Konu Özeti Konu Anlatımı Anadolu Medeniyetleri (1 Görüntüleyen)

Konu Özeti Konu Anlatımı Anadolu Medeniyetleri
Anadolu Medeniyetleri

Ekteki resimleri görmek için kayıt olmalısınız
Anadolu, göç ve ticaret yollarının üzerinde bulunması, Asya ile Avrupa’yı birbirine bağlaması, topraklarının verimli olması ve ikliminin insanların yaşayışına uygun olması gibi nedenlerden dolayı zengin ve yüksek kültürlerin beşiği olmuştur. Karşılıklı kültür alış - verişleri Anadolu’da uygarlıkların gelişmesini hızlandırmıştır.

M.Ö. II. Binden M.Ö. VI.Yüzyıla Kadar Türkiye

Hititler


Hititler, M.Ö. 2000 yılı başlarında Kafkaslardan Orta Anadolu’ya gelerek Kızılırmak kıvrımı içine yerleşmişlerdir. Hititler, M.Ö. 1400 yıllarında imparatorluk haline gelmişlerdir.

Bu dönemin en önemli gelişmesi, Hititler ile Mısırlılar arasında yapılan Kadeş Savaşı Antlaşması’dır. M.Ö. 1296’da yapılan Kadeş Antlaşması tarihte bilinen ilk yazılı antlaşmadır.

Hitit Devleti, M.Ö. 1200 yıllarında batıdan gelen kavimler tarafından parçalanmıştır. Ege göçlerinden sonra şehir devletleri halinde yaşayan Hititlere M.Ö. 700 yıllarında Asurlular son vermişlerdir.

Asurlulardan sonra Türkiye’de Pers egemenliği kurulmuş ve Hitit halkı tamamen Pers hakimiyetine girmiştir.

Frigyalılar

Frigler, Ege göçleri sırasında Anadolu’ya gelerek M.Ö. 800 yıllarında Gordion (Polatlı) merkezli bir devlet kurdular.

Kafkaslar üzerinden gelen Kimmerlerin egemenliği altına giren Frigyalılara Persler son vermişlerdir.

Lidyalılar

Lidyalılar, Frigyalılar gibi M.Ö. 1200’lerde Anadolu’ya gelerek, bugünkü Gediz ve Küçük Menderes vadileri arasında kalan bölgede Kral Giges tarafından Sard (Salihli) merkezli bir devlet kurmuşlardır. Pers saldırılarına dayanamayan Lidya Devleti, M.Ö. 546 yıllarında yıkılmıştır.

İyonyalılar

Dorların baskısı sonucunda Akaların bir kısmı Yunanistan’dan Batı Anadolu’ya göç etmişler ve İzmir çevresindeki yerli halkla kaynaşarak şehir devletleri kurmuşlardır. Bu şehir devletleri arasında siyasal birlik sağlanamamıştır. İyon şehir devletleri arasında en tanınmışları Efes, Milet, Foça ve İzmir’dir.

Ön Asya’dan gelen ticaret yollarının bitim noktasında bulunan İyonyalılar, kısa zamanda ileri bir medeniyet kurmuşlar ve kolonicilik faaliyetleriyle zenginleşmişlerdir.

Urartular

Urartu Devleti, Doğu Anadolu’da Asya kökenli Hurriler tarafından kurulmuştur. Urartuların merkezi Tuşpa (Van)’dır. Bölgenin en güçlü devletlerinden biri olan Urartular, M.Ö. 600’lerde Medler tarafından yıkılmıştır.

M.Ö. II. Binden M.Ö. VI. Yüzyıla Kadar Türkiye’de Kültür ve Medeniyet

Devlet Yönetimi


İlkçağlarda Türkiye’de kurulan devletler krallıkla yönetilmiştir. Bütün yetkiyi elinde bulunduran krallar, aynı zamanda başkomutan, baş yargıç ve baş rahiptir.

Bu durum kralların siyasi askeri ve dini yetkileri kendilerdinde topladıklarını ve güçlerini arttırdıklarını göstermektedir
Başlangıçta Hitit Krallığı, feodal beyliklerden oluşuyordu. Daha sonraları bu beylikler kaldırılarak yerlerine merkezden valiler atanmıştır. Böyle bir değişiklikle Hititler merkezi otoriteyi güçlendirmeyi amaçlamışlardır.

Hititlerin ilk zamanlarında kralın yetkileri soylulardan oluşan Pankuş Meclisi tarafından sınırlandırılmıştır. Ancak imparatorluk döneminde Pankuş Meclisi’nin yetkileri azalırken kralın yetkileri artmıştır.

