığınacağı bir merkez haline gelmesi.

 TBMM 3 Mart 1924’te halifeliği kaldırmıştır. .Aynı gün 4 kanun daha kabul edilmiştir.
1-TEVHİDİ TEDRİSAT KANUNU: Eğitim ve öğretimin birleştirilmesi kabul edildi. Eğitimde birlik sağlanmış ve eğitimin laikleşmesi yolunda önemli bir adım atılmıştır
2-ŞERİYYE VE EVKAF VEKÂLETİ kaldırılarak yerine “Diyanet İşleri Bakanlığı” ve “ Vakıflar Genel Müdürlüğü” kurulmuştur. Böylece laiklik alanında önemli bir adım atılmış oldu.
3-ERKÂNI HARBİYE UMUMİYE VEKÂLETİ kaldırılarak yerine “Genelkurmay Başkanlığı” ve “Milli Savunma Bakanlığı” kurulmuştur.
4-Osmanlı hanedan üyelerinin T.C. sınırlarının dışına çıkartılması kararlaştırılmıştır.

HALİFELİĞİN KALDIRILMASININ SONUÇLARI:
1-Laik düzene geçişte önemli bir adım atılmış oldu.
2-Yapılacak olan inkılâpların gerçekleştirilmesi kolaylaşmıştır.
3-ulusal egemenlik tam anlamıyla gerçekleşmiş çağdaşlaşmanın önündeki en büyük engel ortadan kalkmış eski rejime dönüş yolları tıkanmıştır.
4-Ümmetçi devlet anlayışından ulusçu devlet anlayışına geçiş süreci hızlanmıştır.

4-ANKARANIN BAŞKENT OLMASI ( 13 EKİM 1923)
NEDENLERİ:
Türkiye’nin ortasında bulunması, askeri ve siyasi yönden güvenli bir konumda bulunması
Ulaşım ve haberleşme imkânlarına sahip olması
TBMM’nin Ankara’da açılması ve kurtuluş savaşının idari merkezi olması

5-ÇOK PARTİLİ DÖNEME GEÇİŞ DENEMELERİ(1924–1930)
 Türkiye’de çok partili sistem 1908’de meşrutiyet döneminde yaşanmıştır.
 23 Nisan 1920 de açılmış olan ilk TBMM’ de partiler yoktu. Farklı görüşteki milletvekilleri, çeşitli gruplar oluşturarak düşüncelerini meclise kabul ettirmeye çalışmaktaydı. Bu gruplar İstikrar Grubu, Müdafaa-i Hukuk ve ıslahat Grubu gibi
 M. Kemal Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i hukuk grubunu kurmuştur.
 M. Kemal Cumhuriyet yönetiminde demokrasinin gerçekleşmesini sağlamak amacıyla siyasi partilerin kurulmasını istedi. Böylece düşünceler ortaya konacak karşılıklı aktarılacak ilerleme ve yükselme sağlanacaktı.

1-CUMHURİYET HALK FIKRASI (9 AĞUSTOS 19239)
 Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Grubu 9 ağustosta 1923’te halk fıkrası adını almış 9 Eylül 1923’te başkanlığına M. Kemal i seçmiştir. Cumhuriyetin ilanı ile cumhuriyet Halk partisi adını almıştır.
 Cumhuriyet döneminin ilk siyasi partisidir.
 Kurucusu ve ilk başkanı Mustafa kemaldir.
 Sosyal alanda halkçılık, ekonomik alanda devletçilik, yönetim alanında laiklik ilkesini savunmuştur.
 İnkılâpların öncülüğünü yapmıştır.
 CHP 1946 yılına kadar seçimlere tek parti olarak katılmıştır.1950 yılına kadar 27 yıl iktidarda kalmıştır.
NOT:1924’ün ekim ayında TBMM “ordunun siyasetten ayrılmasını öngören kanunu kabul etmiştir. Böylece Atatürk’ün “kışla, cami ve okul” siyaset dışıdır. İlkesine uygun bir adım atılmıştır. Ordunun siyasetten ayrılmasıyla meclisteki rekabetin iç çatışmaysa dönüşmesi engellenmiştir.

