• İletilerinizde "teşekkür" ifadeleri yasaktır. Lütfen teşekkür ederim ... vb ifadeler kullanmayınız.Teşekkür etmek istiyorsanız ilgili iletinin altında yer alan "beğen"ebilirsiniz.

Vaka ve Vakıayı Ayırıyorum ders notu

Yorgun

Veziri Azam
Yönetici
Vezir-i Azam
Katılım
13 Mar 2009
Mesajlar
13,936
Beğeniler
11,919
Puanları
113
Web sitesi
www.tarihsinifi.com
#1
1.4. VAKA VE VAKIAYI AYIRIYORUM


Tarih biliminin araştırma konusu içerisine giren iki önemli unsurdan birincisi vaka (olay), diğeri ise vakıadır (olgu).


Vaka; tarihte insanlığı etkileyen siyasi, sosyal, kültürel, ekonomik dinî gibi konularda kısa sürede meydana gelen gelişmelerdir. Vakalar; kendine has özelliklere sahiptir, somut bilgiler içerir, yer ve zaman bildirir. Vakaların başlangıç ve bitiş süreleri de bellidir.


Vakıa ise tarihte insanlığı etkileyen olayların ortaya çıkardığı sonuçlara göre uzun sürede meydana gelen değişimlerdir. Vakıalar; geneldir, süreklilik gösterir, soyuttur. Vakıalarda belirli bir yer ve zaman söz konusu değildir.


Talas Savaşı


744 yılında II. Kök Türk Devleti'ni yıkan Uygurlar, onların yerini dolduramadı. Bu nedenle Çinliler batıya doğru ilerlemeye başladı. Çinliler'in bu ilerleyişi esnasında geçtikleri bölgelerdeki Türkler'e sert tutumları ve özellikle Taşkent'teki Türk hükümdarı Bagatur Tudun'u öldürmeleri üzerine Türkler Müslümanlar'dan yardım istedi. Bunun üzerine Karluk Türkleri tarafından desteklenen Müslüman Araplar ile Çinliler arasında meydana gelen Talas Savaşı'nda (751) Çinliler ağır bir mağlûbiyete uğradı. Çinliler bu yenilgiden sonra Batı Türkistan'a hâkim olma emellerinden vazgeçmek zorunda kaldı. Türk boyları Çin baskısından kurtuldu. Batı Türkistan'da sarsılan Türk nüfuzu yeniden kuruldu. Hz. Ömer zamanında Sâsânî Devleti'nin yıkılmasının ardından bölgede İslâm fetihleri sırasında başlayan ve bir asır devam eden Türk-Arap mücadelesi Talas Savaşı'ndan sonra yerini dostluğa ve iş birliğine bıraktı. Sağlanan bu barış ortamında İslâmiyet'in Türkler arasında yayılması hızlandı.


Talas Savaşı kültür tarihi açısından da önemli gelişmelere yol açmıştır. Çin'de keten ve kenevirden üretilen kâğıt bu savaşta esir alınan Çinliler vasıtasıyla, Çin dışında ilk defa Semer-kant'ta üretilmiştir. Daha sonra 794 yılında Bağdat'ta bir kâğıt imalâthanesi kurulmuş ve bunu Mısır'daki imalâthaneler takip etmiştir. IX. yüzyıldan itibaren Endülüs'ten Hindistan'a kadar bütün İslâm ülkelerinde kâğıt yapımına başlanmıştır. Kâğıt Avrupa'ya Sicilya ve Endülüs üzerinden girmiştir (Taşağıl, 2010, s.501'den düzenlenmiştir).


Metindeki olay ve olguları tespit ediniz.



Tarihî olay ve olgu arasındaki farklar şunlardır; tarihî olay biriciktir, özgündür, tekrarlanamaz ancak tarihî olgu ise geneldir ve tekrar edebilir. Göç olgusu tarihin farklı dönemlerinde çeşitli sebeplerle tekrar tekrar yaşanmıştır. Örneğin; İç Asya'dan göçler, Anadolu'ya Türkmen göçleri gibi.


Tarih bilimi; tarihî olayların biricikliği, kendine has özellikleri ile tarihî olguların genel ve tekrar edebilir özellikleri arasında meydana gelen etkileşimi kapsar. Tarihçi Edward H. Carr bu durumu şöyle özetlemektedir: "Tarih, biricik ve genel arasındaki ilişkiyle uğraşır."


SIRA SİZDE



Olay Olgu



Hicret İslamiyet'in yayılması

Malazgirt Savaşı Anadolu'nun Türkleşmesi


İstanbul'un Fethi


Yukarıdaki noktalı yerlere uygun olay ve olgu örnekleri yazınız.



Tarih bilimine farklı bir bakış açısı kazandıran İbn-i Haldun , tarih biliminde yöntemi öne çıkarmış ve İslam tarihçilerinin hatalarını göstererek yöntemlerini eleştirmiştir. Ona göre sosyal olay ve olgular bireyin dışında oluşur ve onları sebep-sonuç ilişkisi içerisinde incelemek gerekir. Olayların kendilerine has özelliklerinin olduğunu ve âdeta bir zincirin halkaları gibi daha sonra meydana gelen olayları etkilediğini, olgularla genel ilkelere ulaşılabileceğini belirterek tarihin sadece rivayetlerden ibaret olmayacağını vurgular. O, hem geçmişteki olayların bilinmesini hem de geleceğin görülmesini istemiştir.

İbn-i Haldun: "İster kişi olsun isterse kişinin davranış ve fiillerinde olsun, kâinattaki bütün hadiselerin mutlaka kendinden önce gelen birtakım sebepleri vardır. Geçerli olan geleneğe göre bu hadiseler, bu sebepler sayesinde meydana gelir." demiştir.


İbn-i Haldun, eserinde olgu ve olaylar arasındaki ilişkileri açıklayarak bazı genel yasalara ulaşır. Ona göre tarihsel olayların kaynağı insan doğasıdır. Doğadaki olgular arasındaki sebepsel bağlantının benzeri, toplumsal olgular arasında da görülür. Hem doğadaki olaylar hem de toplumsal olgular, birtakım genel yasalardan oluşur. Örneğin devletin ve insanın ömrü arasında bir benzerlik vardır. İnsan gibi devlet de çocukluk, gençlik, olgunluk ve ihtiyarlık devreleri geçirir.


TARTIŞALIM

Günümüzde meydana gelen olaylardan hareketle ileride "olgu" oluşturabilecek gelişmeler neler olabilir?
 
Konuyu Başlatan Benzer Konular Forum Cevaplar Tarih
gokselsayli Tarih ve Tarih Yazıcılığı Ünitesi Sunuları 0
Ece 0 0
Ece V 0
Ece V 2
Ece Ç 1

Benzer Konular

Üst Alt