Dolayısıyla soylular yönetimden uzaklaştırılmıştır. Devlet yönetiminde kraldan sonra en yetkili kişi Tavananna adı verilen kraliçeydi. Tavananna, dini törenlere ve bayramlara başkanlık yapar, kral savaşa gittiğinde ülkeyi yönetirdi. Hatta Kadeş Antlaşması’nda Hitit kralının yanında kraliçenin de imzası yer almıştır. Bu durum Hititlerde kadınların devlet idaresinde etkili olduğunu göstermektedir.

Hititlerde Pankuş Meclisi'nin bulunması meşrutiyete benzeyen bir yönetim varlığını ve kralların yetkilerinin bir dönem kısıtlandığını göstermektedir.
Ordu

Türkiye; topraklarının verimli olması ve ticaret yolları üzerinde bulunması sebebiyle sık sık istilalara uğramıştır. Bu durum Anadolu’da kurulan devletleri askerliğe önem vermeye zorlamıştır.

Ticaret faaliyetleriyle zenginleşen Lidyalılar, Anadolu’ da ücretli askerlik sistemini kurmuşlardır. Ancak bu askerler arasında dil ve taktik birliği olmadığı gibi vatan - millet sevgisi de yoktu. Sadece para için savaşan ücretli askerlerin başarı kazanmasını zorlaştırmıştır. Bu durum Lidyalıların yıkılmasında etkili olmuştur.

Hukuk

Anadolu’da İlkçağ hukuku, komşu medeniyetlere göre yumuşak bir karakter taşımaktadır. Anadolu’da yapılan kanunlarda komşu medeniyetlerin önemli etkisi ve katkısı olmuştur.

Hititler, kanunlarını Mezopotamya’dan almakla beraber, ilaveler ve düzeltmelerle Anadolu’da ilk kanunları yapmışlardır. Medeni hukuk ve ceza hukuku büyük gelişme göstermiştir. Hitit kanunları, hür vatandaşlara olduğu kadar kölelere de mülkiyet hakkı tanıyordu.

İlkçağ devletlerinin temel geçim kaynağı tarım ve hayvanlılık olduğu için tarım ve hayvanlığı korumaya yönelik ağır cezalar içeren kanunlar yapmışlardır.Örneğin;Frigyalılarda öküz kesene ölüm cezası verilmiştir
Hititlerde krallın buyruklarına karşı gelmek develete baş kaldırmak büyük suç sayılmış ve ölümle cezalandırılmıştır Bu da Hititlerin merkezi otoriteye önem verdiklerini göstermektedir
Din ve İnanış

İlkçağlarda Türkiye’de çok tanrılı bir din anlayışı hakimdi. Bu nedenle Anadolu için “Bin Tanrı İli” denilmiştir. Anadolu’nun batısında kurulan medeniyetler Yunan tanrılarından, doğuda kurulan medeniyetler ise, Mezopotamya tanrılarından etkilenmişlerdir. Bu durum, Türkiye’nin coğrafi konumundan doğan tabii bir sonuçtur.

İlkçağ insanlarında uğraş alanlarındaki gelişmeler inançları üzerinde etkili olmuştur.Örneğin tarım faaliyetlerine önem veren Frigyalılarda en büyük tanrı olarak bereket tanrısı Kibele'yi kapul etmeleri gibi
Sosyal ve İktisadî Hayat

Anadolu’da halk sosyal sınıflara ayrılmıştı. En üst sınıf olarak kabul edilen kral ve ailesi devletin yönetimini üstlenmiştir. Anadolu’da asillerden başka rahipler, sanatçılar, askerler, memurlar ve köleler gibi sınıflar da bulunuyordu.

Anadolu'da bu sınıfların bulunması Türkiye'de yaşayan insan topluluklarının arasında eşitsizliğin olduğunu göstermektedir.
Ticarete büyük önem veren Lidyalılar, bu amaçla Efes’ten başlayarak Mezopotamya’ya kadar uzanan Kral Yolu’nu yapmışlardır. Bu yolun yapılması sonucunda;

  • Lidyalılar zenginleşmiştir.
  • Doğu - Batı kültürleri arasında etkileşim artmıştır.
  • Takas usulünün gelişen ticareti karşılayamaması üzerine M.Ö. 700 yıllarında Lidyalılar ilk parayı kullanmışlardır.
Lidayalıların parayı icat etmeleri;alışverişi kolaylaştırmış ekonomik hayatı canlandırmış sermaye birikimine ve finans sektorünün oluşmasına ortam hazırlamıştır. Paranın kullanılmasına başlanmasından sonra değiş dokuş(takas) uygulaması ortadan kalkmıştır.
Denizci bir medeniyet olan İyonyalılar, Akdeniz ve Karadeniz’de koloniler kurarak ticaret faaliyetleriyle zenginleşmişlerdir.