2-TERAKKİPERVER(İLERİCİ)CUMHURİYET FIKRASI(17 KASIM 1924)
 M Kemal ile inkılâplar konusunda geçiş ayrılığı yaşayan yakın arkadaşları bu partiyi kurmuştur.(Kazım Karabekir, Ali Fuat Cebesoy, Refet bele, Rauf Orbay be Adnan Adıvar gibi)
 Cumhuriyet Döneminin ilk muhalefet partisidir.
 “liberalizm”i (serbest ekonomi)savunmuşlardır.
 Cumhuriyete ve inkılâplara karşı olanlar ile halifeliği tekrar getirmek isteyenler (saltanat ve hilafet yanlıları)bu partide toplandılar. Bu durum cumhuriyete zarar vermeye başlamıştır.
YORUM: Bu olumsuz gelişmenin meydana gelmesinde partinin” dini inanç ve fikirler saygılıyız” ilkesi etkili olmuştur.
 Doğu illerinde inkılâplara karşı olanlar tarafından Şeyh Sait önderliğinde ayaklanmalar çıkardılar T.C.P.’nin ayaklanmanın çıkmasında rollerinin bulunduğunun tespit edilmesi üzerine 3 Haziran 1925’te TCP kapatılmıştır.
3-ŞEYH SAİT İSYANI:
NEDENLERİ:
1-İngilizlerin Musul’u elde etmek amacıyla Şeyh Sait’i kışkırtmaları (Musul ve Kerkük’teki petrolleri elde tutmak)
2-TCP’nin meclisteki tavırlarının rejim karşıtlarını cesaretlendirmesi
3-hilafet ve saltanat taraftarlarının eski rejimi getirme düşüncesi
4-G.D. Anadolu’da İngiltere destekli bağımsız bir Kürt devleti kurma düşüncesi
 Şeyh Sait önderliğinde Diyarbakır’da başlayan isyan Erzurum, Muş, Bitlis, Elazığ illerine yayıldı.
UYARI: Cumhuriyet rejimini yıkmaya yönelik ilk isyan hareketidir.

SONUÇLARI:
1-Bu isyan nedeniyle Musul kaybedildi.(Ankara ant. 1926)iç sorun ve diplomatik olumsuzluk
2-Takdir-i sükûn kanunu çıkarılarak inkılâplara yönelik hareketlerin durdurulması amaçlanmıştır. Bu nedenle yeniden “istiklal mahkemeleri” kuruldu.(1924–1929)
YORUM: Bu kanun inkılâpların yapılmasını kolaylaştırmıştır.
3-İsyanla ilgisi tespit edilen T.C.P. kapatıldı. Böylece ilk çok partili döneme geçiş denemeleri başarısızlıkla sonuçlandı.
YORUM 1:Bu durum Türk milletinin henüz siyasi ve demokratik olgunluğa ulaşmadığını gösterir.
YORUM 2: 1925–1930 yılları arsında TBMM’de yalnızca CHP milletvekilleri vardı. Bu durumun en olumsuz yanı hükümeti denetleyecek bir muhalefetin olmamasıdır. Buna karşın birçok inkılâp uyumlu bir ortamda gerçekleşmiştir.

4-İZMİR SUİKASTİ816 HAZİRAN 1926)
 Cumhuriyet ve inkılâplara karşı olanlar, eski ittihatçılar Mustafa kemal i öldürmek istediler. Fakat başarısızlıkla sonuçlandı.
NOT: M. Kemal bu olay üzerine “benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır. Fakat Türkiye cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır.”demiştir.
YORUM: Bu sözler Mustafa kemal’in Türk milletine olan güvenini gösterir. Çünkü kendisinin ölse bile Türk milletinin cumhuriyete ve inkılâplara sahip çıkacağını sarsılmaz bir inançla dile getirmiştir.
UYARI: BU olaydan sonra ittihat ve terakkiciler devlet kadrolarından tamamen tavsiye edilmişlerdir.

5-SERBEST CUMHURİYET FIRKASI(12 AĞUSTOS 1930)
 M. Kemal’in isteğiyle FETHİ OKYAR tarafından kurulmuştur.
 M. Kemal in amacı SCP’ nin kurulma nedeni;
1-Demokrasiyi gerçekleştirmek
2-Hükümetin denetlenmesini ve hükümete yardımcı olunmasını sağlamaktır.
3-Halkın herkesimin görüşlerini mecliste yansıtabilmek
4-1929’da başlayan dünya ekonomik krizinin etkilerini ortadan kaldırmak
YORUM: M. Kemal’in bu isteği onun dayatmacı bir lider olmadığını aksine demokratik bir kimliğe sahip olduğunun göstergesidir.
SONUÇ: Rejim ve laiklik karşıtlarının odaklandığı bir parti olmuş, Bu nedenle kurucusu(fethi Okyar) tarafından kapatılmıştır.
NOT: SCP ekonomide liberalizmi savunmuş ve ekonomik faaliyetlerde devletin rol
Ünün azaltılmasını istemiştir. Kadınlara toplumsal ve siyasal alanda ilk defa daha fazla haklar tanınmasından yana olmuştur.

