Levend (1 Görüntüleyen)

Levend
Levend

--------------------------------------------------------------------------------

Delikanlı, boylu-boslu, yakışıklı, yiğit, çevik gibi anlamlara gelen ve çoğulu Levendat olan kelime, bir çeşit kara ve deniz askerlerini ifade eder. Bunlar, Donanma ve Kara levendleri olmak üzere ikiye ayrılırlar: Donanma Levendleri: Derya Kalemine bağlı Sancaklarda yerli kulu askerlerine verilen addır. Bunlarda Levend-i Türki, Levend-i Rumi olmak üzere ikiye ayrılırlardı. Bu levendler donanma hizmetine İnebahtı Savaşı'ndan sonra girmişlerdir. Derya sancak beylerinin emrinde sefere çıkarlardı. Bunlar tımarlı deniz askeri olup, donanmada yaya askeri olarak kullanılırdı. Kılıç, mızrak, uzun namlulu tüfek ve tabanca taşırlardı. Rum Levendleri ise daha çok, kürekli çektirilerde görev alırlardı. Levendlerin komutanına "Şeh Levend" denilirdi. Kıdemlerine göre "çektiri, firkate, kalyon levendi" adını taşırlar, içlerinde en kıdemlisi de, kıç kasarada görev yaptığı için "kıç levendi" adını taşırdı. Türk ve Rum levendlerinin kıyafetleri farklı idi. Türkler genellikle başlarına kırmızı barata, sırtlarına kollu, beyaz gömlek üzerine kırmızı cepken, ayaklarına mavi renkte kısa şalvar ile yemeni giyer, sarı kuşak sararlardı. Rum levendleri de, mavi sarık ve kuşak ile yeşil cepken ve kısa şalvar giyerlerdi. XVII. yüzyılda Rum levendleri dağıldıktan sonra, levendler, kalyoncu adını aldılar ve Osmanlı donanmasının görevli askerleri haline geldiler. Donanmanın her yıl seferden dönüşünde yoklamaya tabi tutulurlar, sefere katılmayanların kayıtları silinerek maaşları kesilirdi. Bunlardan İstanbul'da oturanlara "Yerli Levendler" denirdi. Subayları "Levend Ağası" unvanını taşır, bunların amiri "Baş Ağa" unvanıyla anılırdı. Kara Levendleri: Osmanlılarda XVI. yüzyıldan itibaren aylak, boş gezen, eşkıya takımından meydana gelen bir de Kara levendleri vardı. Bunlar donanma levendlerinin açıkta kalmaları üzerine Anadolu'da eyalet ve sancaklarda hizmet almaları ile "Atlı Levend" veya "Levend Süvarisi" yahut "Kapılı Levend" adı ile yeni bir askeri sınıf meydana getirmişlerdi. Görev bulamayanlar da başıboş, serseri oldukları, eşkıyalık yaptıkları için bunlara da "Kapısız" yahut "Kara hırsız levend" denildiği bilinmektedir. XVI. yüzyılda Kara levendlerinin doğuşundaki sosyal sebeplerin başında, Anadolu'da toplanan nüfus fazlalığı gelmekteydi. Zengin devlet memurlarına ve büyük tüccarlara ağır faizlerle borçlanan, zamanla borcunu ödeyemeyen çiftçiler topraklarını ellerinden kaptırıyorlar veya yerlerini terk ederek işsiz, güçsüz, aylak bir takım meydana getiriyorlardı ki bunlara "levendat" da deniyordu. Levendlerin toplanıp ayaklanmaları Konya Savaşı'ndan sonra kendini gösterir. Bu savaşta yenilgiye uğrayan levendler, bazı bölgelerde eşkıyalık hareketlerine girişmişlerdi. Levendlerin haramilik denilen bu hareketlerini önlemek için Sultan Kanuni Süleyman'ın silahları toplatma çabası fayda vermemişti. III. Murad eli silah tutan reayayı Levend bölükleri olarak teşkilatlandırdı. Fakat bunlar maaş almadıklarından yine bir soyguncu olarak kaldılar. 1578 yılında Lala Mustafa Paşa İran seferine çıktığı zaman orduya katılmayan levendler, işten uzaklaştırılmış ve kaçak hükumet mensuplarının başkanlığında toplanarak ilk levend bölüklerini meydana getirmişlerdi. XVII. yüzyılda Anadolu, levend adını alan bu kimselerin çeşitli davranışlarına sahne olmuştur. 1595'de III. Mehmed, Eğri seferine çıkmadan önce yeni bir devlet fermanı yayınladı ve kapılı, kapısız denilen levend eşkıyasına karşı halkın yiğitbaşılar komutasında "il-erleri" meydana getirmelerine izin verdi. Fakat Anadolu'da ve Rumeli'de kapılı, kapısız, beylik veya hırsız levendlerin halka ve köylere yaptıkları zulmün önü alınamadı. Bu yüzden 1688 tarihinde levendlerin görüldükleri yerde öldürülmelerine karar verildi. Bu tedbirler de bir sonuç vermeyince 1699'da yayınlanan bir fermanla, kapılı levendlerin kaldırılıp yerine "beşli tüfekçi" ve "deli" yazılması istenildi. 1723 yılında İran seferinin başlamasıyla levendlerin eşkıyalık hareketleri yeniden ortaya çıktı. 1776'da da bir fermanla varlıkları kesin olarak ortadan kaldırıldı.
 