Bir devletin ekonomik, siyasal ve sosyal nedenlerden dolayı, kendi sınırları dışında ele geçirip yönettiği ülkeye veya topraklara koloni denir. Kolonilerin kurulmasında;

  • Hammadde ihtiyaçlarının karşılanması
  • Üretim fazlası mallar için pazar bulunması
  • Askeri gücün artırılmak istenmesi
  • Diğer devletlere askeri, siyasal ve ekonomik alanlarda üstünlük sağlama düşüncesi etkili olmuştur.
Yazı ve Edebiyat

Anadolu’ya yazıyı Mezopotamya medeniyetlerinden Asurlular getirmiştir.

Hititler ve Urartular, Asurlulardan aldıkları çivi yazısını kullanmışlar, ayrıca Hititler kendi icatları olan hiyeroglif yazısını da kullanmışlardır. Frigyalılar, Lidyalılar ve İyonyalılar Fenikelilerin alfabesini kullanmışlardır.

Hititlerden kalan en önemli yazılı eserler anal adı verilen yıllıklardır. Hititler anallarla (yıllıklar) Anadolu’da tarih yazıcılığını başlatmışlardır.

Hitit yıllıklarında kralların,zaferi kadar yenilgilerinin de yıllıklara yazdırılması tarafsız bir tarih anlayışına sahip olduğunu göstermektedir.Bu yıllıklar ,İlkçağ Anadolu tarihinin aydınlanmasında önemli rol oynamışlardır.
Bilim ve Sanat

Anadolu medeniyetleri içinde her yönden en ileri olanı İyonyalılardır. İyonyalılar özgür düşüncenin ve pozitif bilimlerin öncüsü olmaları yönüyle önem taşırlar. Felsefe, matematik ve tıp bilimlerinin temeli İyonya’da atılmıştır.

Hitit sanatı, Mezopotamya sanatının etkisinde gelişmiştir. Heykelcilik ve kabartmacılık gelişen başlıca sanatlar olmuştur. Hititlerin en önemli kabartmaları Yazılıkaya ve İvriz kabartmalarıdır. Frigyalılarda dokumacılık, maden işçiliği, kaya mimarisi, Lidyalılar da dokumacılık, çömlekçilik, dericilik ve madencilik, Urartular da maden işlemeciliği, su mimarisi, İyonyalılarda ise, saray ve tapınak mimarisi gelişmiştir.

İskender İmparatorluğu

M.Ö. 337’de tahta geçen İskender, önce Yunanistan’daki bütün şehir devletlerini, sonra da Anadolu, İran, Irak, Suriye ve Mısır’da Perslere ait tüm toprakları kendine bağlamayı başardı. Büyük İskender’in Asya seferinin sonucunda Hellenizm uygarlığı doğmuştur. Büyük İskender, 33 yaşında öldü (M.Ö. 323). İskender’in ölümünden sonra kazanılan topraklarda bağımsız devletler kurulmuştur.

Roma İmparatorluğu

Romalılar; disiplinli, planlı ve teşkilatlı hareket ederek kısa sürede bütün İtalya’yı Roma’ya bağlamışlardır. Bu gelişmelerden sonra Romalılar, Doğu Akdeniz’e yönelmişlerdir. İskender İmparatorluğu parçalandıktan sonra Selevkoslar Krallığı’nı yenerek Türkiye topraklarının tamamına hakim olmuşlardır.

Roma İmparatorluğu’nun siyasal tarihinde; Krallık Cumhuriyet ve İmparatorluk dönemleri yaşanmıştır. Merkezi yönetimin zayıflaması, eyaletlerin güçlenmesi, Hristiyanlığın yayılması, Kavimler Göçü’nün meydana getirdiği kargaşa, iç savaşlara katılan orduların sınırları ihmal etmesi gibi nedenlerden dolayı Roma İmparatorluğu, Doğu ve Batı olarak parçalanmıştır (395). Bunlardan Batı Roma 476’da, Doğu Roma ise 1453’te yıkılmıştır.

Roma’da patricilerle (soylular) plepler (Roma’ya sonradan gelen halk) arasında çatışmalar olmuştur. Romalılar Yunan kanunlarından yararlanarak 12 Levha Kanunlarını yapmışlardır. Patrici-Plep mücadelesi 12 Levha Kanunlarından sonra da devam etmiştir.

Gümümüz Batı dünyasında uygulanan hukuk kurallarının temeli Roma hukukuna dayanır. Bu hukuk kuralları bazı değişikliklerle Bizans hukuku adıyla Doğu Roma 'da yürürlükte kalmıştır
Romalılar ticareti geliştirmek amacıyla Anadolu’da yeni yollar yapmışlar ve ihtiyaç duydukları ürünleri Anadolu’dan götürmüşlerdir.