6-MENEMEN OLAYI (23 Aralık 1930)
 İzmir’in Menemen ilçesinde Derviş Mehmet önderliğinde çıkan ayaklanmanın amacı Cumhuriyeti ve laikliği yıkmaktır. Bunu engellemek isteyen Öğretmen olan yedek subay Kubilay isyancılar tarafından şehit edilmiştir.
SONUÇ: Ayaklanma bastırılmış ve suçlular istiklal mahkemelerinde yargılanmıştır.
YORUM 1: Fethi Okyar’ın bu olaydan 5 gün önce partisini kapatması aldığı kararın doğruluğunu gösterir.
YORUM 2:Meşrutiyet döneminde 31 Mart ayaklanması cumhuriyet döneminde ise şeyh Sait isyanı ve Menemen olayının Ortak özelliği Mevcut yönetime karşı yapılan hareketler olmasıdır.
YORUM 3:Sait isyanı ve Menemen olayı Türkiye’de çok partili döneme geçişi bir süre engellemiştir Şeyh. Serbest Cumhuriyet Partisinin kapatılmasıyla Atatürk döneminde Çok partili hayata geçiş denemeleri sona ermiştir.

TÜRKİYE’DE ÇOK PARTİLİ HAYATA GEÇİŞ
 1946 Yılında çok partili siyasi hayata geçilmiştir.
 2.dünya savaşı sırasında tek partinin iç ve dış sorunları çözmede yetersiz olması üzerine CHP’den ayrılanlar8celal Bayar, Fuat köprülü)Adnan menderes öncülüğünde “demokrat parti”yi kurdular.(1946)
 Demokrat Parti 1950’de iktidar oldu. Ve 10 yıl görevde kaldı.
 Türkiye’de çok partili demokrasi 1960 ve 1980’daki askeri darbeler nedeniyle geçici olarak kesintiye uğramışsıda halen devam etmektedir.
UYARI:1946 yılında seçim konusunda yapılan değişiklikle “iki dereceli” seçim sisteminden “tek dereceli” seçim sistemine geçilmiştir. Böylece halk milletvekillerini doğrudan seçme hakkını kazanmıştır. Buda TBMM’nin demokratik niteliğini güçlendirmiştir.
HUKUK ALANINDA İNKILÂPLAR
AMAÇLAR:
1-Hukuk Birliğini Sağlamak
2-Herkesi kanun önünde eşit hale getirmek(halkçılık ilkesi)
3-Laik ve demokratik hukuk anlayışını uygulamak
4-Kadın erkek eşitliğini sağlamak
YORUM: yeni Türk devleti kanunları batıdan alma yolunu tercih etmiştir. Bu durumun nedenleri; Kanunları Hazırlayacak yeterli kadronun olmayışı ve hukuk kurallarının hazırlanmasının uzun zaman almasıdır.

Hukuk Alanında İnkılâplar Şunlardır;
1–20 Ocak 1921’de yeni Türk devletinin ilk anayasası ”TEŞKİLATI- ESASİYE” adıyla kabul edildi.
2–1924 anayasası kabul edildi.
3- Bu alandaki en önemli inkılâp “TÜRK MEDENİ KANUNU”NUN” kabul edilmesidir.(17 Şubat 1926)

ÖZELLİKLERİ VE SONUÇLARI:
 Osmanlı medeni kanunu “MECELLE” kaldırılmıştır.
 Kanunlar İsviçre’den alınmıştır. Nedenleri:
. 1-Avrupa’da hazırlanan en son medeni kanun olması
2-sorunlara akılcı ve pratik çözümler getirmesi
3-demokratik olması
4-kadın-erkek eşitliğine dayanması
TANIM: MECELLE: Osmanlı Devletinde Tanzimat Devrinde Ahmet Cevdet Paşa başkanlığında bir kurul tarafından İslam hukukuna göre hazırlanmış o zamanın MEDENİ KANUNU’DUR.
MEDENİ KANUN: Kişi, aile, miras ve eşya hukuku ile ilgili ilişkileri düzenleyen kanundur.