Tarih Öğretmeni

Yönetici
Sultan
Katılım
3 yıl 19 gün
Konular
26
Mesajlar
4,831
Çözümler
1
Tepkime puanı
374
Puanları
83
Yaş
53
Konum
Türkiye
Web sitesi
tarihbilinci.com
Meslek - Branş
Tarih Öğretmeni
Levent (Levend)

Osmanlı donanmasında hizmet gören askerî sınıf.


Türkçe, Farsça ve İtalyancada ayrı ayrı mânâlara gelen kelime aslen İtalyanca olup, levantino “doğulu” anlamına gelir. Venedik’e göre doğulu asker, Farsça, nefsin arzû ve isteklerine uyan, Türkçede ise, tekil olarak; “delikanlı, boylu poslu, yiğit, çevik” demektir. Levendât şeklindeki çoğulunda, kara ve deniz askerleri ifade edilir.

Deniz ve kara leventleri olmak üzere iki kısımdır.

Deniz leventleri:
On altıncı asırda Akdeniz’de gemileri ile faaliyette bulunan gözüpek, güçlü kuvvetli Türk denizcileri. Bunlar 17’şer oturaklı gemileri ile, Rumlarla meskûn Livâdiye sahillerini vurup, bol ganimet ile dönerlerdi. Leventler, Osmanlı Devleti hizmetine girmelerinden sonra, bulundukları yerin disiplinini ve nizamını sağlar, donanma sefere çıktığı zaman, asker olarak sefere katılırlardı. Bunlar, Levend-i Türkî ve Levend-i Rûmî diye ikiye ayrılır. “Levanda”adını taşıyan Rum leventleri, adalardan toplanırdı. Bunlar, daha sonra hizmette hıyanette bulunduklarından tasfiye edildiler. Türk leventleri timarlı olup, sahil memleketlerindeki Türklerden alınırlardı. Türk leventleri ile Rum leventlerinin kıyafetleri farklı idi. Türk leventleri, berate denilen kırmızı başlık, kollu beyaz gömlek ve kırmızı renkli, kenarları siyah harçlı bir yelek ile kırmızı şalvar giyer, bellerine sarı kuşak sararlardı. Rum leventleri de kenarları sarı harçlı mavi bir yelek, beyaz şalvar giyer, bellerine kuşak sararlardı; bellerinde ve başlarında mavili beyazlı kuşak ve sarık bulunurdu. Ayrıca Türk ve Rum leventleri, bütün bedenlerini örten kenar dikişleri kırmızı harçla çevrili, başlıklı bir yağmurluk giyerler, bellerinde bıçak bulundururlardı. Kılıç, mızrak, uzun namlulu tüfek ve tabanca da taşırlardı. Rum leventleri, daha çok kürekli çektirilerde kullanılırdı.

Leventlerin komutanına “Şehlevent” denirdi. Kıdemlerine göre “çektiri, firkate, kalyon levendi” adını taşırlardı. Donanmanın her yıl seferden dönüşünde yoklama yapılır, sefere katılmayanların kayıtları silinerek, maaşları kesilirdi.

Kara leventleri: Osmanlılarda donanma leventlerinden ayrı olarak vezir ve beylerbeyi maiyetlerinde süvari görevi yapan sınıf. Bunlara kapılı-levent de denilirdi. Leventlerin mensup oldukları vezir veya beylerbeyi azledilince, bunlar bir yere kapılanıncaya kadar, başıboş bir halde dolaştıkları için bunlara “kapısız levent” denirdi. Kapısız leventlerin zamanla çoğalması ve Anadolu’da eşkıyalığa başlamaları üzerine, bu teşkilât bozuldu.

Anadolu’daki isyanlara karıştılar. 1776’da çıkarılan bir fermanla, varlıkları kesin olarak ortadan kaldırıldı.

Kara leventleri unutulduğu halde, deniz leventleri muhteşem hatıraları ile halâ yaşamaktadır. Levent denince akla Osmanlı devri Türk denizcisi gelmektedir. Deha sahibi pek çok Osmanlı amirali, leventlikten yetişmişlerdir. Leventler, Osmanlı Devleti’ne unutulmaz deniz zaferleri kazandırmışlardır.
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Üst Alt