Romalılar; Fenikeliler, İyonyalıların ve Yunanlıların geliştirdiği alfabeye son şeklini kazandırmışlar ve “Latin Alfabesi”ni oluşturmuşlardır. Mısır’dan aldıkları Güneş yılı esaslı takvimi, Sezar ve Papa XIII. Gregor dönemlerindeki düzenlemelerle bugün kullandığımız şekle getirmişlerdir.
 

Tarih Öğretmeni

Yönetici
Sultan
Katılım
3 yıl 11 gün
Konular
25
Mesajlar
4,828
Çözümler
1
Tepkime puanı
373
Puanları
83
Yaş
53
Konum
Türkiye
Web sitesi
tarihbilinci.com
Meslek - Branş
Tarih Öğretmeni
Anadolu Medeniyetleri :

Hititler :
Anadolu'da ilk devlet kuranlar Hattiler'dir.

Hattilerin başkenti Alacahöyük'tü.

Hititler M.Ö. 2000'lerde devletlerini kurdular. Hititlerin başkenti Hattuşaştır.

M.Ö. 1280'de Mısırlılarla savaştılar.

Mısır savaşı sonunda tarihte bilinen ilk antlaşma olan KADEŞ Antlaşması imzalandı.

Hititler, M.Ö. 1200'de Asurlular'ın ve Frigler'in saldırısı sonunda yıkıldı.

Hititlerdekralın yetkileri pankuş meclisi ile sınırlandırıldı.

Hititler, anayasa ile taht kavgalarını engellediler.

Hititler'demerkezi krala Tabarna denirdi.

Kraldan sonra ana kraliçe Tavananna söz sahibiydi.

Hititlere ait en önemli sanat eserleri, Alacahöyükteki Sfenks, Yazlıkaya Kabartması ve İvriz Kabartması'dır.

Anadolu'da feodal bir tımar sistemi vardı. Hititler'in,güçlü orduları vardı.

Hititler, Asurlular'dan öğrendikleri çivi yazısını kullandılar.

Hititler hiyeroglif yazısı da kullandılar. Hititler'in tanrılar için yazdıkları yıllıklara Anal denir.

Evliliği sözleşmeye dayandırıp aile hukuku meydana getirdiler.

Anadolu ekonomisi tarıma dayalıydı.

Hititler dokumacılıkta ilerlediler.

Hitit ülkesine Bin Tanrı İli denir.

Hititler'de öbür dünya inancı yaygın değildi.

Teşup ve karısı Hepat Hitit tanrılarıdır.

Frigyalılar : M.Ö. 750 Yıllarında kuruldu.

Başkenti Gordion, yani Yassıhöyüktü.

M.Ö. 676 yılında Kimmerler ve Lidyalıların saldırısı sonunda yıkıldı.

Frigyalılar Kaya mimarisi, dokumacılık ve kilimcilikte ileri gittiler.

En önemli sanat eseri Midas Mezarı'dır.

Frigyalılar Fenike harf yazısını kullandılar

Tarımı koruyucu yasalar yaptılar.

Lidyalılar : Lidya Devleti M.Ö. 687'de kuruldu.

Başkentleri Sart'tı.

M.Ö. 546 yılında Persler'in saldırısı sonunda yıkıldı.

Lidyalılar mimaride ileri gittiler.

Kuyumculuk ve heykelcilikte ilerlediler.

Paralı askerlerden oluşan bir ordu kurdular.

Fenike harf yazısını kullandılar.

Tarihte parayı ilk defa Lidyalılar kullandı.

Dünyanın en eski serbest pazar şehri Sart'ı kurdular.

Sart'tan başlayan ve Ninova'da biten Kral Yolu'nu yaptılar.

Kibele, Artemis, Zeus ve Apollo gibi Yunan tanrılarına taptılar.

İyonyalılar : İyonya Devleti, Batı Anadolu'da Akalar tarafından kuruldu.

Batı Anadolu'da polis (Şehir devletleri) kurdular.

Bu polislerin en önemlileri Milet, Foça, Efes ve İzmir'dir.

M.Ö. VII. Yüzyılda Lidyalılar'ın ve Persler'in saldırısı sonunda yıkıldı.

İyonyalılar, önce monarşi ve oligarşi ile daha sonra demokrasi ile yönetildiler.

Zaman zaman tiran yönetimi de görüldü.

İyonyalılar daha çok dini mimaride ileri gittiler.

En önemli sanat eserleri, Artemis Tapınağı ve Apollo Tapınağı'dır.

Fenike harf yazısını kullandılar.

Özgür düşünce, demokrasi ve bilimde ileri gittiler.

Denizcilikle uğraştılar, koloniler kurdular.