 Azınlıklar kendilerinden gelerek Türk Medeni kanununa tabi olacaklarının bildirmişlerdir.
YORUM 1: Bu durum yasaların toplumun her kesimine güvence sağladığını gösterir.
YORUM 2: Patrikhane’nin din işleri dışına azınlık haklarını izleme ve bazı günlük işlerine bakma fonksiyonu sona ermiştir.
 Kadın ve erkek arsında toplumsal ve ekonomik haklar alanında eşitlik sağlandı.(örnek: resmi ve tek eşle evlenme zorunluluğu miras eşitliği gibi.)
NOT: Medeni Kanun’da kadınların seçme ve seçime hakkı yoktur. Çünkü bu hak siyasi bir haktır. Medeni kanun ise toplumsal düzenlemedir.
 Mahkemelerde tanıklıkta kadın-erkek eşitliği sağlanmıştır.
YORUM: Çağdaş bir hukuk ülkesinde çağdaş bir laiklik uygulamasıdır.
 Hukuk alanında ayrıca:
Almanya’dan Ticaret kanunu(10 Mayıs 1928’de)
İsviçre’den borçlar(icra-iflas)kanunu (8 Mayıs 1928’de)
İtalya’dan Ceza kanunu(1 Temmuz 1928)
Fransa’dan idari kanun olarak uygulanmıştır.
UYARI: Türk medeni kanunu akla dayanan hukuk kurallarını getirmekle laiklik kadınları erkeklerle eşit duruma getirmesi yönüyle halkçılık tabuları yıkması yönüyle de inkılâpçılık ilkesiyle yakından ilgilidir.

EĞİTİM VEKÜLTÜR ALANINDA YAPILAN İNKILÂPLAR
1-TEVHİDİ TEDRİSAT KANUNU’nun ( 3 Mart 1924)kabulü (eğitim ve öğretimin birleştirilmesi) bu alandaki ilk inkılâptır. Böylece;
 Medreseler kapatılarak eğitimde ikilik ortadan kaldırıldı. Laik eğitim sistemine geçişte önemli bir adım atıldı.(İmam Hatip ve İlahiyat fakültelerinde din adamları yetiştirilmeye başlandı.)
NOT: Osmanlı devletinde medreseler evkaf vekâletine ( vakıflar bakanlığı)bağlıydı. Modern okullar ise (Maarif vekâletine)eğitim bakanlığına bağlıydı.
 Azınlık okulları dâhil tüm okullar Milli eğitim bakanlığına bağlanmıştır.
YORUM: Böylece eğitim öğretimde birlik sağlanmıştır. Azınlık ve yabancı okullarda dini ve siyasi amaçlı eğitim verilmesi önlendi.
 İlkokul zorunluluğu getirildi.
 Çağdaş okullar açıldı.(üniversiteler fakülteler enstitüler)
 Maarif müdürü teşkilatı Kanunu çıkarıldı.(2 Mart 1926)Ülkede ilkokul Lise ve Yüksek öğrenimin beşli esaslara göre düzenlenmesi için bu kanun çıkarıldı. Devlet izni olmadan okul açılamayacağı okullarda hangi derslerin nasıl okutulacağı belirlendi. Yabancı okullarda tarih coğrafya ve felsefe grubu derslerin Türk öğretmenler tarafından okutulması sağlandı.

2-YENİ TÜRK ALFABESİNİN KABULÜ(HARF İNKILÂBI) (1 KASIM 1928)

 1 Kasım 1920 de Latin alfabeleri kabul edildi. Arap harfleri kaldırıldı.
YORUM 1: 1928’den 1944’e kadar kitap sayısı 30 bin dir. Osmanlıya matbaanın girdiği tarih olan 1727’den beri 1928 kadar 30 bin kitap basılmıştı. Türkiye Cumhuriyetinde 16 yılda basılan kitap sayısının Osmanlının 2oo yılda bastığı kitap sayısı ile aynı olması yeni harflerin kabulüyle okuma yazma oranının çok arttığını gösterir.
YORUM 2:harf inkılâbının gerçekleşmesiyle bilim ve teknolojideki ilerlemeler ve kültürel alışverişler daha hızlı ve daha etkili bir gelişme göstermiştir.
NOT: 24 Kasım 1928’de MİLLET MEKTEPLERİ açılarak okuma yazmanın yaygınlaştırılması seferberliği başlatıldı. Atatürk’ün bu seferberliğe öncülük etmesi nedeniyle “BAŞÖĞRETMEN” denilmiştir.
YORUM 3:Bu durum Atatürk’ün kapsamlı bir inkılâpçı kişiliğe sahip olduğunu gösterir. Çünkü o sadece inkılâp yapmamış, yaptığı her inkılâbı kendisi yaşamıştır.