İyonyalılarda, öbür dünya inancı yoktu.

Urartular : Urartu Devleti M.Ö. IX. Yüzyılda Hurriler tarafından kuruldu.

Başkentleri Tuşpa, yani bugünkü Van'dı.

M.Ö. 600 yılında,İskitler ve Medler'in saldırısı sonunda yıkıldı.

Mimaride oldukça ilerleyen Urartular, bir çok kale, bend ve kanal yaptılar.

Urartular'dan günümüze kadar gelen en önemli sanat eserleri, Van Kalesi, Çavuştepe Kalesi ve Altıntepe Kalesi'dir.

Urartular, çivi yazısını kullandılar.

Mezopotamya'nın aksine Anadolu'da ölümden sonra hayata inanış görülmüştür.
 

Tarih Öğretmeni

Yönetici
Sultan
Katılım
3 yıl 11 gün
Konular
25
Mesajlar
4,828
Çözümler
1
Tepkime puanı
373
Puanları
83
Yaş
53
Konum
Türkiye
Web sitesi
tarihbilinci.com
Meslek - Branş
Tarih Öğretmeni
ANADOLU UYGARLIKLARI

Yaplan arkeolojik araştırmalar Anadoluda tarih öncesi dönemlerin yaşandığını göstermiştir. Başlıca örnekler şunlardır:

Yontma Taş Çağıyla ilgili buluntular, Antalya Karain ve Beldibi mağaralarında çıkarılmıştr.

Cilalı Taş Çağıyla ilgili buluntular. Konya, Çatalhöyük, Diyarbakır Çayönü ve Burdur Hacılar yerleşmelerinde elde edilmiştir.

Kalkolitik dönem ile ilgili buluntular. Denizli, Çivril, Beycesultan yerleşmeleri ile Burdur Hacılarda görülmüştür.

Tunç çağıyla ilgili buluntular. Çanakkale Truva, Kayseri, Kültepe, Yozgat–Alişar, Çorum–Alacahöyükde çıkarılmıştır.

- Anadolu'da Yazılı Devirlerin Başlaması : Anadoluya yazıyı Asurlular getirmiştir. Bu durum Kayseri Kültepede yapılan araştırmalardan anlaşılmıştır. Bulunan belgeler Anadolu'nun ilk yazılı belgeleridir. Böylece Anadolu'da Tarih devirlerine (yazılı döneme) girilmiştir.



HİTİTLER

Anadolu'ya Kafkasya üzerinden gelmişler Kızılırmak yayı içerisinde kalan Kapadokya adı verilen bölgeye yerleşmişlerdir.

İlk zamanlarda küçük krallıklar ve beylikler halinde örgütlenmişlerdir. Bu krallıkların birleşmesiyle merkezi bir devlet kurmuşlardır. Bu devlet Anadolu'da siyasal birliği sağlayan ilk devlet olmuştur. Hattuşaş'ı (Boğazköy) başkent yapmışlardır.

Ülkeyi yöneten krala büyük kral denilmiştir. Büyük hükümdar aynı zamanda baş rahip, baş komutan, baş yargıç idi.

İlk zamanlarda kral yaptığı işlerden dolayı Pankuş meclisine hesap verirdi. Kralın monarşik idaresi artınca Pankuş meclisinin önemi kalmamıştır. Yönetimde ana kraliçe Tavannanna söz sahibi idi.

Toplumsal yaşamda şu sınıflar görülmüştür. Asiller, özgürler ve köleler.

Hitit saraylarında "Anal" denilen kral yıllıklarını yazan katipler görevliydi. Bu yıllıklar tarih yazıcılığına örnektir.

Hitit kanunları daha çok insancıldı. İdam cezasını çok az uygulamışlardır. Kadınlara mirastan pay vererek, Özel mülkiyeti korumuşlardır. Ayrıca kölelere bedel ödeyerek özgür olabilme hakkını da tanımışlardır.

Hititler çok tanrılı bir dinsel yaşayışa sahiptiler. Komşu kavimlerin tanrılarına da önem vermişlerdir.

Hititler Kuzey Suriye'nin verimli topraklarına sahip olmak için Kadeş savaşını yapmışlardır. (M.Ö.1295) Ön Asya'da Asur tehlikesi belirince Kadeş anlaşmasını yapmışlar ve bu anlaşmayla Asur'a karşı ittifak kurmuşlardır (M.Ö. 1280).

M.Ö. 1200'lerde Ege denizinden gelen kavimlerin İstila hareketleri Hitit devletinin yıkılmasına neden olmuştur. Bu sırada bazı Hitit boyları Orta Toroslar'da ve Güneydoğu Anadolu'da "Geç Hitit Beylikleri" denilen beylikleri kurmuşlardır. Ancak Asurlular Geç Hitit Beyliklerine son vermiştir.