3–15 Nisan 19231’de Türk Tarihi’ni en kapsamlı bir şekilde araştırmak amacıyla TÜRK TARİH KURUMU açılmıştır.
YORUM 1:Atatürk’ün Türk tarihini yalnızca Osmanlı ve Selçuklu dönemi ile sınırlandırılmasına karşı çıkması, daha gerilere giderek dünya tarihi çerçevesinde incelenmesini istemesi yüksek ve köklü Türk kültürüne olan inancını gösterir. Çünkü Türkler dünyanın en eski uluslarından biridir. Birçok devlet ve uygarlık kurmuşlardır. Asya kültürünü yaratanlar arsında Türkler de vardır. Ve Türkler çoğu kez tarihin akışına yön vermişlerdir.
YORUM 2:Türk Tarih Kurumu’nun kurulmasıyla Milli tarih anlayışının ilk adımı atılmıştır. Bu durum “ULUSÇULUK” ilkesinin benimsenmesinin bir sonucudur.

4–12 Temmuz 1932’de TÜRK DİL KURUMU kurulmuştur.
AMAÇLARI:
1-Selçuklu ve Osmanlıda ihmale uğrayan Türk dili güzelliğini ortaya çıkarmak
YORUM: Bu amaç Türk diline ait kaynakları araştırmayı ve yayımlamayı gerekli kılmıştır. Ve bu doğrultuda çalışmalar başlamıştır.
2-Türk dilini yabancı dilin boyunduruğundan kurtarmak
YORUM 1:Bu amaç Türkçe kökenli sözcüklerin araştırılmasını ve bulunmasını sağlamıştır.
YORUM 2:Dil ulusal duygunun gelişmesinde başlıca etkendir. Ulusal bir devlet olan Türkiye Cumhuriyeti’nin bu rejimin gelişmesinde Türk dili temel öğelerden biri olmuştur.
3-Türkçeyi çağdaş ve bilimsel dil olarak gelişmesini sağlamak
4-yazı dili ve konuşma dilinin aynı olmasını sağlamak
YORUM: Türk dili üzerindeki bu çalışmalar “ulusçuluk” ilkesinin bir sonucudur.

 Eğitim-Kültür Alanında Yapılan diğer yenilikler
1–1925’te Ankara Hukuk mektebi açılmıştır.
2-1926’da Ziraat Enstitüsü açılmıştır.
3-1932’de halk evleri kurulmuştur.
4-1933’de darül- fünun kaldırılarak Cumhuriyetin ilk üniversitesi olan İstanbul üniversitesi kuruldu.
5-1933’te Dil, Tarih ve Coğrafya Fakültesi ve ziraat enstitüsü açıldı.
UYARI: Atatürk’e göre eğitim çağdaş ve milli olmalıdır.

TOPLUMSAL ALANDA YAPILAN İNKILÂPLAR
1-KADIN HAKLARI geliştirilmiştir.
 1930’da belediye seçimlerine katılma hakkı
 1933’te muhtar seçilme hakkı
 1934’te milletvekili seçme ve seçilme hakkı
YORUM1:Türk kadınına verilen bu siyasi haklar yalnızca erkek vatandaşlara ait değildir. Kadın ve erkek ulusal egemenlik konusunda eşit haklara sahiptir. Tarih boyunca Türk kadını erkeği kalmadığı zaman bir erkek gibi ülkesini cansiperane savunmuştur. Kurtuluş savaşı bunun en büyük kanıtıdır. İşte Atatürk Türk kadınına ülkenizi yönetin demiştir.
YORUM 2: Siyasi alanda Kadın-Erkek eşitliğinin getirilmesi “halkçılık” ilkesi ile ilgilidir.
NOT! Türk kadını seçme seçilme hakkını Avrupa ülkelerinin kadınlarından daha önce elde etmiştir.
YORUM 3: Bu durum Türk inkılâbının Çağdaşlaşma yolunda bazı konularda Avrupa ülkelerinden daha ileride olduğunu gösterir.



2- 25 Kasım 1925’te ŞAPKA KANUNU çıkarılarak kılık kıyafette düzenlemeler yapılmıştır.
YORUM: Atatürk her inkılâpta olduğu gibi şapka inkılâbında da önce şapka giymiştir. Arkasından da halka tanıtmıştır ve sevdirmiştir.(Kastamonu gezisinde)Sonra fesler atılmış ve daha sonra da Şapka kanunu çıkartılmıştır. Bu durum İnkılâplar yapılırken halkı bilinçlendirmeye eğitmeye ve gerekli ortamın hazırlanmasına verilen önemi gösterir.
NOT: Bu kanunla Dini liderler hariç diğer din adamları ve halkın dinsel kıyafetlerle dolaşması yasaklanmıştır. Kadın kıyafetine karışılmamıştır. Fakat Türk kadını kendiliğinden çağdaş kıyafeti benimsemiştir.(3 Aralık 1934)
YORUM: Bu alandaki inkılâplarla giyim kuşamdaki ikilik ve kargaşaya son verilerek birlik ve beraberliğin güçlenmesi sağlanmıştır.

3-TEKKE, ZAVİYE VE TÜRBELERİN KAPATILMASI(30 KASIM 1925)
TANIM: Tarikat liderlerine “şeyh” tarikata bağlı olanlara “mürit” denilmekteydi.
TEKKE: Tarikattan olanların barındıkları ibadet ve tören yaptıkları yer
ZAVİYE: Tekkenin küçüklerine denir.
TÜRBE: Ünlü bir kimse için yaptırılan mezara denir.
 30 Kasım 1923’te Tekke, zaviye ve türbeler kapatılmış; aynı gün başka bir kanunla şeyhlik dervişlik, dedelik gibi unvanlar da yasaklanmıştır. Böylece bu tür ayrıcalıklar kaldırılmıştır.
YORUM: Mustafa Kemal “Türkiye cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler memleketi olamaz” diyerek bu alandaki Türk inkılâbının zorunluluğunu dile getirmiştir. İmtiyazsız ve kaynaşmış bir toplum hedeflenmiştir.
UYARI: Tekke ve zaviyelerin kapatılması ”laiklik” şeyh derviş gibi unvanlara ( Toplumsal farklılıklara) son verilmesi ile “halkçılık” ilkesiyle ilgilidir.

4–21 HAZİRAN 1934’TE SOYADI KANUNU KABUL EDİLDİ.
 Yabancı ırk ve millet adları Ağa, hoca, molla, beyefendi, paşa vs unvanlar yasaklandı.
YORUM 1: Toplumda gereksiz ayrıcalıklar ve imtiyaz belirtilerini ortadan kaldırmak istenmiştir. Bu durum toplumsal eşitliğe verilen önemi gösterir. Bu nedenle Atatürk’ün “halkçılık” ilkesiyle ilgilidir.
YORUM 2: Soyadı kanunu ile resmi işlerin düzenlenmesi ve kişilerin toplumsal hayatta karıştırılmadan tanınması kolaylaşmıştır.

5-BATILI ÜLKELERLE SOSYAL VE EKONOMİK YAŞAM İLİŞKİLERDE KOLAYLIK SAĞLAMAK AMACIYLA
 1 Ocak 1926’dan itibaren “MİLADİ TAKVİM” kullanılmaya başladı.8hicri takvim dini günler ve bayramlar amacıyla kullanılmaya bırakıldı.)
 ”24 SAAT SİSTEMİ” kabul edildi.
 HAFTA TATİLİ CUMADAN PAZARA alındı.
 1931’de okka arşın endaze kaldırılarak metre ve kilo sistemi uygulanmaya başladı(ekonomi)
YORUM: Türk inkılâbında ikiliklerin kaldırıldığının bir göstergesidir. Bu durum birçok inkılâp için geçerlidir.

KADIN HAKLARI
A- SOSYAL HAKLAR
1926 da Türk medeni kanunun kabulü (halkçılık)
B- SİYASİ HAKLAR
Seçme seçilme hakları
1930 belediye seçimlerine katılması
1933 muhtarlık
1934 milletvekili seçme ve seçilme haklarının tanınması (cumhuriyetçilik-halkçılık)

YORUM: toplumsal alandaki çağdaşlaşmaya yönelik devrimler hukuksal ve toplumsal alanda “EŞİTLİĞİ” amaçladığı için daha çok “HALKÇILIK” ve “LAİKLİK” ilkeleriyle ilgilidir.
HALKÇILIK: Toplumu oluşturan bireyler arasındaki ayrıcalıkların ortadan kaldırılması, herkesin kanun önünde eşit ayrıcalıksız kaynaşmış ve dayanışma içinde olan bir toplum oluşturmaya çalışılmasıdır.
LAİKLİK: Devlet düzeninin ve hukuk kurallarının dine değil akıl ve bilim esaslarına dayandırılmasıdır.