URARTULAR


D. Anadolu'da Van bölgesini kendilerine merkez yapmışlardır. Buraya ilk çağda Tuşpa denilmiştir.

Yaşadıkları topraklar tarıma elverişli değildi. Az sayıda olan tarıma elverişli toprakları, sulama kanalları ve barajlarla sulamışlardır.

Madeni eşya yapımında, taş işçiliğinde ve kuyumculukta başarılı olmuşlardır.

D. Anadolu'da kaleler yapmışlardır.

Hititlerin yıkılmasından Anadolu'ya yönelen Asur istila hareketlerini engellemişlerdir.

Çok tanrılı bir inanca sahiptiler. En büyük tanrıları savaş tanrısıydı. Öldükten sonra hayatın devamına inandıkları için mezarlara eşya koymuşlardır.



LİDYALILAR


Batı Anadolu'da Gediz ve Menderes ovalarının bulunduğu verimli topraklarda yaşamışlardır. Başkent Sarde (Sard) idi.

İlk madeni parayı bularak ticarete kolaylık sağlamışlardır.

Komşuları olan İyonlardan ticaretin önemini gördüler. Batı Anadolu'dan Mezopotamya'ya kadar uzanan büyük bir ticaret yolu yaptılar. Kral yolu denilen bu ticaret yoluyla Mezopotamya ile Batı Anadolu arasında ticari ve kültürel faaliyetlerde bulundular.

Ekonomik güçleri arttıkça orduya verdikleri önemi azalttılar. Orduya paralı asker aldılar. Bu durum askeri yapılarının zayıflamasına yol açmıştır. Perslerin saldırısıyla bağımsızlıklarını kaybettiler.



FRİGYALILAR


Boğazlar üzerinde Anadolu'ya gelerek Batı Anadolu ile Ankara yakınlarındaki Polatlı arasındaki bölgeye yerleştiler. Polatlı yakınındaki Gordion'u başkent yaptılar.

Çiftçi bir toplum oldukları için tarımı koruyan ağır ceza kanunları yaptılar.

Ülkelerinden geçen ticaret yollarından yararlandılar.

Çok tanrılı dinsel yaşayışları vardır. En büyük tanrı tanrıça Kibele idi.

Kralları için kaya mezarları yapmışlardır. Ayrıca tümülüs denilen mezarlar yapmışlardır. Tümülüs mezarlar, mezar odasının topraklarla örtülüp bir tepeye dönüştürülmesiyle oluşmuştur.

Tapates denilen dokumalar yaparak, bunları satmışlardır.

Kafkasya'dan gelen Kimmerler adlı kavimlerin saldırısıyla bağımsızlıklarını kaybetmişlerdir.



İYONLAR


M.Ö. 1200'lerde Yunanistan'da yaşayan Aka'lar, Dor'lar adı verilen bir kavimin istilasıyla karşılaştılar. Bu sırada Aka'ların bir bölümü Batı Anadolu'ya göç ettiler. Özellikle İzmir'in kuzeyindeki kıyı kesimine yerleştiler. Buradaki bazı adalara da yerleştiler. 12 tane şehir devleti kurdular. Başlıcaları Efes, Milet, Foça, İzmir, Bergama idi.

İyonlar, Anadolu ile Ege ve Akdeniz kıyılarında ticaret kolonileri kurdular. Ayrıca yaşadıkları topraklar, karadan Mezopotamya ile de bağlantılar içerisindeydi. Bu ticari konum İyonların Mısır ve Mezopotamya uygarlıklarında yararlanmalarını katkıda bulunmuştur. Bunun so sonucunda çok sayıda bilim adamı yetişmiştir. Başlıcaları; Tales, Pisagor, Heredot, Anaksimenes, Diojen.

Kolonicilik alanında birbiriyle rekabet ettikleri için merkezi bir devlet kuramamışlardır.

Anıtsal mimaride ve heykeltraşlıkta başarılı eserler ortaya koydular, Örneğin Artemis tapınağı.

Bağımsızlıklarına Persler son vermiştir.
 

Tarih Öğretmeni

Yönetici
Sultan
Katılım
3 yıl 11 gün
Konular
25
Mesajlar
4,828
Çözümler
1
Tepkime puanı
373
Puanları
83
Yaş
53
Konum
Türkiye
Web sitesi
tarihbilinci.com
Meslek - Branş
Tarih Öğretmeni
ANADOLU UYGARLIKLARI

Tarih Öncesinde Anadolu:

Asya ile Avrupa arasında köprü görevi yapan Anadolu verimli toprakları ve göç yolları üzerinde olması nedeniyle tarihin en eski yerleşim merkezlerinden biridir. Yunanca "Doğu" anlamına gelen Anatolia ismi Helenistik devirden beri kullanılmaktadır.