EKONOMİK ALANDAKİ YENİLİKLER
1-İZMİR İKTİSAT KONGRESİ (18 ŞUBAT 1923)
 Ekonomik alanda yapılan yenilikler İzmir iktisat kongresi ile başlamıştır.
 Mustafa kemal bu kongrede siyasi zaferler ne kadar büyük olursa olsun ekonomik zaferle taçlandırılmasa kazanılacak başarılar yaşamaz az zamanda söner demiştir.
YORUM: gerçek kurtuluşun ekonomik bağımsızlık olduğunu vurgulamıştır.

 Bu doğrultuda alınan en önemli kararlar “MİSAK-İ İKTİSADİ”(Ekonomi Andı) olmuştur.
1-sanayi geliştirilecek(teşviki sanayi kanunu çıkarılacak)
2-Özel teşebbüs desteklenecek(amaç liberal ekonomiyi uygulamak)
3-Özel sektörce yapılamayan yatırımlar devlet tarafından yapılacak(devletçilik)
4-milli bankalar kurulmalıdır.(1924’te iş bankası kuruldu.
AMAÇ: özel sektörlere ve sanayiye kredi sağlamaktır.
5-kapitülasyonlar kaldırılacaktır.(ekonomik alanda bağımsızlık)
6-demir yolu ulaşımına öncülük verilmelidir.
7-Toprak reformu yapılmalıdır. Aşar vergisi kaldırılmalıdır.
 İzmir iktisat kongresinde alınan bu karalar bir ekonomik program niteliğindeydi.
YORUM: İzmir iktisat kongresi sırasında Lozan görüşmelerinin 1.dönemi başlamıştı. Bu kongredeki ekonomik bağımsızlık vurgusu kapitülasyonların tamamen kaldırılacağı konusunda Lozan konferansına gönderme yapılmıştır.

2-AŞAR VERGİSİNİN KALDIRILMASI(1925)(TARIM)

ÖŞÜR: Osmanlı devletinin köylüden ürün üzerinden alınan 1/10 oranında aldığı vergidir.
 17 Şubat 1925’te köylü üzerindeki ağır bir ekonomik yük olan aşar vergisi kaldırıldı. Ayrıca tarımı geliştirmek için banka, kurum ve enstitüler kuruldu.”toprak reformu” çalışması başarıya ulaşamadı.
YORUM 1: Aşar vergisi devletin çok önemli bir gelir kaynağı idi.(%40)Devlet bu paradan vazgeçerek halkını rahatlatmıştır. Bu durum Atatürk’ün halkçılık ilkesiyle ilgilidir.
YORUM 2: “Köylü memleketin efendisidir” sözü ile Mustafa kemal tarımın ülke ekonomisine olan katkısını ve yerini belirtmiştir.

3-TEŞVİK-İ SANAYİ KANUNU(28 MAYIS 1927)(SANAYİ)

AMAÇ:
1-Özel teşebbüse yatırım yapmada kolaylıklar sağlamak yatırımları özel sektör aracılığıyla gerçekleştirmek.
2-Liberal(serbest) ekonomi modeli uygulamak
SONUÇ: Başarısız olmuştur. Çünkü halkın elinde yatırım gücü yapabilecek yeterli sermaye gücü gerekli teknik altyapı yoktu. Bu nedenle BİRİNCİ 5 YILLIK KALKINMA PLANI hazırlanmış ve uygulanmıştır.(1934–1939)İlk defa planlı ekonomiye geçilmiştir.
YORUM: Bu kalkınma planının bizzat devlet tarafından hazırlanması ve uygulanması” DEVLETÇİLİK” ilkesi fiilen yürürlüğe girmiştir.
DİKKAT: Devletçilik politikasıyla özel teşebbüs reddedilmiyor. Devlet ve özel teşebbüs birlikteliği ile ülkenin kalkındırılması amaçlanıyor. Buna “KARMA EKONOMİ”de denir.
NOT:2. Beş Yıllık Kalkınma Planı 2.Dünya Savaşı nedeniyle hayata geçirilemedi.
UYARI: TEŞVİK-İ SANAYİ KANUNUN uygulandığı dönemde Türkiye’nin ilk Şeker fabrikası açıldı(Uşak’ta).1925’te Sanayicilere kredi sağlamak amacıyla Sanayi ve Maadin Bankası açıldı.1933’te bu bankanın yerine Sümerbank kuruldu.1935’ Maden işleriyle uğraşmak amacıyla Etibank ve Maden Teknik Arama Enstitüsü (MTA) kurulmuştur.

Türkiye’de Devletçilik Uygulamasına Geçişin Nedenleri
1–1929 Dünya’da ekonomik bunalımının yarattığı olumsuzluklar
2-Halkın Yeterli sermaye ve birikimin olmaması
3-Planlı ve hızlı sanayileşme
4-Ağır sanayi yatırımlarını devlet eliyle gerçekleştirme

4-KABOTAJ KANUNU (1 TEMMUZ 1926)(ULAŞIM)

 Kabotaj Kanunu ile Türk karasularında gemi işletme hakkı Türklere bırakılmıştır.
YORUM 1:Böylece kapitülasyonların son kalıntısı ortadan kaldırıldı. Ekonomik alanda bağımsızlığa yöneliktir.
YORUM 2:Atatürk döneminde Tarım, Ticaret, Endüstri ve Bayındırlık işleri bir bütün olarak ele alınmıştır.
YORUM 3:Atatürk ulusal egemenliğimize zarar vermemesi ve ülkenin çıkarları için kullanılması koşuluyla yabancı sermayeye karşı çıkmamıştır.
YORUM 4: Kabotaj Kanununda amaç deniz yollarını millileştirmektir. Bu devrim ulusal ekonomiyi esas aldığından MİLLİYETÇİLİK ilkesiyle ilgilidir.

5-TÜRK PARASININ KORUNMASI KANUNU ÇIKARILMIŞTIR.
YORUM: Atatürk’ün MİLLİYETÇİLİK ilkesinin uygulanması ve ulusal değerlere sahip çıkılması bakımından önemlidir.
6-DEVLET DEMİRYOLLARI İŞLETMESİNİN KURULMASI 1927 (ULAŞIM)
YORUM: Ekonomik bağımsızlığa yöneliktir. Demiryolları millileştirilmiştir.(kapitülasyonları sona erdirmeyi amaçlamıştır.)

7-ULUSAL MERKEZ BANKASININ KURULMASI (1930)
 Bu oluşum mali bağımsızlık ve kapitülasyonların etkilerini sona erdirilmesi ile ilgilidir.

8-YENİ TÜRK DEVLETİ İTHAL EDİLEN MALLARIN GÜMRÜK VERGİLERİNİ ARTIRMIŞ VE ÜRETİMDE KALİTENİN ARTIRILMASIYLA İLGİLİ KANUN ÇIKARILMIŞTIR.
YORUM: Bu iki uygulama Türk malının iç pazarda sürümünü arttırmıştır.

9-TARIM ALANINDAKİ ÇALIŞMALAR:
1925’te aşar vergisi kaldırılmıştır.
Tarım kredi kooperatifi kurulmuştur.
Ziraat bankasının çiftçiye yönelik kredi olanakları artırılmıştır.
1923’te Yüksek Ziraat Enstitüsü kurulmuştur.
Toprak reformu yasası çıkarılmış ancak uygulanmamıştır.

NOT: Ekonomik alanda bağımsızlığa yönelik çalışmalar;
1-kapitülasyonların kaldırılması
2-Duyun-u umum iye’nin kaldırılması(1923)
3-deniz yollarının millileştirilmesi
4-Demir yollarının millileştirilmesi
5-Ulusal sermayeli “merkez bankası” kurulması (1930)
GENEL YORUM 1: Osmanlı devletinde yapılan bazı yeniliklere halktan bazı çevreler nasıl tepki göstermişse Atatürk döneminde de yapılan yeniliklere aynı zihniyet yine karşı çıkmıştır. Ortak özelliği yeniliklere karşı olmasıdır.
GENEL YORUM 2:Atatürk Cumhuriyeti Türk gençlerine emanet ederken onun “en son bilimsel ve teknik ilerlemelere dayanan, ulusal ve çağdaş bir devlet olarak yaşatılması gerektiğini” vurgulamıştır. Bu düşüncelerle Atatürk’ün tek amacı yenileşmeyi sürekli kılmaktır.
GENEL YORUM 3:Atatürk’ün yaptığı her inkılâp bir öncekinin devamı bir sonrakinin temeli olmuştur. bu durum yapılan yeniliklerin birbirini tamamlar nitelikte olduğunun göstergesidir.







K

J
 
Üst Alt