Tarih boyunca bir çok istilalara uğramış, yine de birçok önemli uygarlık bu topraklarda kurulmuştur. Bunlar içinde en önemlileri sırasıyla Hititler (Etiler), Firigler, Lidyalılar, İyonlar, Urartular, Persler, Makedonyalılar (Hellenizm), Romalılar, Bizanslılar, Selçuklular ve Osmanlılardır.

Tarih öncesinde Anadolu'da kurulan en önemli yerleşim merkezleri Truva, Alişar, Çatalhöyük ve Çorum, Alacahöyük'tür.

Anadolu'da tarih çağlarına geçiş, Asurlularm Anadolu'ya gelmesiyle gerçekleşmiştir. Asurlu tüccarlar M. Ö. 2000'de Kayseri yakınlarında Kültepe höyüğünde "Karum" denen ticaret merkezini kurmuş ve çivi yazısını Anadolu'ya getirerek bu bölgede tarih çağlarını başlatmışlardır.



İlkçağ'da Anadolu Medeniyetleri

A) Hititler (Etiler) (M. Ö. 2000 - M.Ö. 700)

Anadolu medeniyetleri içinde tarih çağlarını yaşadığı bilinen ilk medeniyettir. Merkezleri Hattu-şaş'tır. Temel geçim kaynakları tarım ve hayvancılıktır. Hititler devamlı güçlü ve büyük bir ordu bulundururlardı. Bunun nedeni Asurlar gibi büyük bir düşman devletle sınır olmalarıdır.

Suriye Savaşı:

Ticaret ve askerlik bakımından çok önemli bir ülke olan Suriye için birçok devlet aralarında savaşa girmişlerdir. Bunların en önemlisi Kadeş Savaşıdır. Yaklaşık olarak 16 yıl süren savaşlar Asurlular'ın Ön Asya'da tehlike olarak ortaya çıkmasıyla Hıtit-Mısır barışına ortam hazırlamıştır. Kadeş Antlaşmasıyla Kuzey Suriye Hititlere bırakılmıştır. M.Ö. 1296da yapılan Kadeş Antlaşması tarihte bilinen ilk yazılı antlaşmadır.

Tarih Yazıcılığı:

Hititler Anal (Yıllık) adını verdikleri tarih yazıcılığını Anadolu'da başlatmışlardır. Bir yılda olan olayların yazılmasfyla meydana getirilen bu yıllıklarda Tanrı'ya hesap verme duygusu vardır. Bundan dolayı olaylar doğru olarak yazılmıştır. Mezopotamya'da olduğu gibi, hükümdarları metheder şekilde değildir. Kral tarafından yazdırılmıştır. Başarılar kadar, yenilgilerin de yazılmasından çekinilmemiştir.



Devlet Yönetimi:

Eski krallık zamanında Hitit devleti şehir devletlerinin birleşmesinden meydana gelirken, yeni krallık devrinde feodal beylikler kaldırılmış, yerme valiler gönderilerek merkeze bağlanmıştır. Böylece devlet, merkezi bir hal almıştır. Bununla birlikte yeni fethedilen ülkelerin örgütü olduğu gibi bırakılmış ve bu ülkeler Hattuşaş'a bağlı birtakım prenslikler şeklinde yönetilmiştir.

Hititler'de krallar, ilk zamanlarda ülkenin ileri gelenleri tarafından, hanedandan olanlar arasından seçilirdi. Bu usul hanedan prensleri arasında anlaşmazlıklara ve kanlı çarpışmalara neden olurdu. Bu durumu önlemek amacıyla bir anayasa hazırlanarak kral kendisinden sonra başa geçecek prensi seçmek hakkına sahip oldu.



Hitit devlet yönetiminde üç'lü bir sistem vardı:

Kral​

Pankuş
Kraliçe (Tavananna)
Ülkenin hükümdarı olarak sivil yönetimin başında bulunurdu Başkomutan olarak orduları yönetir, baş hakim olarak kanunlar yapar ve başrahip olarak da dini törenlere başkanlık ederdiAsillerden oluşurdu. Kralın seçtiği prensi onaylardı. Yetkisi çok fazlaydı. Gerektiğinde kral ve kraliçeleri yargılar, haklarında hüküm verebilirdi. Kralın yetkilerini sınır/andırabilirdi.Kraldan sonra en çok sayılan kişiydi. Kocası öldükten sonra da unvanını veyennı korurdu. En çok dini görevleri vardı. Kralın olmadığı zamanlarda ülkenin işlerine bakardı.



Hukuk:


Hititler aile ve ceza hukukuna büyük önem vermişlerdir. Evlenme sözleşme ile yapılırdı. Babanın üstünlüğü vardı. Kızlar evlenirken çeyiz götürdüklerinden dolayı miras sadece erkek çocuğa kalırdı. Hititler, Babil ve Asur kanunlarına göre daha yumuşak kanunlar hazırlamışlardır.



b) Frigyalılar (M.Ö. 1200 - M.Ö. 676)

Anadolu'ya Avrupa'dan gelen Frigler Ankara yakınlarındaki Gordıyon şehrini başkent olarak kurmuşlar, en parlak dönemlerinde Ege'ye kadar sınırlarını genişletmişlerdir. Tarım ve hayvancılıkla uğraşan Friglerin en önemli kralları Midas'tır. Kimmerler tarafından ortadan kaldırılmışlardır. Tarım ve hayvancılık hakkında çok sert kanunlar hazırlamışlardır.

Dini inançlarında Hititlerın etkisi altındadırlar. Tarımla uğraşmaları dini inaçlarında etkili olmuştur. İlk bahar ve son baharda tabiatın dirilişini ve ölümünü sembolize eden tanrıçalara inanırlar ve yılın belirli zamanlarında törenler düzenlenirdi.

Firigyalılar sanatta ise Hitit ve Yunan sanatından etkilenmişlerdir. Kralları için kayalara oydukları anıt mezarlar dikkat çekicidir.



c) Lidyahlar : (M.Ö. 600 - M.Ö. 546)

Batı Anadolu'da Gediz ve Küçük Mender.es nehirleri arasında kurulmuşlardır. Başkentleri Sard olan Lidyahlar en parlak dönemlerinde sınırlarını Kızılırmak'tan Ege sahillerine kadar genişletmişlerdir. Özellikle karayolu ticareti yapmışlar ve Ege'den Mezopotamya'ya kadar ulaşan "Kral Yolu" nü yaparak ticaretin gelişmesine katkıda bulunmuşlardır. Lidyalıların en önemli buluşu ise paranın bulunması olmuş, böylece alış verişte takas usulü son bulmuştur. Lidyahlar, Persler tarafından yıkılmıştır. Devamlı ve düzenli bir ordu yerme paralı askerlerden ordu kurmuş olmaları yıkılmalarında en önemli etkenlerden biridir.

Ticarete değer veren krallar her şeyi para ile elde edeceklerine inandıkları-için askerliğe gereken önemi vermemişlerdir. Lidya devlet yönetiminde kralların yanında toprak sahipleri ve tüccarlar da vardı.



d. İyonlar : (M.Ö. XII yy. - M.Ö. VII. yüzyıl)

Dor istilası nedeniyle Yunanistan'dan gelen Akaların Batı Anadolu'da oluşturdukları medeniyettir. Birbirinden ayrı bölgelerdeki kolonilerde kendi kültürlerini korumuş ve böylece İyon Medeniyetini oluşturmuşlardır.

Yerleştikleri yerler en önemli ticaret yollarının kesişme noktalarıdır. Bu nedenle birçok medeniyetin kültürlerinin kaynaştığı bir uygarlık oluşturmuşlar. ilkçağ'da bilim ve kültürün gelişmesinde çok önemli rol oynamışlardır.

İyonlar Foça, Efes, Millet ve İzmir şehirlerini kurmuşlar ve geliştirmişlerdir. Önceleri bağımsız şehir devletleri halinde yaşayan İyonlular arasında siyasi birlik yoktu. Ancak dini inanışlar ortak olduğu için aralarında bir kültür birliği bulunmaktaydı.

İyonlar, düşünce ve bilim alanında önemli ilerlemeler göstermişlerdir. Dünya çapında filozof yetişmiştir. Bunlar; Tales, Anaksimenes, Pisagor, Diyojen, Hipokrat ve Heredot'tur.

Fenikelilerin icat ettiği alfabeyi geliştirmişlerdir.

Persler taraf mdan ortadan kaldırılmışlardır.

İyonlar; sırasıyla Lidyalıların, Perslerin, İskenderin ve Roma İmparatorluğunun egemenliğinde yaşadılar.



e) Urartular (M.Ö. 900 - M.Ö. 600)

Van Gölü çevresinde yaşamışlardır. Başkentleri Tuşpa'dır. Tarım ve hayvancılık gelişmiş \/an'a su getirmek için kanallar açmışlardır Maden İşletmeciği’nde ilerlemiştir.

Urartular Asur ve Medler'le devamlı mücadele ettiler ve M.Ö. 600 yıllarında Medlere yenildiler.

Dinleri Hititlere, dilleri ise Orta Asya dillerine benzemektedir.
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Üst Alt